• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Can Dündar olayını bir daha düşünün..

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün tutuklanması olayı..

Yazmayacaktım..

Konu “adam gibi” tartışılsın, yanlışlar ve doğrular ortaya konsun istedim..

Sonucunda, “bir hukuk devletinde herkes hukukun üstünlüğünü savunur, akılcılık galip gelir” diye bekledim..

Ama..

Birkaç gündür yazılanlara, olayın yorumlanış biçimine bakıyorum da, inanamıyorum..

Bilen de bilmeyen de ahkam kesiyor..

Biliyorum, yazacaklarım “bir kesimin” hiç hoşuna gitmeyecek..

Ancak, hoşlarına gitmese de, “yalan-yanlış-eksik” diyemeyecek, sadece kızacaklar, o kadar..

Neydi olay?

Can Dündar ve ekibi, MİT’in düzenlediği bir “gizli” operasyonu açığa çıkartmış, medyada yayınlayarak tüm dünyaya duyurmuştu..

Kimilerine göre; “Can Dündar ve Erdem Gül gazetecilik, habercilik yaptıkları için tutuklandı..”

Acaba öyle mi?

Bunu, 15 civarında kitap yazan, yazdığı bütün kitaplar da “titiz bir araştırmaya” dayanan Yılmaz Dikbaş bakın nasıl yorumluyor:

(Önemli not: Yılmaz Dikbaş Ak Parti’li ve Recep Tayyip Erdoğan’cı değildir..)

GAZETECİLİK DEĞİL, CASUSLUK!

Her devletin bir “arşivi” vardır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de bir arşivi vardır.

Her devletin arşivinde “gizli” belgeler de bulunur.

T.C. devletinin de arşivinde gizli belgeler bulunmaktadır.

Bir devletin bir gizli belgesini ele geçirip gizlilik süresi dolmadan medyada yayınlamak gazetecilik değildir, basın özgürlüğü ve demokrasiyle hiçbir ilgisi yoktur.

Üzerindeki gizlilik süresi dolmadan, bir devletin gizli bir belgesini herhangi bir yolla ele geçirip açıklamak, “casusluk” sayılır.

Her devlet, casusları yakalayıp cezalandırır.

Her devletin bir gizli istihbarat servisi vardır.

Dünyadaki tüm istihbarat servisleri, “kapalı” yani gizli operasyonlar da yaparlar.

Bir devletin gizli istihbarat servisinin düzenlediği gizli bir operasyonu herhangi bir yolla öğrenip açığa çıkartmak, medyada yayınlamak casusluk sayılır.

Tüm devletler casusları yakalayıp yargılarlar, cezalandırırlar.

Cumhuriyet gazetesi yazarı Can Dündar’ın MİT TIR’larıyla ilgili yayınının basın özgürlüğü ile hiçbir ilgisi yoktur.

Can Dündar da, MİT’in düzenlediği bir “gizli” operasyonu açığa çıkartmış, medyada yayınlayarak tüm dünyaya duyurmuştur.

Can Dündar yargılanmalı, kimler adına casusluk yapmış olduğu ortaya çıkarılmalı ve cezalandırılmalıdır.

***

5 Haziran 2015 tarihinde, Hürriyet gazetesinde “400 Aydından Cumhuriyet’e Destek” başlıklı bir haber vardı.

Bu habere göre:

MİT TIR’larıyla ilgili yayın nedeniyle soruşturma açılan Can Dündar’a destek vermek için 400 akademisyen, hukukçu, yazar, sanatçı ve insan hakları aktivisti, “Biz Yurttaşlar” başlıklı bir bildiri yayınlamışlar.

Bu bildiriden açıkça şu görülmektedir:

400 aydının hedefindeki kişi aslında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Recep Tayyip Erdoğan’ı basın özgürlüğünü baskı altında tutmak ve tehdit etmekle suçlamaktadırlar.

Hiç kuşkusuz, herkes gibi Recep Tayyip Erdoğan da eleştirilebilir.

Hiç kuşkusuz, 400 aydının da Recep Tayyip Erdoğan’ı en ağır biçimde eleştiri hakları vardır.

Ancak, Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirmek ayrı, açıkça casusluk yapmış Can Dündar’ı savunmak ise çok daha farklı yaklaşımlardır.

400 aydın, Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirmek adına, devlete karşı casusluk yapmış bir kişiyi sahiplenmekte, destek vermektedirler.

Bir casusa destek vermek, eylemini basın özgürlüğü gibi gösterip övmek de ayrı bir suç oluşturmuyor mu?

Yılmaz DİKBAŞ / 5 Temmuz 2015, Pazar

TCK 136’YA DİKKAT

Yılmaz Dikbaş’ın yazdıklarına “yanlış” diyecek olan herkes, bu ülkenin bir “hukuk devleti” olduğunu inkar etmiş olur..

Bir yasayı beğenmeyebilirsiniz..

Yanlış veya eksik bulabilirsiniz..

Ama, (gazeteci de olsanız) bu size “istediğiniz gibi davranma hakkı” vermez..

Yasalarda yanlışlık-eksiklik varsa, beğenmiyorsanız, bunun değişmesi için adres TBMM’dir..

STK’lar, meslek kuruluşları, hemşeri dernekleri gibi “demokrasinin unsurlarını” harekete geçirir, yasaların düzeltilmesini sağlarsınız..

Demokrasi ile yönetilen ülkelerde “tek yol” budur..

Yasaları eksik ya da yanlış bulanlar “kendi kuralını koymaya, kendi adaletini sağlamaya” kalkarsa..

Ne olur hiç düşünmüyor musunuz?

Her devletin “gizlilik” içeren konusu, dünyaya karşı “o devletin özeli”dir..

Devletin güvenliği veya iç ve dış siyasi menfaatleri icabı gizli kalması gereken bilgiyi açıklamak ise suçtur..

Ve TCK’nın 136. maddesine göre;

“Devlet sırrını elde eden ve açıklayan kimseler, 5 yıldan aşağı olmayan ağır hapis cezası ile cezalandırılmaktadır..”

Can Dündar olayını şimdi bir daha düşünün..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık