• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Bence bu ülkenin kıymetini iyi bilin..

Dün Sözcü Gazetesi şu başlığı atmış:

“Basın özgürlüğüne darbe.. İpek Medya’ya el konuldu, Tayyip’in 2 gazetesi, 2 TV’si, 1 radyosu ve 5 interneti daha oldu..”

Birkaç gün önce Akdeniz TV’de 4 gazeteci “basın özgürlüğü” konusunu tartışmıştık..

Sözcü’nün attığı bu başlık dikkatimi çekince, TV’de söylediklerimi bir de buradan yazma gereği hissettim..

Sürç-i lisan edersem affola..

...

SÖZCÜ BUNU HEP YAPIYOR

Recep Tayyip Erdoğan’a karşı inanılmaz derecede büyük bir kinleri var..

Ve bu gazete, “gazeteciliğin asıl görevlerini” bir kenara attı, sadece “Erdoğan’a kin kusma” aracı olarak kullanılıyor..

“İpek Medya’ya el konulması ve Erdoğan’a geçmesi” konusunu iyi anlayın..

Beyler..

Bu ülke bir “hukuk devleti”dir, muz cumhuriyeti değil..

Değil Erdoğan, kralı gelse “hukuk dışı” bir uygulama yapması mümkün değil..

Yaparsa, sonuçlarına katlanır..

 “Basın özgürlüğü” demek, birilerine hakaret etmek mi demek?

“Basın özgürlüğü” demek, kin duyduğunuz kişiler hakkında yalan-yanlış haberlerle itibarsızlaştırmak mı demek?

Eğer birileri bu ülkenin yasalarına aykırı hareket ederse, elbette bunun bir yaptırımı olacak..

İpek Medya’nın sahipleri de bu ülkenin yasalarına aykırı hareket ettikleri gerekçesiyle şirketleriyle ilgili soruşturma açılmıştır..

Soruşturma sonucunda bir “suç unsuru” bulunursa cezasını yargı keser..

Suç unsuru bulunmazsa, o takdirde yasalar gereği İpek Medya’nın sahipleri maddi-manevi trilyonlarca liralık tazminat alma hakkına kavuşur..

Yani..

Her iki durumda da söz sahibi olan mercii, “yargı”dır..

Şirketlere el koyan da, kayyum atayan da, suçluyu-suçsuzu bulacak olan da “yargı”dır, Erdoğan değil..

BÖYLE ‘GAZETECİLİK’ OLMAZ

Böyle bir durumda, İpek Medya’yı sanki Erdoğan suçlamış, şirketlere Erdoğan el koymuş, medyaya sanki Erdoğan sahip olmuş gibi kamuoyuna sunmak, olayı çarpıtmaktır, halkı yanlışa sevketmektir..

Konunun Recep Tayyip Erdoğan’la hiçbir ilişkisi yok..

Ama, birileri Erdoğan’la ilişki kurdurup nefretini kusmaya, bu arada kin duyduğu kişiyi de itibarsızlaştırmaya çalışıyor..

Böyle bir “gazetecilik” anlayışı olamaz..

Böyle bir “basın özgürlüğü” anlayışı da olamaz..

“Basın özgürlüğü”nün arkasına sığınıp, kin ve nefret kusanları bu halk hoş görmemeli artık..

(NOT: Burada Erdoğan’ı korumaya çalışmıyorum, aksine Erdoğan’a ne kadar kin duyarsanız duyun, ama bu ülkenin bir hukuk devleti olduğu gerçeğini kafanızdan atmayın diyorum.. Anlar mısınız bilmem..)

ÖZGÜRLÜKLER ÜLKESİYİZ

Demokrasilerde “çokseslilik” çok önemliymiş..

Bu nedenle “basın özgürlüğü”nün önüne geçilmemeliymiş..

Basını susan,basını özgür olmayan bir ülkede, demokrasiden ve insan haklarından sözedilemezmiş..

İnsanların “haber alma özgürlüğü” çok kutsalmış..

Vesaire vesaire..

Bu ve buna benzer bütün ifadelere, tanımlamalara yürekten katılıyorum..

Ama..

Sanki bunlar yokmuş da, olmalıymış gibi konuşuyor bir kesim..

İyi de,  şu anda Türkiye’de zaten bunların hepsi “fazlasıyla” var..

Yani..

Ne özgürlükleri, ne düşünceyi, ne de basın özgürlüğünü yasaklayan, durduran hiçbir yasa ya da kuvvet yok ülkemizde..

Dileyen dilediği gibi yaşıyor, konuşuyor, yazıyor, düşüncesini ifade ediyor, hatta kurgu bile yapıyor..

Hakaret eder, iftira atarsa, yani “kişilik haklarını çiğner, bir başkasının özgürlük alanına girerse” cezasını da buluyor..

Bunun aksini söyleyecek biri var mı aranızda?

Biliyor musunuz?

Şu anda Türkiye, (her anlamda) dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan bir “özgürlük” yaşıyor aslında..

Bence bunun kıymetini iyi bilin..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık