• 17 Nisan 2017, Pazartesi 22:52
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Batı, “eski düzen gelsin” diye çırpınıyor..

Gazeteci yazar Mustafa Necati Özfatura, “Davos'ta Erdoğan'ın İsrail'in yaptığı katliama karşı çıkmasından sonra” Siyonistlerin ellerindeki güçlü medya ve para ile gerek yurt içinde gerekse yurt dışında “Erdoğan düşmanlığı” başlattığına dikkat çekiyor..

Buna ben de, “bizdeki muhalefette de bir Erdoğan düşmanlığı var zaten” diyerek bir ilave yapmak istiyorum..

Şu referandum sürecinde, neredeyse ağız birliği etmişçesine aynı cümlelerle ve aynı sloganlarla kampanya yapmaları da “ortak hareket ettiklerini” göstermiyor mu?

CHURCHİLL'İN VASİYETİ VE BATI

Şunu herkes biliyor artık;

1699 Karlofça Antlaşmasından, IMF ile ilişkimizin kesildiği 2008 yılına kadar Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti “borçlar” nedeniyle Batı'ya hep  “evet” dedi..

Biraz sonra “referandumla ilgili görüşlerini aktaracağım” o emperyalist güçlere ilk defa Erdoğan karşı çıktı ve  “hayır” dedi..

Bu arada, “İslam dünyasının Erdoğan'ı bir lider olarak gördüğü gerçeği” Batı’nın duyduğu rahatsızlığı arttırdı..

Ülkeye 70 yılda yapılandan çok daha fazlasını 15 yılda yapan ve reformları gerçekleştiren Türkiye gözlerini korkuttu..

Sömürdükleri alanların ellerinden her an gidebileceği korkusuyla terörü de azdırdılar..

Ve İngiltere’nin meşhur Başbakanı Winston Churchill'in vasiyetini icra etmeye başladılar..

Bakın Churchill o vasiyetinde neler söylüyor;

“Türkiye solarsa sulayın, büyürse budayın..

Ortadoğu'da İngiltere huzur ve siyasi istikrarı sağlayamadı..

Bizden sonra ABD ve Rusya bu istikrarsızlığı son derece kötü hale getirecekler..

Ortadoğu'da istikrar ancak Osmanlının vârisi yoluyla gerçekleştirilebilir..

Buna mani olmak için savaş dahil her çareye başvurun..”

Terör dahil, son yıllarda Batı’nın bize karşı tutum ve davranışları bunu göstermiyor mu?

‘BATI’NIN REFERANDUM GÖRÜŞÜ

Churchill'in vasiyetini icra eden, referandumda hayır kampanyaları düzenleyen ama sonuçta hüsrana uğrayan Batı’nın, “referandum açıklamaları ve yorumları” Türk halkının tercihinin ne kadar doğru olduğunu ispatlıyor..

Önce şunu düşünün;

Batı ülkeleri kalkınmış, refahı artmış, kendi kendine yeten, stratejik ürünlerini kendisi üreten bir Türkiye ister mi, kesinlikle istemez..

Referandumda Türk halkının yönetim sistemi değişikliğine EVET demiş olmasını bakın nasıl yorumluyorlar..

Guardian gazetesinin Orta Doğu muhabiri Martin Chulov:

“Yeni yasalara verilen sınırdaki destek Türkiye ve AKP içindeki bölünmeyi derinleştirebilir.. Eğer yeni kanunlar kabul edilirse, denetim ve denge zayıflatılacak, güçler ayrılığı neredeyse hiçe indirgenecek..”

(Oysa, güçler ayrılığı daha belirgin bir hale getiriliyor.. Yalanı görüyorsunuz değil mi?)

İngiliz Financial Times gazetesi Türkiye muhabiri Mehul Srivastava:

“Türkiye'de referanduma götürülen yeni anayasa maddeleri, Cumhurbaşkanı’na büyük bir politik dokunulmazlık sağlıyor, ayrıca yargı ve bütçe konularında da yeni yetkiler veriyor..”

(Bizdeki HAYIR’cıların söylemleriyle aynı olan bu sözler, size bir şey anlatmıyor mu?)

Columbia Üniversitesi İnsan Hakları Enstitütüsü'nden David L. Phillips:

“Türkiye'nin Batı ile uyum süreci böylelikle bitmiştir.. Erdoğan'ın daha ılımlı bir tavır takınmasını beklemek anlamsız... Artık hapisteki HDP milletvekillerinin serbest bırakılmasını, Güneydoğu'daki güvenlik operasyonlarının bitmesini ya da darbe girişiminde bulunmakla suçlanan Gülen destekçilerinin yakalanmasına son verilmesini beklemek için hiç bir sebep yok..”

(Sözünü ettiği şeylere dikkat edin, “terör niye bitmiyor” diyenlere de bir cevaptır bu..)

İngiliz Times gazetesi İstanbul muhabiri Hannah Lucinda Smith:

“Muhalifler Erdoğan’ın zaferinin, modern Türkiye'nin babası Mustafa Kemal Atatürk'ün mirası için ölüm çanları anlamına geleceğinden korkuyor..”

(Dikkat, bizdeki muhalefet ne diyorsa, onu söylüyor..)

Times muhabiri bir de “algı operasyonu” tezgahlıyor..

“Kasımpaşa’da adını vermek istemeyen yaşlı bir adam cebinden bir fotoğraf çıkararak, ‘bu kim biliyor musun’ diye soruyor.. Fotoğraf 1453'te İstanbul'u fetheden Fatih Sultan Mehmet'e ait.. Arkasını çevirdiğindeyse Erdoğan'ın fotoğrafı var.. Erdoğan için ‘O ikinci Sultan Mehmet’ diyor..”

(Aklı sıra Erdoğan’ı “padişahlık yapacak” gibi gösterip, halka korku enjekte ediyor..)

BATI BİZİ RAHAT BIRAKMAZ

Buna benzer açıklama, yorum ve algı operasyonları bitecek sanmayın..

Erdoğan’dan kurtuluncaya, Türkiye’yi sömürdükleri o eski yönetim sistemine döndürünceye kadar devam edecekler..

Yani; “Churchill'in vasiyetini” yerine getirinceye kadar bize rahat vermeyecekler..

İşte bu nedenle diyorum ki;

“Bugün Erdoğan var, yarın bir başkası olacak, ama başka Türkiye yok..

Uyanalım artık..

Batı’yı rahatsız eden yeni sistemimize sahip çıkalım, birbirimizi başkalarına yem etmeyelim, bir bayrak altında bir olalım, birlik olalım..”


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık