• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Bu yazıyı okuyun.. Hatta çoğaltıp dağıtın..

Bugün sizlere yazarı ve kaynağını bulamadığım bir yazı sunuyorum..

Hem okumanız, hem de herkese okuması için baskı yapmanız gereken bir yazı bu..

Hatta..

Çoğaltıp tanıdığınız herkese gönderirseniz, büyük bir iş yapmış da olursunuz..

Buyurun..

JİLETLERİNİZİ ÇÖPE ATMAYIN

On dokuz yıl evveldi.. 

Stockholm'e gitmiştim.. 

Bir otele indim..

Geceydi..

Sabahleyin, tıraş olmak için lavaboya gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm..

‘Lütfen’ diyordu, ‘tıraştan sonra jiletinizi çöpe atmayın, yanda bir kutu var, oraya bırakın, bir tek jiletle dahi olsa,  İsveç çelik sanayiine yardımcı olun..’

Doğrusu hayretler içinde kaldım.. 

Çocukluğumdan beri çelik eşya denince aklıma ilk İsveç çeliği gelir.. 

Birçok eşya üzerinde ‘İsveç çeliğinden yapılmıştır’ diye yazardı..

İşte o ülke..

Kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor, gelen turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu..

KAPININ ÖNÜNE KOYUN

İsviçre'de..

Zaman zaman belli periyotlarda radyolar, televizyonlar, basın bir haberi duyurur:

‘Şu tarihte, şu saatte adamlarımız gelecek..

Siz lütfen hazırlığınızı yapın..

Okumadığınız, ilgilenmediğiniz, kullanmadığınız ne kadar kitap, dergi, gazete varsa, kağıt, ambalâj, kutu varsa, velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa, kapının önüne koyun..

İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun..

Fazla ağaç ziyanına engel  olun..’

PİRİNÇ TANESİNİN ÖNEMİ

Onbeş yaşında idim.. 

Babaannem rahmetli pirinç ayıklıyordu..

Bir tanesi yere düştü.. 

Babaannem eğildi, aramaya başladı..

Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya çalışıyordu..

Gençlik işte, ‘aman babaanne’ dedim, ‘bir pirinç tanesi için bu kadar yorulmaya değer mi?’

Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı..

Öfkeyle doğruldu.. 

‘Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun’ dedi, ‘hiç pirinç üretilirken gördün mü? Bir pirinç tanesinde kaç insanın göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?’ 

Utancımdan kıpkırmızı olmuştum..

Aradan yıllar geçti.. 

Hukuk Fakültesi’nde öğrenciyim..

Alain’in proposlarını okuyorum.. 

Birden irkildim..

Babaannemi hatırladım..

Alain, ‘bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa  karşı  ihanet etmiş olur’ diyordu..

Ve şöyle devam ediyordu:  

‘Bir iğnenin üretiminde binlerce insanın alın teri, göz nuru, el emeği vardır..’

EŞYANIN ESİRİ ZAVALLILAR

Japonlar son derece sade, basit, yalın mütevazi yaşayan insanlardır..

Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar..

Japonlara göre ruhen gelişmemiş, hayatın manasını anlayamamış zavallı kimselerdir..

Böyleleriyle, ‘zavallı, evini mezat salonuna çevirmiş’ diye alay ederler..

Bir insanın gösteriş için eşyanın esiri olması ne kadar acıdır..

ZALİMLER SINIFINDA MISINIZ?

Gerekmediği halde elektriği yakmakla..

Suyu kapamadan boş yere akıtmakla..

Gece çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla..

Yemek yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla..

Biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?

Hayat çok ince, akıl almaz incelikte ipliklerle örülmüştür.. 

Her şey o  kadar birbirine bağlıdır ki..

İlkokul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım:

‘Bir mıh bir nal kaybettirir.. Bir nal bir atı , bir at bir orduya savaşı kaybettirir..’

İSRAF EDEP VE İNCELİK

Özetle..

Maddi durumumuz ne olursa olsun..

“İsraf”ı önlemek zorundayız..

Bunda..

Parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik vardır..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık