• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Bu ‘doyumsuz’ insanoğlu değişir mi sizce?

“Kadın yalakaları” dün yine işbaşındaydı..

Aman Allah’ım, “Dünya Kadınlar Günü” için neler söylendi neler..

Belediyeler, siyasiler, STK’lar ve sosyal medya kahramanları “kadın” üzerine “anlamlı bir laf” edebilmek için adeta  yarıştılar..

Ve doğal olarak, bütün kadınlar şiştiler şiştiler, neredeyse patlayacak hale geldiler..

Hatta bazı kadınlar  dayanamadı ve “yaa işte biz böyleyiz, ya bize yalakalık yaparsınız ya da sonuçlarına katlanırsınız” anlamında –güya çaktırmadan- tehditler bile savurdu..

Böylece..

Bir “Dünya kadınlar Günü”nü daha geride bırakmış olduk..

KUTLAMA MI ANMA MI?

“Dünya Kadınlar Günü mesajları”nı okurken, şaşırmadım dersem yalan olur..

Çünkü..

1-     Mesajların hemen hepsinde, “kutlama” kelimesi geçiyordu..

Oysa..

Dünya Kadınlar Günü bir “kutlama değil, anma günü”dür..

6 Mart 1857’de, “daha iyi çalışma koşulları” istemek için yaptıkları grev sırasında polislerin kendilerini kilitledikleri fabrikada çıkan yangında 129 kadın işçi yanarak can verdi..

8 Mart bu nedenle “emekçi kadınlar günü”dür..

Böyle bir gün kutlanmaz, anılır..

Ama, bunu o kadar az erkek ve kadın biliyor ki..

Birileri kutlamak için yarışıyor, birileri kutlandıkça kanatlanıyor..

Okumayı sevmediğimiz için, bu da herkese “normal” geliyor..

2-     Diyelim ki, 8 Mart bir anma değil kutlama günüdür..

Kadınlar,  “senede 1 gün” yapılan bu kutlamayla yetinir mi sizce?

Senenin her günü zaten “Kadınlar Günü”..

Kadınların önünde erkeklerin boynu kıldan incedir..

Bakmayın öyle efelendiklerine..

Cinsel iştahları kabarınca kadının kulu-kölesi oluverirler anında..

Kadınlar da bunu çok iyi kullanıyor, iyi de yapıyor..

Öyle “kadına şiddet” uydurmalarına da fazla inanmayın..

Kadının kadına uyguladığı şiddeti, hiçbir erkek uygulayamaz..

Ve kadınların erkeğe uyguladığı “psikolojik şiddet”in de haddi-hesabı yoktur..

Psikolojik şiddet, fiili şiddetten çok daha fazla can acıtır..

Buna rağmen..

Erkekler yine çıkar, “kadınlar günü”nde aslanlar gibi kadınları kutlar, bir kez daha kul-köle vaziyetine gelirler..

9 Mart’tan itibaren bir dahaki 8 Mart’a kadar “devran” aynı vaziyette dönmeye devam eder..

BUNLARI NİYE YAZDIM?

Bunlardan bir “hisse” çıkarmamız gerek..

Nedir bu?

1-     Öncelikle “anma” gününü “kutlama” günü haline getirilmemelidir..

2-     Sadece “kadına şiddet” değil, “kadın-erkek-çoluk-çocuk, hayvan-bitki” bütün canlılara olan her türlü şiddet yapılmamalı, önüne geçilmelidir..

3-     Her türlü ayrıcalığa ve önceliğe sahip olan kadınlarımız da, biraz bunlarla yetinmeyi bilmeli, sürekli olarak (zaten var olan) “kadın hakları” diyerek ortamı germemelidir..

4-     Kadın da erkek de tek başlarına bir “hiç” olduklarının farkına varmalı, “birlikte” olmazlarsa daima yarım insan olacaklarını bilmelidir..

5-     Kadınlarımız, erkek bulamayan veya erkeklerle yapamayan kadınların, “feminist” söylemlerine itibar etmemeli, kışkırmamalıdır..

6-     Mobbing müracaatlarına bakılırsa, “kadın yöneticiler kadınlara, erkek yöneticilerden çok daha fazla mobbing (psikolojik şiddet-baskı) uyguluyor”.. Kadınlar önce bu “kıskançlıklarından” vazgeçmelidir..

...

Ve işte, bir “Dünya Kadınlar Günü”nü  daha geride bırakıyoruz..

40 yıl önce hangi şartlarda geride bıraktıysak, yine aynı şekilde geride bırakıyoruz..

Bir 40 yıl sonra yine aynı şekilde geride bırakacağımızdan hiçkimsenin kuşkusu olmasın..

Çünkü..

Kadın ve erkekten oluşan bu “doyumsuz” insanoğlu, binlerce yıldır hiç değişmemiş, şimdi mi değişecek?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık