• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Baykal bunu Antalya halkına anlatmalı..

Biliyorsunuz..

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ın, Antalya Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görevli kızı Prof. Dr. Aslı Baykal Ataman'ın “FETÖ” operasyonu kapsamında odasına gelen polis, arama yapmak istedi..

Aslı hanım hemen babasını aradı, “devreye girmesini” istedi..

Baykal da doğal olarak, bir “baba refleksiyle” kızı için hemen kolları sıvadı..

Yaptığı açıklamada, “Adalet Bakanı ve Antalya Cumhuriyet Başsavcısı ile görüştüğünü” söyledi..

Ardından, aramaya gelen polisler, “yanlışlık olmuş” diyerek özür dileyip odayı terketmişler..

ÜLKENİN GÜVENLİĞİ İÇİN

Eğer olaya, “bir babanın kızını koruma refleksiyle hareket ettiği” yönüyle bakacak olursak, Baykal’ı takdir etmek gerek..

Ama..

Şu anda Türkiye çok hassas bir dönemden geçiyor..

Bu ülkenin normalleşmesi için güvenlik güçleri de, yargı da, devleti yönetenler de olağanüstü bir çabanın içindeler..

Darbe teşebbüsünde bulunan hainlerin yanısıra, bu hainlerle birlikte hareket edenler de bulunmaya ve ekarte edilmeye çalışılıyor..

Bu arada birçok gözaltı veya tutuklama, soruşturma, arama-tarama işlemi gerçekleştiriliyor..

Bunun için de bilinenler var..

İhbar edilenler var..

Bütün bunlar değerlendirilirken, eminim haksız yere gözaltı ve tutuklamalar da oluyordur..

İster gözaltına alınan olsun ister tutuklanan..

Mahkeme, “evet bu suçludur” diye karar verinceye kadar, bunların hiçbirini “suçlu” kabul edemeyiz..

Bu nedenle..

Güvenlik güçlerine yardımcı olmak, vatanını seven herkesin birinci görevi olmalıdır..

Çünkü..

Bu gözaltılar, arama-taramalar, tutuklamalar bu ülkenin güvenliği için yapılıyor..

DENİZ BAYKAL’A YAKIŞMADI

İşte bu noktada Deniz Baykal’ın “kızı için devreye girip, polisin oradan uzaklaştırılmasını” doğru bulmuyorum..

Bu ülkede Başbakan Yardımcılığı, Bakanlık yapmış, uzun yıllar CHP Genel Başkanı olarak bu ülkenin siyasetine yön vermiş birinin yapması gereken şey, “kızı için ayrımcılık” yani “torpil” yapmamasıydı..

15 Temmuz’dan bu yana açığa alınan kamu görevlilerinin sayısı 80 bin civarında..

Bunlardan “babasının devreye gireceği” kaç kişi vardır acaba?

Bu tür bir “ayrıcalık” harekatı Deniz Baykal’a yakışmadı bence..

“ARAMA NİYE ENGELLENDİ?”

Öte yandan..

Deniz Baykal, neden kızının odasının aranmasını engellemek için ta Adalet Bakanı’nı bile devreye sokma gereği duydu, bunu da anlayamadım doğrusu..

Benim de kızım var..

Eğer polis gelip onun odasını aramak istese, “hemen kapılarını açıp, polise yardımcı olmasını” söylerim..

“Sakınılacak, saklanacak bir şey” yoksa, yapılması gereken de budur..

En azından, aramaya gelme sebepleri bir “ihbar veya suçlama” ise, bu açıklığa kavuşur..

Kızım da aklanır ve hayatına kaldığı yerden devam eder..

Günlerdir insanlar bana, “Deniz Baykal kızının odasının aranmasını niye engelledi” diye soruyor..

“Bir şey var da, onun üstü mü örtülüyor” diye konuşuyor..

Evet, Aslı Baykal Ataman’ın odasından polis “yanlışlık olmuş özür dileriz” diye aramadan gitti..

Ama..

Baykal ve Aslı hanımla ilgili şüpheler bitmedi..

Ve..

Bence; Deniz Baykal “devreye girerek” hem kendini hem de kızını tartışılır hale getirdi..

Şu anda Antalya’da en çok “fısıldaşılan” konu bu..

ENTERESAN BİR SAVUNMA

Baykal, bu durumu savunurken enteresan bir yaklaşım gösteriyor..

Diyor ki:

“Ergenekon olarak bilinen davada da kişilere, ‘Sen Ergenekoncusun’ deniliyordu, Ergenekon örgütüyle ilişkilerinin olmadığını kanıtlamaları isteniyordu..

Aynı durum FETÖ için de geçerli..

Kişilere “FETÖ'cü olmadığını kanıtla” deniliyor, hakimin karşısına çıkarılmıyorlar..”

Ben burada Baykal’a soruyorum..

Yargıda FETÖ’cü hakim ve savcıların ne kadar çok olduğu ortaya çıktı..

Birçoğu gözaltında, tutuklandı, görevden uzaklaştırıldı..

Ama, hepsi temizlendi mi acaba?

Kendini gizleyenler de var..

Gözaltına alınan ve tutuklananlar hangi hakimin karşısına çıkartılacak, belli değil..

Bugüne kadar hep FETÖ’nün istediği yönde karar verenlerden birine rastlarsa, “adil bir karar” çıkacağından emin olabilir misin?

ONLARA YAZIK DEĞL Mİ?

Özetle..

Akdeniz Üniversitesi’nde 200 civarında öğretim görevlisine polis işlem yaparken hiçbiri “Aslı Baykal Ataman ayrıcalığına” sahip olamadı..

Onlara yazık değil mi?

Birçok insan bize, “bu ayrıcalık niye” diye soruyor..

Baykal bunu Antalya halkına anlatmalı bence..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık