• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Birilerine Manşet’ten bir ‘merhaba’ diyeyim önce..

12-13 yıl önce..

Oldukça fazla emek verdiğim, hatta bir şekilde “çocuğum” sayılan ve şu anda “Antalya’nın en iyi yerel gazetesi” olarak gösterilen Akdeniz Manşet’te olmanın heyecanını yeniden yaşıyorum..

Bugüne kadar (benden sonra ve benden önce) bu gazeteye emek vermiş bütün arkadaşlarıma teşekkür ederim..

16 yıldır kentliye ve kent yaşamına büyük katkılar vermiş olan Akdeniz Manşet’in farkını, önümüzdeki günlerde çok daha fazla hissedeceksiniz..

Bunun için “özel bir çalışma” yapılıyor..

Ve Gazipaşa’dan Kaş’a kadar bütün Antalya Akdeniz Manşet’i takip edecek..

Biraz “sabır” istiyorum sizden..

Başkanlara, STK’lara, siyasetçilere inat..

Bugün, bu gazetedeki ilk yazımı mesleğime ve meslektaşlarıma ayırmak istiyorum..

Bugün onlar biraz bekleyecek..

Çünkü gazeteci arkadaşlarıma diyeceklerim bitmedi..

Ve gazetecileri olmaz konularda suçlayanlara da diyeceklerim bitmedi..

Hepsine birden Akdeniz Manşet’ten bir “merhaba” diyeyim önce..

Sonra “günlük işlerimize” döneriz..

ESKİ KUŞAK MI -YENİ KUŞAK MI?

Bazen düşünüyorum..

Dünyaya otuz yıl geç gelseydim ve yine gazeteciliği seçseydim..

Neler değişirdi acaba?

Herhalde..

“Yeni kuşakla uyumlu” bir gazeteci olurdum..

Yani..

Biraz yalancı..

Biraz sahtekâr..

Ve haliyle biraz da yağdanlık belki..

Hatırlıyorum da..

Eskiden gazeteciler sanki daha dürüsttü..

Arkadaşlarımın çoğu mesleğe paltosuz girdiler..

Yamalı paltoyla da göçüp gittiler..

Ya şimdi?

Bizim yanımızda..

Patlak ayakkabılarıyla stajyerliğe başlayanların..

Bugünkü servetlerini anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum..

Sözüm, “yerel” gazetecilere değil tabii..

Ama..

Artık “yerel”de de, eskiden Babıali'de “ayıp” sayılan şeyler şimdi kalmamış anlaşılan..

AL GÜLÜNÜ-VER GÜLÜMÜ

Belki de bu nedenle yeni kuşakla pek uyuşamıyorum..

Ne bileyim..

Birinin yüzüne gülüp, arkasını dönünce ona ağza alınmayacak şeyler söylemek bana göre değil sanırım..

Oldum olası, hiçbir partinin ya da kişinin “safına” girmedim..

Hiçbir başkan ya da işadamına..

“İlan versin-abone olsun” diye yalakalık yapmadım..

Yazı yazıp ertesi gün aramadım..

Ve “nasıl buldun, ne düşünüyorsun” diye sormadım..

Duygularıma kapılıp..

Sırf kızdığım için birinin aleyhinde yazmadım..

Sonra da barışıp, “canım-gülüm” olmadım..

Kimseye “al gülünü-ver gülümü” demedim..

Kişiliksiz ilişkilerden hiç hoşlanmadım..

Ve..

Bunun da acısını çok çektim, hala da çekiyorum..

İYİ BİR “BEDEL” ÖDÜYORSUNUZ

Bakmayın eskiler daha dürüsttü dediğime..

Dürüstlüğün, efendiliğin bedeli vardı..

Hala da var..

Ve bu bedeli ödetiyorlar insana..

Ben de hep ödedim..

Aç kaldım, işsiz kaldım, maaşımı ve tazminatlarımı alamadım..

Peki geriye ne kaldı?

Hiç..

Emekli maaşımı..

10 yaşında olan arabamı..

Ve “sürekli basın kartı”mı saymazsanız..

Koskocaman bir hiç..

Şairin dediği gibi..

“Destanımızda yalnız onların hikayeleri vardır”..

Bizim meslek böyledir işte..

Yazdığınız çizdiğiniz uçar gider..

Size yazdırılmayanlar, söyletilmeyenler de cabası..

“KUŞAKSIZ BİR GAZETECİ” OLARAK

Anlayacağınız..

Ne kendi kuşağımdan olabildim, ne genç kuşaktan..

Çevremde olan-bitenleri izledikçe de……..

“Kuşaksız bir gazeteci” olarak gideceğim galiba..

Ama..

Gidinceye kadar da..

Gazete Bir’deki “veda” yazımda da dediğim gibi..

“Birileri”ni rahatsız etmeye devam edeceğim..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık