• 21 Eylül 2017, Perşembe 23:49
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Antalya’daki istemezükçüler.. Ve Rıza Çalımbay..

27 Mayıs 2017 Cumartesi günü..

Yani, geçen futbol sezonunun sonunda..

Maraton programının moderatörü, gazeteci Şansal Büyüka, Rıza Çalımbay'ın Antalyaspor'dan ayrılacağını söyledi..

Yerine de, son olarak Leicester City’yi çalıştıran ve Premier Ligi şampiyonu yapan Ranieri’nin getirileceği iddia edilmişti..

Tarihe dikkat ettiniz mi?

“ENTRİKALAR” BİTMİYOR

Önce şunu herkesin bilmesi gerekiyor..

Antalya’da; içlerinde siyasetçi, gazeteci ve işadamı olan bir kesim, “Antalya’ya iyi şeyler yapılmasın, biri çok başarılı olup ‘vazgeçilmez’ olmasın, Antalyaspor Menderes Türel’in Büyükşehir başkanlığı döneminde yükselmesin” diye her türlü melaneti devreye sokuyor..

Örneğin; “köprülü-tünelli kavşaklar, Boğaçayı-yat limanları-kentsel dönüşümler-cazibe alanları yapılmasın, birçok hizmeti engelleyemiyorsak bile en azından geciktirebildiğimiz kadar geciktirelim” diye çırpınanları sanırım görüyor ve biliyorsunuz..

Bu kesim, baktılar Türel’e diş geçmiyor, bu defa (ve şimdilik) hedeflerine Antalyaspor’u aldılar..

Ama, direkt hedef almaktan da ödleri patlıyor..

O kadar da delikanlılar(!) yani..

Bizans entrikaları ile karışıklık yaratıp, “bu takım ligin dibinden kurtulmasın” diye oyun üstüne oyun tezgahlıyorlar..

Örneğin; 15 günde bir 3-4 saat süren bir ulaşım sıkıntısını, sanki her gün yaşanıyormuş gibi gösterip, “tam yerine” yapılan stadın “yanlış yere yapıldığı” algısı yaratmaya çalışıyorlar..

“Halk stadı benimsemesin” istiyorlar..

Çünkü, insanlar stadı benimsemezse maçlara pek gelmez, bunu biliyorlar..

Böylece Antalyaspor’u tribünde yalnızlığa itmeye çalışıyorlar..

Oysa, tribünü dolduran taraftar, takımın maç içerisinde “itici gücü”dür..

ETO’O OLAYI BİR ÖRNEK

Elbette tek başına bu yeterli olmaz..

O zaman devreye gazeteci mikserler giriyor..

Yaptığı haber veya röportaj sırasında “provoke edici sorular” sorup, “Antalyaspor’da bir sorun var” havası yaratıyorlar..

Bunun örneğini Eto’o’da yaşadık..

Eto’o dünyanın en profesyonel futbolcularından biridir..

“Takımdan daha büyük” olmayacağını çok bilir..

Provoke soruya erdiği ve birçok anlama gelecek bir cümle, “sorun yaratacak” şekle getirilir..

Konu dünyaca ünlü bir futbolcu olunca devreye büyük medya kuruluşları da girer..

Ve Antalyaspor bir anda “tezgahlanan oyuna düşer”..

Gelişmeleri biliyorsunuz..

HANİ “BÜYÜK HOCA”YDI?

Aradan bir hafta geçer..

Bu defa takım, ilk 5 haftada aldığı sonuçlar üzerinden silkelenmeye başlar..

Eleştirilerin hedefinde de, “geçen yıl küme düşme hattında aldığı takımla sezonu 5. sırada bitirmeyi 33. haftada garantileyen Rıza Çalımbay” vardır..

Böylesine “başarılı” bir teknik direktör, bir anda “istenmeyen adam” olabilir mi?

Amacınız takımda karışıklık yaratmaksa, olur..

Rıza Çalımbay, Türkiye’de “işini ciddiye alan” 3 teknik direktörden biridir..

(Diğer ikisi de Beşiktaş’ın ve Konyaspor’un başında, takımlarına “başarı” sağlıyorlar..)

Ama, çok önemli bir hata(!) yaptı Rıza Hoca..

Küme düşecek bir takımı gidip 5. sıraya oturttu..

Avrupa arenasına çıkacak bir hale getirdi..

“Niye yapıyorsun bunu kardeşim” diye rahatsız olanlar, önemli bir siyasetçiyi de arkalarına alarak Rıza Çalımbay’ın Antalyaspor’dan uzaklaştırılmasını sağladılar..

“İYİ”YE HERKES TALİP OLUR

“Sen hem bunu diyorsun, hem de mayıs ayında Rıza Hoca’nın takımdan ayrılacağı iddialarını dile getiriyorsun, zaten gidecekmiş, o zaman niye bunları yazıyorsun” diyenler olacak..

“İyi bir teknik direktör”ün her zaman alıcısı vardır..

Rıza Hoca bir takımı küme düşme noktasından zirvelere taşıyınca elbette onu isteyenler, onunla konuşanlar, hatta pazarlık yapanlar olur..

Bu da Şansal Büyüka ya da bir başka gazetecinin (birilerinin de itilemesiyle) bu tür iddialarda bulunmasına yol açar..

Ama, önemli olan Rıza Çalımbay’ın kararıdır..

Rıza Hoca “Antalyaspor’da kalmayı” yeğlemiştir, iddialar ve dedikodular fos çıkmıştır..

Yapılması gereken şey, 5. sıraya çıkan bir takımı “şampiyonluğa” oynatmaktır..

Bunun için de yönetim ve Hoca kafa kafaya verir, Hoca’nın oyun sistemine uygun, yönetimin de maddi imkanlarına göre alınacak oyuncularla takıma takviyeler yapılır..

Peki, bu yapılmış mıdır?

Rıza Çalımbay’ın veda toplantısında, “görmediğim futbolcu bile alındı” şeklinde söylediklerine bakılırsa, demek ki yapılmamış..

Niye yapılmamış?

Bunu bilemem, ama kulüp yöneticileri içinden birileri (başka birilerinin yönlendirmesiyle) Rıza Hoca’nın Antalyaspor’la birlikte çok fazla ön plana çakmasından rahatsız olmuş olabilir..

Ve Hoca’nın gitmesi için “istekleri yerine getirilmemiş” olabilir..

Ben durumu böyle görüyorum..

Ve Antalyaspor adına, işini ciddiye alan bir Hoca’yı kaybettiği için üzülüyorum..

“İSTİKRAR”A VEDA EDİN

Takımın başına dünyaca ünlü bir teknik direktör getirilecekmiş..

Getirilecek olan hoca Rıza Hoca’dan daha iyi (neye göre iyi bilmiyorum) imiş..

Olabilir, ama Artık Antalyaspor gelip geçici galibiyetlerle uğraşmamalıdır..

İstikrarlı bir şekilde hep süper ligin ilk dördü arasında olması için gereken yapılmalıdır..

Macera aramaya hiç gerek yoktu, bu (bence) sadece Rıza Hoca ile mümkündü..

Dediğim gibi, Antalya’da bir kesim bu kentte “iyi şeyler” olmasını istemiyor..

Çünkü, o “iyi şeyler” kendisine rant sağlamıyor..

Bu nedenle de her türlü melaneti devreye sokuyor..

Bilin istedim..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık