• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Bu protestolar liseli gençliğin işi değil..

Son zamanlarda İstanbul Erkek Lisesi ile başlayan, ardından bir kaç okulun daha karıştığı protestoları sanırım takip ediyorsunuz..

Sadece şunu sormak istiyorum:

“Sizce, bu protestoların ve daha sonra yayınlanan bildirinin LİSE ÖĞRENCİLERİ tarafından düşünülüp uygulamaya sokulduğuna gerçekten inanıyor musunuz?”

Çeşitli örnekler vererek, bütün bu olanların bir “öğrenci istismarı” olduğunu ortaya koyacağım..

Ama, önce olayların başlangıç noktasını ve niye yapıldığını hatırlatmak istiyorum..

PROTESTOLAR NİYE BAŞLADI?

Müdürlerini protesto etmek için, onun konuşması sırasında arkalarını dönen İstanbul Erkek Lisesi öğrencileri, bunu şöyle açıklamışlardı:

"Senelerdir düzenlenen Kültür Etkinlikleri Haftası’na davet edilen sanatçı ve düşünürlerin konferansları, politik duruşları ve hatta cinsel yönelimleri sebebiyle iptal edildi..

Buna karşın modern eğitim anlayışıyla çelişen konferans ve etkinliklere izin verildi ve çeşitli baskılarla bunlara katılım zorunlu tutuldu..

Öğrenciler tarafından düzenlenen müzik etkinliğinde kız öğrencilere pantolon giymek zorunlu tutuldu..

Ayrıca etkinliğe okulumuzla herhangi bir bağı olmayan vakıf ve kuruluşlar davet edildi..

Eğitim ve öğretim ile bir ilgisi olmayan oluşumların kendi düşüncelerini, bir eğitim ve öğretim yuvası olması gereken lisemize empoze etmek amacıyla yaptığı çalışmalara okul müdürümüz tarafından destek verildi..

Bu ve bunun gibi birçok sebepten ötürü İEL öğrencileri olarak mezuniyet gecemizde tepkimizi, müdürün konuşması sırasında arkamızı dönerek gösterdik.."

BUNLARI LİSELİLER Mİ SÖYLÜYOR?

Lütfen, öğrencilerin bu açıklamasını iyi okuyun..

Ve “açıklamadaki cümlelere” dikkat edin..

- “Modern eğitim anlayışıyla çelişen konferans ve etkinliklere izin verildi..”

(Henüz sonuç alınmadığı için, yeni eğitim sistemi modern mi, değil mi kimse bilemez..)

- “Eğitim ve öğretim ile bir ilgisi olmayan oluşumların kendi düşüncelerini, bir eğitim ve öğretim yuvası olması gereken lisemize empoze etmek amacıyla….”

(Liseliler neyin eğitim veya öğretimle ilgili olduğunu da bilemez..)

- “Davet edilen sanatçı ve düşünürlerin konferansları, politik duruşları ve hatta cinsel yönelimleri sebebiyle iptal edildi…..”

(O sanatçı ve düşünürlerin politik duruşlarını liseliler hiç bilemez..)

Daha sonra bu açıklamaya destek veren diğer liselerin öğrencilerinin ifadelerinden de örnekler vereyim..

- “Ateşi ve ihaneti gören abilerimizi paydaş bildik kendimizi.. Bizler daha dün, bu merdivenlerde haksızlığa, 181'e karşı bacaklarımız uyuşuncaya dek otururken…..”

- “Bu kurumda ayrım yapılmaktadır.. Bu ayrımı yapan, BİZATİHİ bizi yönetmekle birileri tarafından görevlendirilen sayın kimselerdir…….”

- “Karanlığı ve esareti gördük.. Onların esaretinden, cesaret biriktirdik paltomuza.. Karanlığı yok etmek için okuduk, kurtulduk dogmalarımızdan..”

- “Sizi eğitmekle mükellef hocalar susuyorsa, idareciler rüşvet olarak izinler yazıyorsa, bursları birer sus payı olarak biliyorsa üzerinize karabasanlar çökmüştür.. Yatağınızdan kalkın, kurtulun karabasanlardan.. Toplanın, örgütlenin, durun kol kola herkes duyana kadar bağırın bağırın bağırın..”

BİLDİRİLER TAM PROFESYONEL İŞİ

Bu cümlelerin hiçbirini hiçbir lise öğrencisi kuramaz..

Gördüğünüz gibi, hepsi de PROFESYONELCE kaleme alınmış..

Belli ki, bu protestolar ve açıklamalar “ÖĞRENCİ” kaynaklı değil..

Bu protesto ve bildiriler, lise gençleri üzerinden bu ülkeyi karıştırmak isteyenlerin kirli planlarının bir parçası..

“Halkın iradesini” yani “demokrasiyi” bir kenara bırakıp, “Gezi” tipi olaylarla ülkeye hakim olma çabası..

Proje ve programlarıyla halkı ikna edemeyince ve olaylar, “iktidara karşı bir harekat” haline gelince, CHP liselilerin protestosuna bile sahip çıkmaya başladı..

Gerçekten acınacak haldeler..

ÇOCUKLARIN YERİ KÜTÜPHANEDİR

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın da sosyal medya üzerinden liselerde yaşanan bu protestolarla ilgili bir açıklama yaptı..

Diyor ki:

“Eylemlerde, öğrenci istismarı söz konusudur, bildirilerdeki profesyonellik de bunun göstergesidir..

Barışçıl eylemlere 'evet' diyoruz, ancak liselerdeki amaç barıştan çok kaosa hizmet etmektedir..

Amaç kutuplaşmadır..

Öğrenciler 18 yaşından küçük..

Ortada bir ifade özgürlüğü yok, dayatılan bir proje var..

Çocuklar dışarıdan manipüle ediliyor..

Gençlerin yeri sokaklar ve dışarıdan yönlendirilen eylemler değil, kütüphane, laboratuvar, spor salonları ve kültür merkezleridir.."

Ali Yalçın haklı..

Bu çağrıya katılmamak için PROVOKATÖR olmak lazım..

KÖŞE YAZISI

 
 
 
Ek
 
14.06.2016
 
 Belgeler
Kime: menderes@menderesturel.com.tr, Faik Şenli, falez haber, fatihgurbuz@msn.com, Akdeniz Bülten, Zafer Uysal, Abdulkadir Kalender, AKDENİZ HABERCİ, antalyamercek@hotmail.com, ali tongülüs, 7_ALİ BULDU-GERÇEK GAZETESİ, gulsengokkurtuygun@hotmail.com, Döşemealtı yöresi, haber likya, editor@haberantalya.com, epirden@hotmail.com, Sema Yerdelen
 
 
 
 
Outlook.com Etkin Görünüm
 
1 ek (14,5 KB)
 
 
 
Seçenekler için tıklayın
Bu protestolar liseli gençliğin işi değil.. 15 Haziran 2016.docx
 

Bu protestolar liseli gençliğin işi değil..                                                               15 Haziran 2016

 

Son zamanlarda İstanbul Erkek Lisesi ile başlayan, ardından bir kaç okulun daha karıştığı protestoları sanırım takip ediyorsunuz..

Sadece şunu sormak istiyorum:

“Sizce, bu protestoların ve daha sonra yayınlanan bildirinin LİSE ÖĞRENCİLERİ tarafından düşünülüp uygulamaya sokulduğuna gerçekten inanıyor musunuz?”

Çeşitli örnekler vererek, bütün bu olanların bir “öğrenci istismarı” olduğunu ortaya koyacağım..

Ama, önce olayların başlangıç noktasını ve niye yapıldığını hatırlatmak istiyorum..

PROTESTOLAR NİYE BAŞLADI?

Müdürlerini protesto etmek için, onun konuşması sırasında arkalarını dönen İstanbul Erkek Lisesi öğrencileri, bunu şöyle açıklamışlardı:

"Senelerdir düzenlenen Kültür Etkinlikleri Haftası’na davet edilen sanatçı ve düşünürlerin konferansları, politik duruşları ve hatta cinsel yönelimleri sebebiyle iptal edildi..

Buna karşın modern eğitim anlayışıyla çelişen konferans ve etkinliklere izin verildi ve çeşitli baskılarla bunlara katılım zorunlu tutuldu..

Öğrenciler tarafından düzenlenen müzik etkinliğinde kız öğrencilere pantolon giymek zorunlu tutuldu..

Ayrıca etkinliğe okulumuzla herhangi bir bağı olmayan vakıf ve kuruluşlar davet edildi..

Eğitim ve öğretim ile bir ilgisi olmayan oluşumların kendi düşüncelerini, bir eğitim ve öğretim yuvası olması gereken lisemize empoze etmek amacıyla yaptığı çalışmalara okul müdürümüz tarafından destek verildi..

Bu ve bunun gibi birçok sebepten ötürü İEL öğrencileri olarak mezuniyet gecemizde tepkimizi, müdürün konuşması sırasında arkamızı dönerek gösterdik.."

BUNLARI LİSELİLER Mİ SÖYLÜYOR?

Lütfen, öğrencilerin bu açıklamasını iyi okuyun..

Ve “açıklamadaki cümlelere” dikkat edin..

- “Modern eğitim anlayışıyla çelişen konferans ve etkinliklere izin verildi..”

(Henüz sonuç alınmadığı için, yeni eğitim sistemi modern mi, değil mi kimse bilemez..)

- “Eğitim ve öğretim ile bir ilgisi olmayan oluşumların kendi düşüncelerini, bir eğitim ve öğretim yuvası olması gereken lisemize empoze etmek amacıyla….”

(Liseliler neyin eğitim veya öğretimle ilgili olduğunu da bilemez..)

- “Davet edilen sanatçı ve düşünürlerin konferansları, politik duruşları ve hatta cinsel yönelimleri sebebiyle iptal edildi…..”

(O sanatçı ve düşünürlerin politik duruşlarını liseliler hiç bilemez..)

Daha sonra bu açıklamaya destek veren diğer liselerin öğrencilerinin ifadelerinden de örnekler vereyim..

- “Ateşi ve ihaneti gören abilerimizi paydaş bildik kendimizi.. Bizler daha dün, bu merdivenlerde haksızlığa, 181'e karşı bacaklarımız uyuşuncaya dek otururken…..”

- “Bu kurumda ayrım yapılmaktadır.. Bu ayrımı yapan, BİZATİHİ bizi yönetmekle birileri tarafından görevlendirilen sayın kimselerdir…….”

- “Karanlığı ve esareti gördük.. Onların esaretinden, cesaret biriktirdik paltomuza.. Karanlığı yok etmek için okuduk, kurtulduk dogmalarımızdan..”

- “Sizi eğitmekle mükellef hocalar susuyorsa, idareciler rüşvet olarak izinler yazıyorsa, bursları birer sus payı olarak biliyorsa üzerinize karabasanlar çökmüştür.. Yatağınızdan kalkın, kurtulun karabasanlardan.. Toplanın, örgütlenin, durun kol kola herkes duyana kadar bağırın bağırın bağırın..”

BİLDİRİLER TAM PROFESYONEL İŞİ

Bu cümlelerin hiçbirini hiçbir lise öğrencisi kuramaz..

Gördüğünüz gibi, hepsi de PROFESYONELCE kaleme alınmış..

Belli ki, bu protestolar ve açıklamalar “ÖĞRENCİ” kaynaklı değil..

Bu protesto ve bildiriler, lise gençleri üzerinden bu ülkeyi karıştırmak isteyenlerin kirli planlarının bir parçası..

“Halkın iradesini” yani “demokrasiyi” bir kenara bırakıp, “Gezi” tipi olaylarla ülkeye hakim olma çabası..

Proje ve programlarıyla halkı ikna edemeyince ve olaylar, “iktidara karşı bir harekat” haline gelince, CHP liselilerin protestosuna bile sahip çıkmaya başladı..

Gerçekten acınacak haldeler..

ÇOCUKLARIN YERİ KÜTÜPHANEDİR

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın da sosyal medya üzerinden liselerde yaşanan bu protestolarla ilgili bir açıklama yaptı..

Diyor ki:

“Eylemlerde, öğrenci istismarı söz konusudur, bildirilerdeki profesyonellik de bunun göstergesidir..

Barışçıl eylemlere 'evet' diyoruz, ancak liselerdeki amaç barıştan çok kaosa hizmet etmektedir..

Amaç kutuplaşmadır..

Öğrenciler 18 yaşından küçük..

Ortada bir ifade özgürlüğü yok, dayatılan bir proje var..

Çocuklar dışarıdan manipüle ediliyor..

Gençlerin yeri sokaklar ve dışarıdan yönlendirilen eylemler değil, kütüphane, laboratuvar, spor salonları ve kültür merkezleridir.."

Ali Yalçın haklı..

Bu çağrıya katılmamak için PROVOKATÖR olmak lazım..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık