• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Bu gelişme içimizdeki hainleri hüsrana uğrattı..

Türkiye ile İsrail’in arasındaki buzların erimesi ve “ilişkilerin yeniden kurulması konusunda atılan adımlardan rahatsız olanlar” yine sosyal medyada esip gürlüyor..

“Türkiye’yi geri adım atmış, İsrail’e karşı tükürdüğünü yalamış” gibi göstermeye çalışıp, özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “itibarsızlaştırma” gayretlerini sürdürüyorlar..

Belli ki, bu gelişme birilerinin işine gelmiyor..

Bugün, bu konuda fazla yorum yapmadan 3 ayrı cepheden 3 ayrı haberi sizlerle paylaşmak istiyorum..

Bakın bakalım, “İsrail ile ilişkilerin yeniden başlaması” süreci Türkiye açısından ne anlama geliyormuş..

“İSRAİL SUÇUNU İTİRAF ETTİ”

Bu söz, İsrail Parlamentosundaki Arap vekillere ait..

(İsrail vatandaşlığı elde eden yaklaşık 1.7 milyon Arap, İsrail parlamentosunda 17 vekille temsil ediliyor..)

Basil Gattas: “İsrail Mavi Marmara'ya düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine ödeyeceği tazminatla nihayetinde sorumluluğunu kabul ediyor..”

Hanin Zuabi: “İsrail'in daha önceden reddettiği şartları kabul etmesi, söylediği yalanları ortaya çıkardı..”

“TÜRKİYE’YE TESLİM OLDUK”

Bu söz de “İsrail basını”na ait..

Türkiye'nin İsrail'e eskisi gibi ihtiyacı kalmadığını söyleyen Jerusalem Post gazetesinde yayımlanan analizde, "anlaşmanın kazananı Hamas ve Türkiye oldu" ifadesi yer aldı..

İsrail'in köklü gazetelerinden Yediot Ahronot'ta yer alan analizde ise, "İsrail Türkiye'ye teslim oldu" denildi..

Haaretz gazetesi de, "6 yıl geç kalınmış bir anlaşma.. Son derece gerekli bir anlaşmaydı" yorumunu yaptı..

Ülkenin etkili gazetelerinden Times of Israel, mutabakatı "Türkiye diplomatik zafer kazandı" başlığıyla okuyucularına duyurdu..

Haber sitesi Ynet ise, "Teslim Koşulları" başlıklı yazıda "İsrail hükumetinin Türkiye'ye teslimiyet anlaşmasını onaylaması üzüntü verici. Bir devletten özür dileyip, tazminat ödemeyi kabul ediyorsanız suçlu olduğunuz anlamına gelir.. Türkiye ile ilişkilerimiz önemli, ama ulusal haysiyetimiz de önemli.. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkesinin onurunu birinci önceliği olarak belirledi" ifadelerini kullandı..

YARDIM GEMİSİ YOLA ÇIKIYOR

Başbakan Binali Yıldırım, İsrail ile varılan mutabakatın detaylarını açıkladı..

Mutabakat metninin bugün imzalanacağını belirten Yıldırım, Gazze'de yaşayan Filistinliler için cuma günü 10 bin tonluk ilk yardım gemisinin Türkiye'den yola çıkacağını söyledi.

Mavi Marmara olayında hayatını kaybeden vatandaşlarımın yakınlarına tazminat ödeneceğini bildiren Yıldırım, bu tazminat miktarının da 20 milyon dolar tutarında olduğunu belirtti..

Başbakan Binali Yıldırım, “En önemlisi de İsrail'in 2010'da gerçekleşen bu baskından dolayı Türkiye'den özür dilemesi sağlanmış oluyor.. Hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu..

BU HABERLER NEYİ ANLATIYOR?

İsrail Parlamentosu, İsrail basını ve Türkiye Başbakanı kaynaklı bu haberler neyi anlatıyor?

“Türkiye Cumhuriyeti devletinin uluslararası alanda doğru bir dış politika izlediğini” anlatıyor..

Atatürk’ten sonra uygulanan “yumuşak dış politikalar” nedeniyle itibarsız/değersiz bir millet olarak yaşamak, hiç hoşumuza gitmiyordu..

O “One Minute” ile başlayan ve sonrasında uluslararası ilişkilerde aynı “dik duruşu” sergileyen Erdoğan ve arkadaşları, Türk milletini bu “ezik” durumdan kurtardı..

İşte, Ak Parti’nin diğer hizmetleriyle birlikte her seçimde oylarını arttıran en büyük etken de buydu..

Ama, bu durum “Türk’ün ezik halinden para kazananların” işine gelmedi..

Erdoğan’ın her çıkışında, “böyle dış politika olmaz” diye saldırdılar..

Görüyoruz ki, oluyormuş..

Demek ki; kişilikli, onurlu ve akılcı bir “dik duruş” sergilenirse, durum ülkemiz lehine çevrilebiliyormuş..

Böyle bir sonuca ulaşılmasında rolü olan, destek veren herkesi yürekten alkışlamak gerek..

Bir Türk olarak, göğsüm bir kez kabardı..

İÇİMİZDEKİ HAİNLERE DİKKAT

Evet, İsrail ile “istediğimiz bir şekilde” yol almaya başladık..

Ama henüz işin başındayız..

Başbakan Yıldırım diyor ki:

"İsrail hükümetine de Türk hükümetine de görevler düşmektedir..

Bu mutabakatı en iyi şekilde işletmek, bölgede ilişkileri normalleştirmek hem Türk halkının hem de İsrail halkının yararınadır..

Bu konuda gereken gayretin gösterileceğine inanıyorum.."

Ben de inanıyorum..

Ama..

İçimizdeki hainler bu inancı yok etmek, mutabakatı sulandırmak, hatta tersine çevirmek için büyük bir “itibarsızlaştırma, durumun aslında aleyhimize olduğuna inandırma” gibi kampanyalar yürüteceklerdir..

Siz, kime kulak vereceğinize dikkat edin..

Unutmayın, “Başka Türkiye yok”..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık