• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

“Bu kafa”ya söyleyecek söz bulamıyorum..

Vay vay vay..

Şu “düşünce özgürlüğü” için mangalda kül bırakmayanlara bakın..

Şu “düşünceye saygı” isteyenlere bakın..

Şu “düşünce suç olmaktan çıkarılsın” diyenlere bakın..

Bir adam, “düşüncesini” söyledi diye “kellesini” istiyorlar..

Vay ki, vay..

HELE BAKIN ŞU İŞE

“Laiklik ifadesi yeni Anasaya’da yer almasın” demenin “düşünce özgürlüğü” ile bir ilgisi olmadığını söyleyecek biri var mı aranızda?

Eğer varsa..

Hani şu, “suç olmaktan çıkarılmalı” dediğiniz “düşünce”nin bir tarifini yapsın, çerçevesini belirlesin de biz de ona göre düşünelim, yazalım, konuşalım..

Hem özgürlük isteyeceksin, hem de düşüncesini açıkladı diye birinin kellesini..

Bir söylemin, “kişisel düşünce” sayılabilmesi için ille de terörü övmesi, PKK eylemlerini savunması mı gerekiyor?

Ben 48 yıllık gazetecilik yaşamımda, bu kadar “binbirsuratı” bir arada hiç görmemiştim..

Bir “Tayyip düşmanlığı ve Ak Parti fobisi” kimlere neler söyletiyor..

Hele bakın şu işe..

“BU KAFA” DEĞİŞMİYOR

Daha ileri gidelim..

Özellikle son iki yıldır bu ülkenin yaşadıklarını şöyle bir düşünün..

Ortaya şöyle bir sonuç çıkıyor;

- PKK’ya sahip çıkacak şekilde konuşmak, “düşünce özgürlüğü”..

- PKK eylemlerini, “bizi demokratikleştirecek siyasi hamleler” olarak görmek, “düşünce özgürlüğü”..

 - “Şiddet”i sonuç alıcı siyasal bir enstrüman saymak, “düşünce özgürlüğü”..

- Hendek kazanların ellerinden öpmek, “düşünce özgürlüğü”..

- Devletin terörle mücadelesini “faşizm” olarak nitelemek, “düşünce özgürlüğü”..

- Bu amaçla en rezil bildirilere imza atmak, “düşünce özgürlüğü”..

Ama..

- “Laikliği eleştirmek” bir suç..

Öyle mi?

“Bu kafa”ya söyleyecek söz bulamıyorum..

VAZİFELERİNİ YAPIYORLAR

Bu arada..

Siyasetçilerin binbirsuratlılığını bir yere kadar anlarım da, şu TÜSİAD’a ne oluyor?

Meclis Başkanı İsmail Kahraman “laiklik” konusunda kişisel düşüncelerini dile getirdi diye TÜSİAD acayip kaygı duymuş ve “gelişmelerden” dolayı rahatsızmış..

Hangi “gelişme”leri kastediyorlar acaba?

Ortada bir gelişme yok..

Hükümetin Anayasa önerisinde “laiklik” ifadesi yer alıyor..

Bunu Cumhurbaşkanı da, Başbakan da, hükümet sözcüsü de, parti sözcüsü de dile getirdi zaten..

Öyleyse bu “kaygı” niye?

Cevabı çok açık ve net:

Durumdan vazife çıkarıp partnerlerine, “biz buradayız, görevimizin başındayız, kaosa katkı koyuyoruz meraklanmayın” anlamına gelebilecek mesaj gönderiyor..

Bu da “ayrı bir kafa” işte..

DEVLETİN TARİFİ BELLİ

Kimse meraklanmasın..

Eğer, “belli bir kesim”in direnişi sonlanır, yeni Anayasa Meclis’in bu çalışma döneminde şekillenebilirse..

Devletin tarifi –bence- şöyle olacaktır;

“Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına dayanan, demokratik-laik-sosyal hukuk devletidir..”

Bu tarifte yer alan ifadelerden biriyle bile oynamanın, “bu ülkenin geleceğine kara bulutların yığılmasına neden olacağını” aklı fesatlıkta olmayan herkes bilir..

Buna Ak Parti hükümeti de dahil..

Şunu unutmayın;

Laiklik, Türkiye Cumhuriyeti açısından “jeopolitik bir güç”tür aynı zamanda..

Bunu kim kaybetmek ister?

“Düşünce özgür olsun, saygı gösterilsin” diyenler, bu saygıyı önce siz göstermelisiniz..

Değil mi?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık