• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Böyle birlik-beraberlik mesajı mı olur?
Evet, Kemal Kılıçdaroğlu’nu izledim.. “Taksim Manifestosu”nu kaydettim.. Darbe girişiminden 9-10 gün sonra, ortalıkta tehlike bitince çıktığı Taksim’de yüzbinlerce kişiye karşı yaptığı birlik-beraberlik çağrılarını, “daha önceleri neredeydiniz” demeden dinledim.. Biraz geç de olsa, darbenin/darbecilerin lanetlendiği, demokrasi arzularının dile getirildiği böyle bir organizasyonu ve halkın oluşturduğu “birlik-beraberlik” manzarasını alkışlıyorum.. Bir gün bunları birilerine hatırlatmak zorunda kalmam inşallah.. … TAKSİM’DE HERKES VARDI Önce şunu söyleyeyim, (dünden beri tartışma konusu olduğu için özellikle belirtmek istiyorum) CHP’lilerin büyük bir bölümü, Taksim’de sadece CHP’lilerin olduğunu falan sanıyor.. Hayır.. O meydanda Ak Parti’den de, MHP’den de, hatta partili-partisiz onbinlerce kişi vardı.. Darbe teşebbüsü gecesinden bu yana meydanlarda-caddelerde boy gösterenler de vardı.. Yani; (aynı karede yer almak aklı kıt aydınların biraz zoruna gidecek ama) sarıklısı, türbanlısı, askılı bluzlusu, mini eteklisi, şortlusu, şalvarlısı, açığı-kapalısı, fötrlüsü, kasketlisi, feslisi, şapkalısı-şapkasızı “tam bir Türkiye mozayiği” vardı.. Herhalde inkar edemezsiniz.. Amaç, “Türkiye’nin içinde bulunduğu tehlike” karşısında, “parti gözetmeden birlik olmalıyız” mesajı vermekti.. Bu da oldu.. Bu nedenle.. Taksim’deki bu tabloya hayran kaldım.. … DARBECİLERE TEK LAF ETMEDİ Gelelim “Kılıçdaroğlu’nun manifestosuna ve konuşmasına”.. CHP Genel Başkanı, çok şey söylemedi aslında.. Manifesto (bildiri), klasik-kalıplaşmış ve herkesin aynı fikirde olduğu cümlelerden ibaretti.. Manifestoda da, ondan sonra yaptığı konuşmada da Kılıçdaroğlu, “darbelere karşı olduğunu, karşı olunması gerektiğini” tekrarladı, sürekli “demokrasi” vurgusu yaptı.. Yani; lafları hep “yuvarladı”.. Bir “darbe kalkışması” yapılmış.. Türkiye -adeta- direkten dönmüş.. Yüzlerce insan ölmüş.. Binlerce kişiye işten el çektirilmiş.. Yüzlerce-binlerce gözaltı ve tutuklama yapılmış.. Özetle, ülkede “olağanüstü” bir durum yaşanmış/yaşanıyor.. Darbe kalkışmasını kimlerin nasıl organize ettiği de bağıra bağıra anlatılıyor.. Buna rağmen Kılıçdaroğlu, 9-10 gün sonra çıktığı meydanda bir manifesto okuyor, ardından konuşuyor, ama lafının hiçbir yerinde “darbecilere ve FETÖ'ye tek laf etmiyor”.. … KILIÇDAROĞLU KİMDEN YANA? Kılıçdaroğlu bununla da kalmıyor.. Manifestonun 10’uncu ve sonuncu maddesinde şöyle diyor: “Devlet kinle, öfkeyle, ön yargıyla yönetilmez. Darbe girişiminde bulunanlar hukuk içinde hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalınarak yargılanmalıdır.” Bak bak bak, kurnazlığa bak.. Burada açık açık, “bu hükümet darbecileri hukuk dışına çıkarak tutukluyor ve sorguluyor” diyor.. Ve.. 1- Adamlar ülkesinde TSK’nın neredeyse yüzde 60’ını, yargının yüzde 90’ını, MİT’in ve polisin yarısını ele geçirmiş, PKK ile mücadele ederken teröristleri korumuş/kollamış.. 2- Bir darbe yaparak ülkeyi ele geçirmek için kendi insanına acımasızca uçakla-helikopterle-tankla-tüfekle ateş edip saldırmış, bu ülkenin en önemli insanlarını yok etmek için her yolu mübah saymış.. 3- Bir ülkenin en kutsal mekanları olan TBMM gibi, Emniyet Genel Müdürlüğü gibi, Cumhurbaşkanlığı külliyesi gibi yerleri uçaklarla bombalamış.. Bunları yapanlara karşı, “hukuk çerçevesinde” muamele istiyor.. Yargının yüzde 90’ını ele geçirmiş olan örgütün hakim ve savcılarına, örgütün darbecilerini teslim edelim, öyle mi? Önce onlar bir temizlensin bakalım,.. TSK’nın, MİT’in, yargının, polisin, milli eğitimin ve diğer devlet kurumlarının yeniden yapılandırılmasının yıllar alacağını Kılıçdaroğlu bilmiyor mu, elbette biliyor.. Sen kimden yanasın arkadaş? … HADİ GEL DE ŞÜPHELENME Şimdi 1 hafta önceye dönelim.. Ülkemizde yaşanan “olağanüstü” bir olay için, TBMM’de “OHAL ilan edilmesi” kararı alınıyor.. Tabloya bakıyorsunuz; CHP ve HDP “hayır OHAL ilan edilmesin” demiş.. Fransa ve Almanya’da iki bomba patladı, adamlar OHAL ilan etti.. Bizde “darbe” yapılıyor, tank-top-tüfek-uçak kendi vatandaşına bomba yağdırıp yüzlerce kişiyi öldürüyor, kurumlar bombalanıyor, CHP ve HDP “OHAL ilan etmeye gerek yok” diyor.. Sonra da çıkıyor Taksim’e, “darbelere karşıyız” diyerek “siyasi prim” peşinde koşuyor.. OHAL ilan edilmezse, bu darbecilerle etkin mücadele edilemeyeceğini de çok iyi biliyor.. Gel de şüphelenme.. Ben bu adamın samimiyetine nasıl inanacağım, söyler misiniz? … SAMİMİ VE AKILCI OLUN Evet, önceki gün.. Biraz geç de olsa, darbenin ve darbecilerin lanetlendiği, demokrasi arzularının dile getirildiği CHP’nin Taksim organizasyonunu alkışlıyorum.. Ama.. Halkıma, sağduyusuna, duyarlılığına, gösterdikleri birlik-beraberlik görüntüsüne çok güveniyorum.. Ve bu halka herkes (özellikle siyasetçiler) dikkat etsin.. Bugün var ederler, ama geçmişe bir bakın “parti mezarlığı” dolu.. Akıbetiniz onlara benzemesin..

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık