• 26 Nisan 2018, Perşembe 21:49
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Bir kente “karakter” kazandırmak..

Biri çıkıp, “bu kente karakter kazandırıyoruz” derse.

Bu laf, o kentte yaşayanlara bir “hakaret” midir sizce?

Gelin bunu deşelim bugün..

KENTLER KONUŞUR MU?

Bir “mimari yapı” konuşabilir mi, konuşur..

Böyle bir yapının “karakteri” olur mu, olur..

“Barınma” aracı olarak bu yapılar bireysel ihtiyaç mıdır, evet..

Aynı zamanda “toplumsal ihtiyaç” mıdır, elbette

Peki; bu ihtiyaçlar sosyal, tarihi, ekonomik ve teknolojik gelişimlere bağlı olarak değişebilir ve sonuçta yeni ihtiyaçlar ortaya çıkabilir mi, evet..

Yeni ihtiyaçlar ortaya çıktıkça da, yapılar ve o yapıların meydana getirdiği kentler değişir mi, farklı bir görünüme kavuşurlar mı, evet..

Mimari bir yapının “fiziki özellikleri ile kullanım amacı” arasındaki ilişki anlamlandırılabilir mi, evet..

İşte mimari yapıların farklı görünümleri diğer ihtiyaç ve yapılanmalarla birleştirildiğinde de, kente vereceğiniz “karakter”in bir bölümü ortaya çıkar..

Biraz daha açalım..

Bir kentte yaşamanın amaçları, (tıpkı kelimelerin anlamları gibi) zamanla değişebilir..

Değişen ihtiyaçlara bağlı olarak bir binanın ve bir kentin fiziki özellikleri değişik dönemlerde farklı anlamlara gelebilir..

Bu yaklaşım bize, bir yapının ve bir kentin anlamlandırılmasında dinamik bir bakış açısı sağlar..

Ve özellikle teknolojik gelişimin beslediği her türlü ihtiyaç, “kentlerin karakteri” ile paralel olarak isimlendirilir..

Öte yandan..

Hem bina ile kent arasındaki etkileşimi hem de bireysel ve toplumsal ihtiyaçları da yönlendiren teknolojik imkanlar, aynı zamanda geleceğe ilişkin tahminlerde bulunmamızı sağlar..

İnsan eliyle inşa edilmiş her mekanın, her yapının bir kullanım amacı vardır..

Bu amaçlar da “kente farklı karakterler” yükler..

“AKAYDIN”IN YORUMU

Belli bir döneme veya topluma özgü estetik anlayış, dini veya kültürel etkenler elbette pratik ihtiyaçlarla aynı düzlemde yer almazlar..

Bira festivalleriyle kent halkına “alkol” sunarsan, kent ona göre bir karakter alır..

Sporu ön plana koyup gençleri zararlı maddelerden ve alkolden uzak tutarsan, kent ona göre bir karakter alır..

Kentleşirken uyguladığın plan ve çalışmalar, mimari yapılaşmada projelerine vereceğin “estetik” kente farklı bir karakter katar..

Özetle..

Her kentin coğrafi, tarihi, insani yapısına uygun yapılaşma ve ihtiyaçlardan doğan yapılanması o kentin karakteridir..

Yani..

Mustafa Akaydın denen CHP’li “akademisyen” vekilin dediği gibi, “kente karakter yüklüyoruz” demek o kent halkına da tarihine de hakaret etmek değildir..

Kaldırım ve asfalt çalışması yapılan, ama bina ve tabela kirliliği olduğu gibi bırakılan caddeler için “güzelleştiriyoruz” diyebilen birinden, farklı bir yorum beklemek hayal olurdu zaten..

“Anlayana sivrisinek saz”mış..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık