• 06 Nisan 2018, Cuma 0:53
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Antalya’nın “değeri düşük” insanları..

Bugün Antalya’nın “makam işgal edenleriyle ve makam işgal edenleri kendileri için kullanmaya çalışanlarla” ilgili genel bir değerlendirme yapacağım..

Yazacaklarımı okuyun, düşünün ve biraz da tartışın istiyorum..

KENDİNİ BİLMEK

Bu dünyada, bu kıtada, bu ülkede, bu kentte yaşayanlar..

Önce “kendini” bilecek..

Ve herkes “kendi işini” yapacak..

Bunu yapmak kolay değil, biliyorum..

Kendini bilmek için..

İnsanın her şeyden önce “özgüven”e sahip olması gerek..

Özgüven’e sahip olabilmek için de “bilgi birikimi”ne ihtiyacı var..

Bilgi birikimi için de okumaya, dinlemeye, öğrenmeye..

Ama hepsinin ötesinde “eleştiri”ye tahammüllü olması gerek..

Özellikle o kişi bir makamı ya da bir köşeyi işgal ediyorsa..

Oturduğu koltuğun gerektirdiği özelliklere sahip olması gerek..

Hani, “bir insanın gerçek yüzünü görmek istiyorsan, ona bir makam ver” denir ya..

İşte o misal..

Bunu hazmetmesi gerek..

Dünyada, Türkiye’de ve Antalya’da..

“Yerini hazmedemeyen” bir sürü kişi var..

Özellikle Antalya’da, “önce kendini, sonra işini bilen” kaç kişi sayabilirsiniz bana?

KOMPLEKS ESİRLERİ

Antalya..

Doğal varlıkları ve büyüleyici güzellikleriyle bir ürün..

Peki bu ürünün satılması için “imajı” ve “markası” ne olmalı?

İşte sorun bu..

Bu kente ve yöreye yılda 10 milyondan fazla turist akıyor..

Demek ki, alıcısı var..

Ama, aynı zamanda “makamdakiler ve makamdakileri kullanmak isteyenler”le ilgili çok önemli eksiklikleri ve aksaklıkları var..

Antalya, önce işte bu sorunu çözmeli..

Örneğin;

Bir belediye başkanı seçiyoruz..

Bakıyorsunuz, “kentsel dönüşüm ve çılgın projeleri” ile Antalya’nın çehresini değiştiriyor..

İyi de..

Ona yardımcı olması, onun bu hızına ayak uydurması gerekenler nerede?

Yapılan güzel işleri takdir ederek “daha iyi ve daha çok hizmet” için motive edecek olanlar ne yapıyor?

Hemen söyleyeyim; siyasi ve “duygusal” rant peşinde koşuyor..

Üstelik, “egolarının ve komplekslerinin pençesinde” kıvranıyorlar adeta..

NUMARASIZ GÖZLÜK

Biliyor musunuz; insanlar ikiye ayrılır..

BİR.. Değeri yüksek insanlar..

İKİ.. Değeri düşük insanlar..

Değeri yüksek insanlar..

Çalışırlar, üretirler, kendilerine-çevrelerine-ülkelerine ve bütün insanlığa katkıda bulunurlar..

Değeri yüksek insanlar..

Bilgi, liyakat, erdem, etik, kalite, adalet gibi “en yüksek iyi”leri ararlar..

Bu değerleri benimserler, bu değerlerin yaygınlaşması ve kurumsallaşması için çaba gösterirler..

Değeri düşük insanlar ise..

Kem gözlüdürler..

Tembellik, aylaklık, rehavet ve uyuşukluk içinde olmakla kalmazlar..

“Çekemezlik ve çıkarcılık” gibi adi bir duyguya da esir ederler kendilerini..

Ve çalışan/üreten insanları engellemeye çalışırlar..

Biliyorum..

“Bu yazıda kimi hedef aldığımı” soracaksınız..

Buna Şair Eşref’in sözleriyle cevap vereyim:

“Bu yazdıklarım, bütün değeri düşük insanlara uygulansın, numarasız gözlük gibi kullanılsın diye isim belirtmiyorum..”

Ve emin olun..

Onlar kendilerini çok iyi biliyorlar..

ÖNCE KARAR VERİN

Şunu unutmayın;

“Makamlara seçeceğiniz kişilerle ilgili tercihleriniz” aynı zamanda geleceğinizin ne olacağını da belirliyor..

Antalya’da..

1- “Makam işgal eden değeri düşük insan” sorunu çözülmeden..

2- “Makam işgal edenleri kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalışan değeri düşük insan”lar dersini almadan..

Bir “marka” yaratılacağından hep kuşku duyacağım..

Ne dersiniz?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık