• 05 Aralık 2017, Salı 20:40
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Aslında ‘kadın egemen toplumlar’ var..

Bundan tam 82 yıl önce (5 Aralık 1935) Türkiye'de kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi..

Bu önemli gün dolayısıyla birkaç gündür epeyce “nutuk” dinliyoruz..

Ve kadınlar yine birkaç gündür “alevli bir tartışma”ya girdi..

ACİTASYON HEP SAHNEDE

“Siyasette, şiddette, erkek gözünde kadın” anlatıldı, anlatılıyor..

Ve acımadan, büyük bir acitasyonla erkek kısmına vuruyor da vuruyorlar..

 Kadınların, “üstün varlık” olabilmek için bu çırpınışlarını gördükçe..

“Durum nedir, gerçekte ne oluyor”u anlatmazsam, çatlarım..

Önce şunu söyleyeyim;

Bütün dünyada, hatta kainatta “erkek egemen bir toplum” yok, aksine “kadın egemen toplumlar” var..

Çünkü..

Ne tür bir tartışma-çatışma-kavga olursa olsun, son sözü daima erkekler söylüyor:

“Peki karıcım.. Peki annecim.. Peki aşkım..”

Aksini söyleyecek biri var mı?

Gelelim gelişmelere..

ARMUT PİŞ AĞZIMA DÜŞ

BİR.. Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilişinin 82. yıldönümünde, kadın siyasetçiler ve kadın muhtarlar yaptıkları toplantıda dediler ki:

“Siyasette kadın yeterince temsil edilmiyor..”

Kime söylüyorlar bunu?

Kamuoyuna, ama daha çok “erkek” kısmına söylüyorlar..

Daha doğrusu, erkekleri suçluyorlar..

Haklılar mı?

Hayır..

Eğer, “biz erkeklerle her konuda eşitiz, eşit olmalıyız” diyor ve “temsilde de eşitlik” istiyorlarsa..

Tıpkı erkekler gibi, siyasette de “kora kor” mücadele etmede eşit olacaklar..

“Armut piş, ağzıma düş” diye beklemeyecekler..

“Siyaset için mücadele eden erkekler” kadar sayıları olacak..

Ama, bakıyorsunuz siyaset sahnesinde 30 erkeğe karşı 1 kadın siyasetçi var..

Bu durumda, “temsilde eşitlik” isteme hakları olabilir mi?

SEKSEPALİTE HEP ÖN PLANDA

İKİ.. Oyuncu Vildan Atasever ve aynı görüşü paylaşan kadınlar, yazar Ali Can Sekmeç'in 1950’li yıllardaki Neriman Köksal'ı anlatırken, "kafaların dönüp baktığı kadın" tanımlamasına sert tepki göstermiş..

Atasever, "Kadının bu şekilde anlatılmasından nefret ediyorum" demiş..

Peki, ben Vildan hanıma soruyorum;

Seksi bakan, giyiniş ve davranışlarıyla seksapelitesini ortaya koyan, kendisini “cinsel obje” yerine koyanlara karşı çıkmayan, aksine seksi ve “kafaların dönüp baktığı kadın” olmakla övünen çok çok fazla sayıda kadın varoldukça..

Bir “kadın” nasıl anlatılmalıdır acaba?

Her canlı için “beslenme ve barınma içgüdüsü” kadar önemli olan seks, yani “üreme içgüdüsü” inkar edilemeyecek bir gerçek değil midir?

Ve her yerde, her konuda kadın da erkek de “cinselliği” ön plana çıkartılarak tanıtımlar yapılmıyor mu?

Ve onlara “kafalar dönüp” bakmıyor mu?

Ben hiçbirinin bundan rahatsızlık duyduğunu görmedim..

Yine çok çok fazla sayıda kadın (istisnaları saymıyorum), “dönüp bakılan kadın” olabilmek için çılgınca bir yarış içinde değiller mi?

Bence Vildan Atasever ve onun görüşünde olanlar, laf olsun diye konuşuyor..

Boşu boşuna kafa bulandırıyor..

“CANLI”YA ŞİDDETİ KINAYIN

ÜÇ.. “Kadına şiddet” konusu çok konuşuluyor, çok tartışılıyor..

Kadın derneklerinin başkanlarının bazıları, 5 Aralık’la ilgili açıklamalar yaparken sadece “kadına şiddeti” dile getirdi ve kınadı..

Oysa..

Şiddet, sadece döverek-tekmeleyerek-bıçaklayarak olmuyor..

Şiddetin bir de “psikolojik” olanı var ki, Allah kimseye vermesin..

İsterdim ki..

Kadınlar, “sadece kadınlara yönelik şiddeti” değil, “insana, hatta (İNSAN-HAYVAN-BİTKİ) bütün canlılara yönelik her türlü şiddeti” protesto edebilseler keşke..

Böylece daha çok takdir görmezler mi?

Yine kadınlar..

Eşlerine-sevgililerine ve çocuklarına karşı uyguladıkları “psikolojik şiddet”ten de vazgeçerlerse, “aile içi şiddeti” de minimuma indirirler bence..

KADINA DA ERKEĞE DE TUZAK

Birileri toplumu “gergin” tutabilmek için kadınla erkeği sürekli çatıştırıyor..

Ve bunu “ticaret için” çok da iyi kullanıyor..

Maalesef kadın-erkek hepimiz bu tuzağa düşüyoruz..

Bence kadın da erkek de, bir diğeri olmayınca hep “yarım”dır..

“Bir” olmak şiddeti de, temsilde eşitsizliği de, “içgüdüsel” davranışları da belli bir düzeye getirecektir..

Diyeceğim o ki..

Dünyayı kadınlar idare ediyor aslında..

“Erkek egemen toplum”u diline dolayan kadın ve erkeklerin, ya “özel bir hesabı” var, ya da “çok beceriksiz”ler..

İyi bakın, göreceksiniz..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık