• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Aslında ‘kadın egemen toplumlar’ var..

Birkaç gündür kadınlar “alevli bir tartışma”ya girdi..

“Siyasette, şiddette, erkek gözünde kadın” anlatıldı, anlatılıyor..

Ve acımadan, büyük bir acitasyonla erkek kısmına vuruyor da vuruyorlar..

 Kadınların, “üstün varlık” olabilmek için bu çırpınışlarını gördükçe..

“Durum nedir, gerçekte ne oluyor”u anlatmazsam, çatlarım..

Önce şunu söyleyeyim;

Bütün dünyada, hatta kainatta “erkek egemen bir toplum” yok, aksine “kadın egemen toplumlar” var..

Çünkü..

Ne tür bir tartışma-çatışma-kavga olursa olsun, son sözü daima erkekler söylüyor:

“Peki karıcım.. Peki annecim.. Peki aşkım..”

Aksini söyleyecek biri var mı?

(Önemli not: İstisnalar kaideyi bozmaz..)

Gelelim gelişmelere..

BİR.. Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilişinin 81. yıldönümünde, kadın siyasetçiler ve 2 kadın muhtar Muratpaşa Belediyesi’nde yaptıkları toplantıda dediler ki:

“Siyasette kadın yeterince temsil edilmiyor..”

Kime söylüyorlar bunu?

Kamuoyuna, ama daha çok “erkek” kısmına söylüyorlar..

Daha doğrusu, erkekleri suçluyorlar..

Haklılar mı?

Hayır..

Eğer, “biz erkeklerle her konuda eşitiz, eşit olmalıyız” diyor ve “temsilde de eşitlik” istiyorlarsa..

Tıpkı erkekler gibi, siyasette de “kora kor” mücadele etmede eşit olacaklar..

“Siyaset için mücadele eden erkekler” kadar sayıları olacak..

Ama, bakıyorsunuz siyaset sahnesinde 30 erkeğe karşı 1 kadın siyasetçi var..

Bu durumda, “temsilde eşitlik” isteme hakları olabilir mi?

İKİ.. Oyuncu Vildan Atasever, “Kadının Dünya ve Türkiye Sinemasında Temsili” başlıklı panelde, yazar Ali Can Sekmeç'in 1950’li yıllardaki Neriman Köksal'ı anlatırken "kafaların dönüp baktığı kadın" tanımlamasına sert tepki göstermiş..

Atasever, "Kadının bu şekilde anlatılmasından nefret ediyorum" demiş..

Peki, ben Vildan hanıma soruyorum;

Seksi bakan, giyiniş ve davranışlarıyla seksapelitesini ortaya koyan, kendisini “cinsel obje” yerine koyanlara karşı çıkmayan, aksine seksi ve “kafaların dönüp baktığı kadın” olmakla övünen kadınlar varoldukça..

Bir “kadın” nasıl anlatılmalıdır acaba?

Her canlı için “beslenme ve barınma içgüdüsü” kadar önemli olan seks, yani “üreme içgüdüsü” inkar edilemeyecek bir gerçek değil midir?

Her yerde, her konuda kadın da erkek de “cinselliği” ön plana çıkartılarak tanıtımlar yapılmıyor mu?

Ben hiçbirinin bundan rahatsızlık duyduğunu görmedim..

Özellikle kadınlar (istisnaları saymıyorum) “dönüp bakılan kadın” olabilmek için çılgınca bir yarış içinde değiller mi?

Bence Vildan Atasever, bu tepkisini “kadınlar adına değil, kendi adına” gösterdiğini belirtmeliydi..

Boşu boşuna kafa bulandırıyor..

ÜÇ.. Mersin’de üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın öldürülmesiyle ilgili davada, üç sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı..

Kadın derneklerinin başkanlarından bazıları bu konuda açıklama yaparken, sadece “kadına şiddeti” dile getirdi ve kınadı..

Oysa..

Şiddet, sadece döverek-tekmeleyerek-bıçaklayarak olmuyor..

Şiddetin bir de “psikolojik” olanı var ki, Allah kimseye vermesin..

İsterdim ki..

Kadınlar, “sadece kadınlara yönelik şiddeti” değil, “insana, hatta bütün canlılara yönelik her türlü şiddeti” protesto edebilseler keşke..

Böylece daha çok takdir görmezler mi?

Yine kadınlar..

Eşlerine-sevgililerine ve çocuklarına karşı uyguladıkları “psikolojik şiddet”ten de vazgeçerlerse, “aile içi şiddeti” de minimuma indirirler bence..

Birileri toplumu “gergin” tutabilmek için kadınla erkeği sürekli çatıştırıyor..

Ve bunu “ticaret için” çok da iyi kullanıyor..

Maalesef kadın-erkek hepimiz bu tuzağa düşüyoruz..

Bence kadın da erkek de, bir diğeri olmayınca hep “yarım”dır..

“Bir” olmak şiddeti de, temsilde eşitsizliği de, “içgüdüsel” davranışları da belli bir düzeye getirecektir..

Diyeceğim o ki..

Dünyayı kadınlar idare ediyor aslında..

“Erkek egemen toplum”u diline dolayan kadın ve erkeklerin, ya “özel bir hesabı” var, ya da “çok beceriksiz”ler..

İyi bakın, göreceksiniz..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık