• 20 Temmuz 2017, Perşembe 17:51
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Alınmayın işinizi yapın.. Kıymayın çocuklarınıza..

Yine sosyal medyada dikkatimi çeken iki paylaşım aktaracağım bugün..

Birbiriyle alakasızmış gibi görünen paylaşımları bi okuyun, sonra iki kelam da ben edeceğim..

“O DAVA” CAN ÇEKİŞİYOR

Selahattin Akar bir “alıntı” yaparak aktarmış..

Şu anda Ak Parti’nin içinde bulunduğu durumu gözler önüne seriyor..

Bence, bu kısacık anlatımdan mesajını da dersini de alacak çok kişi var biliyorum..

Üstelik çok alıngan olduklarını da biliyorum..

Ve diyorum ki, “alınmayın işinizi yapın..”

İşte o paylaşım:

“Erdoğan'ın kahvehanelerde sandalyenin üzerinde konuşarak, sırf davasını toplumun her kesimine anlatabilmek için meyhanelere bile giderdi..

Sulukule'nin ara sokaklarında sarıldığı roman çocukların gömleğine sümük bulaştırmasını umursamayarak, varoşlardaki evlere gidip diz çöküp dert dinlerdi..

İşte Erdoğan’ın bu şekilde büyüttüğü dava şimdi;

1- Şehrin en zengin kuyumcusunun il gençlik kolları başkanı oğlunun..

2- Bilmem hangi iş adamları derneği başkanının parti meclisi üyesi fenomen kızının..

3- Parke taşı üreterek belediyeden ihale kovalayan il gençlik kolları başkanı genel sekreterinin..

 elinde can çekişiyor maalesef...

Teşkilatlarda çok temiz, çalışkan, gözü davasından başka bir şey görmeyen, geleceğin ‘Reis’i olmaya namzet bir yığın genç var..

Ama Reis’in partisinin köşe başlarını tutmuş ihaleciler, bu tertemiz gençlerin önünü kesip, davaya küstürüyorlar..

Reis’in de belirttiği gibi, geç kalmadan toptan bir yenilenme lazım..

Herkes ayağını denk alsın; 2019 seçimleri çok zorlu geçecek..”

“KIYMAYIN YAVRUNUZA”

Çocuğunuzu seviyorsanız, çocuğunuz sizin için çok değerliyse Yrd. Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal’ın yazdıklarını çok dikkatlice okuyun derim..

“Dün bir kitapçıda kasada sıradayken, önümde 2 yaşlarında bir çocuk elinde bir dinozor bir de arabayla bekliyordu..

Anne bu iki oyuncağı kasiyere uzatırken, bir taraftan da ‘evde bir sürü dinozor var zaten’ diye söyleniyordu..

Kasiyer ürünleri okutup ‘bu dinozor 90 lira alacak mısınız’ diye sorunca, ‘siz sadece arabayı koyun torbaya, aldık deriz’ dedi..

Bu durumlarda olaylara pek müdahale etmem..

Ama bu sefer duramadım ve dedim ki; ‘bence almayacağınızı söyleyin, sonra çok hayal kırıklığı yaşar, kendisini kandırılmış hisseder..’

Kadının çocuğuna dönüp, dinozoru alamıyoruz demesiyle çocuğun elindeki dondurmayı yere fırlatıp, ağlamaya başlaması bir oldu..

İçimden ‘bu kadın seni paralayacak, yaşlı teyzeler gibi oldun niye burnunu sokuyorsun’ diye kendi kendime kızarken, bir taraftan da ‘şu saatten sonra sakın o dinozoru alma’ diye sesiz çığlıklar attım, ama beni duyan olmadı..

‘Kıyamam ben senin gözyaşlarına tamam tamam alıyoruz” deyip, dinozoru da alıp hızla uzaklaştılar..

Dışarı çıktığımda çocuk dondurmacının önünde yeni dondurmasını alıyordu…

Peki ne mi yapsaydı o anne?

Madem o dinozoru almak istemiyor, çocuk yere yatıp tepinse de almayacaktı!

Geçmiş olsun, artık nur topu gibi bir davranış problemi oldu..

Çocuk herhangi bir şey istediğinde ve olmadığında her zaman elindekini fırlatıp, ağlamaya başlayacak..

İşte doyumsuz çocuklar böyle yetişiyor..

Şimdi bir dinozor alıyor olabilirsin, peki ilerde Ferrari isteyince ne olacak?

Ya da hoşlandığı kız başkasına aşık olunca?

İstediği üniversiteyi kazanamayınca nasıl ruh haline bürünecek?

Düşüp bacağı kanasa evet, göz yaşlarına kıyamayız..

Ama doyumsuzluktan ağlıyorsa kıyılmayacak bir durum yok!

Tam tersi, ağlıyor diye her istediğini yaparak kıymayın yavrunuza…”

NE EKTİĞİNİZİ FARKEDİN

Bu iki paylaşımın birbiriyle ilişkisi var mı sizce?

Evet var..

İşte bu şekilde yetiştirdiğimiz çocuklar “bencil” oluyor biraz..

Büyüyüp de bir işyerinde veya kurumda ya da siyasette/devlette “yönetici” olduğunda, “sadece kendisi için çalışıyor”..

İdealler fasa fiso, vatan millet angarya, bütün çabaları köşebaşlarını tutarak “rabbena hep bana”..

Farkedin artık;

Ektiğimiz biçiyoruz, hatta rüzgar ekiyor fırtına biçiyoruz..

Diyorum ki;

Kim ve ne olursanız olun, herkes “sorumluluğunu” bilecek, ona göre de hareket edecek..

Yoksa, ya çocuk bildirir haddinizi ya da hayat..

Benden söylemesi..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık