• 29 Mayıs 2017, Pazartesi 17:25
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Antalya halkının parası “hakça” harcanıyor mu?

Biliyorsunuz..

Geçtiğimiz hafta Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2016 mali yılı kesin hesabı Büyükşehir Meclisi’nde kabul edildi..

Antalya’da “nereden nereye gelindiğini” daha iyi anlamak için geçmiş dönem bütçeleri ile şimdiki bütçelerin karşılaştırmasını yapan Başkan Türel, herkesin dikkatle izlemesi gereken şu sözleri söyledi:

“2014’te seçildiğimiz günden bu yana yüzde 90’lar oranında gerçekleşecek bütçe hedefi ortaya koyduk ve bunu başardık..

2013 yılında ön görülen gider bütçesinin yüzde 65.33’ü gerçekleşmiş, tahmini gelir bütçesi gerçekleşme oranı ise yüzde 71 olmuş..

Bizim 2015 yılı gelir bütçemiz yüzde 100’ün üstünde gerçekleşti..

2016 gelir bütçemiz yüzde 87, gider bütçemiz yüzde 90’ın üzerinde gerçekleşti..

Taslak bütçe ile mukayese edildiğinde gerçekleşme oranları olarak fevkalade başarılı bir performans göstermişiz..”

HALKIN PARASI İYİ YÖNETİLİYOR

Bu ifadeler neyi gösteriyor?

30 Mart 2014 tarihinde Büyükşehir’in toplam borcu 1 milyar 275 milyon TL..

Bugün, yani 31.12.2016 tarihi itibari ile bu borç 1 milyar 128 milyon 488 bin TL’ye düşmüş durumda..

1- Hem dünya kadar proje üretip bunları hayata geçireceksiniz, yani harcama kalemleriniz bir önceki döneme göre en az 100 kat artacak..

2- Hem borçları azaltacaksınız..

3- Hem de üretilen projelerin/hizmetlerin yapılması ve borçların ödenmesi için “çok önemli kaynak” yaratacaksınız..

“Bu kadar hizmet yapıyorken borç ödeyen bir belediye” olmayı kolay sanmayın..

“Partizanca” düşünmeden, bir önceki dönemi şöyle bir hatırlarsanız, bunu daha iyi anlarsınız..

2009-2014 arasında ödenen dış borç (5 senede) 16 buçuk milyon lira..

2014-2016 yılları arasında da ödenen dış borç (2 senede) 17.8 milyon lira..

Yani; 2009-2014 arasında her konuşmasında borcu diline dolayanlar, aslında borç ödemiş bile sayılmaz..

Peki..

“Bu kadar hizmet yapıyorken borç ödeyen bir belediye” olmayı bu yönetim nasıl başardı?

Türel bunu, “yatırımlarda değirmenin suyunun başarılı finans yönetimi, azalan personel giderleri, azalan faiz ödemeleri ve yapılan tasarruflardan geldi” diye açıklıyor..

Ben bunu bir-iki örnekle biraz daha açmak istiyorum..

Çünkü Antalya halkı, yaşadığı ili yönetenlerin kente ve halka nasıl baktığını, kaynakları nasıl kullandığını iyi bilmeli..

İyi bilmeli ki; ödedikleri vergileri kim nasıl harcıyor öğrenmeli..

BAKIN KAYNAK NASIL YARATILIYOR?

Menderes Türel, 2004-2009 yılları arasında görevdeyken, muhalefet parti temsilcileri “köprülü-tünelli kavşakların parası nereden geliyor, kaynak nedir” diye sık sık sorular soruyordu..

Ben de Menderes Türel’i bunları cevaplaması için TV’de canlı yayına davet ettim..

Programa çıkmadan önce de CHP, MHP ve Doğruyol Partisi İl başkanlarını tek tek arayarak, “Türel bu akşam programıma çıkacak, soracağım soruları sizden almak istiyorum.. Kaynak dahil, soracağınız her soruyu kendisine yönelteceğim” dedim..

Ve hepsinden 3’er-5’er soru aldım..

Canlı yayında, muhalefet temsilcilerinin bütün sorularını sordum, Türel de hepsini yanıtladı..

En son, “özellikle MHP İl Başkanı Nizamettin Sağır çok merak ediyor, kavşaklar için harcanan paranın kaynağı nedir” diye sordum..

Türel, “başka tarafa bakmaya gerek yok, kaynak belediyenin bizzat kendisi” dedi..

Ve bu konuyu şöyle açıkladı:

“Bir gün önüme belediyeye alınacak bir kırtasiye listesi getirildi..

Listede, bir masa kalemi için 26 milyon lira (o zaman sıfırlar atılmamıştı) yazıyordu..

Oturup, kendimi tanıtmadan Antalya’daki 5-6 kırtasiyeciyi aradım, kalemin markasını ve kaç adet alacağımı söyledim, bir fiyat vermesini istedim..

En pahalı söyleyen kırtasiyecinin verdiği fiyat 4 milyon lira oldu..

Önümdeki listede 26 milyon, aldığım fiyat 4 milyon lira, farkı görüyor musunuz?

Bunu belediye için alınacak binlerce çeşit malzeme için bir  düşünün..

Bir önceki dönemde 1.5 trilyon liraya alınan aynı marka, aynı miktar sinek ilacını 200 milyar liraya aldım..

Anlayın artık..

Hepsini normal fiyatlarıyla alınca, yapılan bu tasarruflar yatırım için çok önemli miktarda bir kaynak oluşturuyor..

Sanırım, soru cevabını bulmuştur..”

BİZE BÖYLE YÖNETİCİLER LAZIM

“Eyyamcı birinden sonra” yeniden başkan seçilen ve 3 yılda Antalya’nın manzarasını bile değiştiren Türel’in, “yatırımlarda değirmenin suyu başarılı finans yönetimi, azalan personel giderleri, azalan faiz ödemeleri ve yapılan tasarruflardan geldi” sözleri sanırım daha anlaşılır olmuştur..

Antalya halkı, “halkın parasını gerektiği şekilde harcayarak hizmet üreten” yöneticileri baş tacı etmeli bence..

Hatta, başından hiç eksik etmemeli..

Umarım, “yerel yönetici” seçerken bunlara dikkat ederiz..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık