• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

CHP’liler hiçbir şeyden ders almıyor..

Neymiş?

CHP’li meclis üyesi M.Y. asker kökenli H.A.’yi işe alma sözü vererek, ondan rüşvet almış..

Bu rüşvet olayı da sesli ve görüntülü olarak kaydedilmiş..

İddiaya göre; CHP’li belediye, ilçe ve il başkanları da olayın üstünü örtmeye çalışıyormuş..

Şimdi..

Çıkıp “rüşvetçi M.Y.” diye bağırsam, orda-burda “işte CHP’lilerin hepsi böyle rüşvetçi oluyor” diye konuşsam, sizce bu doğru bir davranış olur mu?

Efendim?

Özellikle CHP’lilerin “olmaz” dediğini duyar gibiyim..

Evet, elbette “olmaz”..

İstediğiniz kadar “kaydı var, ispatlı” falan deyin..

Farketmez..

M.Y’ye “rüşvetçi” denilebilmesi için, bir mahkeme tarafından “rüşvet aldığına dair” bir karar çıkması lazım..

Kayıt sahte olabilir, konuşmalar değiştirilmiş olabilir..

Bunlar “yargının süzgecinden” geçmek zorunda..

“Siyasetçi” de olsa, bütün insanlar, buna dikkat etmek ve dikkat edilmesini sağlamak zorunda..

Peki, CHP’liler buna dikkat ediyor mu?

Biliyorsunuz..

Koskoca genel başkanları K.K. sadece “kasetlere ve telefon dinlemelerine bakarak” ve hiçbir mahkeme tarafından verilmiş bir karar olmamasına rağmen, bu ülkenin Başbakanı’na “hırsız-arsız-yolsuz” diyor..

Yargıyı “Ak Parti yanlısı” olarak suçluyor..

Ardından sıkıştı mı, “Türkiye bir hukuk devletidir” diye ahkam kesiyor..

Tutarsızlıkları diz boyu..

Üstelik..

Diğer CHP’lilerin de, CHP’ye oy verenlerin de K.K.’den hiçbir farkı yok..

 “CHP’lilerin mantığı” ile Antalya’daki olaya bakacak olursak..

CHP Muratpaşa meclis üyesi M.Y. ve dolayısıyla CHP’liler “rüşvetçi”..

Demek ki, neymiş?

Birilerini “pis” olarak suçlamadan önce, “kendi kapının önündeki pislikleri” temizlemen gerekiyormuş..

“İnşallah bu olay CHP’lilere ders olur” diyeceğim ama, hiç sanmıyorum..

Çünkü, 5 yıl önce Düden’le ilgili yine “rüşvet” olayı patlamış, iki meclis üyesi istifa etmek zorunda kalmış, CHP’liler bundan hiç ders almamıştı..

Şimdi niye alsınlar ki..

Ne yazık ki,”CHP zihniyeti” böyle..

 

.......................

 

Şimdi size CHP’den bir istifa haberini vereceğim..

Ama, burada önemli olan “istifa” değil, “istifa gerekçesi”..

Çünkü, bu “istifa gerekçesi” CHP’yi çok iyi anlatıyor..

Buyurun okuyun..

Devlet eski Bakanı Avukat H. Tayfun İçli, CHP’den istifa ettiğini açıkladı..

CHP Genel Merkezi'ne sunduğu istifa dilekçesinde İçli, CHP'nin cebren ve hile ile zapt edildiğini belirterek şöyle dedi:

“CHP artık bir kast sistemi, bir zümre yönetimi tarafından ahbap çavuş ilişkileri ile yönetilmektedir..

CHP programına ve kurucu ilkelerine aykırı davranan yönetim anlayışında da AKP taklitçisi olan bu yeni yapının halkın umutlarını köreltmekten başka bir görevi bulunmamaktadır..”

Dahası var, üstelik zehir zemberek:

“Yeni CHP, vatana ihanet suçundan idam edilen Seyit Rıza gibi kişilerden parti adına özür dileyen, onlara itibar kazandıran, emperyalist bir yalan olan soykırım suçlamalarının kampanyaya dönüştürüldüğü bir dönemde ‘soykırımla yüzleş' pankartına sopa görevi üstlenen, Kürt milliyetçilerine, ayrılıkçılara sempatik gözükmek için Diyarbakır'da ‘1930'ların CHP'si değiliz' diyerek, büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e dil uzatabilen kişilere emanet edilir hale gelmiştir..”

Hiçbir yorum gerektirmeyen açık, net bir CHP tarifi..

Peki, CHP’liler bundan ders alır mı?

Hiç sanmıyorum..

Ne yazık ki,”CHP zihniyeti” böyle..

Hiç ders almıyorlar..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık