• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

50 liraya haber yazan pislikler’..

Başlıktaki bu lafı, Kemer’in MHP’li Belediye Başkanı Mustafa Gül söylemiş..

Yerel bir gazetemiz de bunu manşet haber yapıp, “Gül nereye koşuyor” başlığıyla yayınlamış..

BUNA KIZMAYACAKSINIZ

Neresinden bakarsanız bakın, haber güzel..

Eminim bu lafa ve lafı söyleyen Gül’e, “gazeteci(!)” arkadaşlarımın büyük bir çoğunluğu çok kızmıştır..

Kızılmayacak bir laf değil..

Gazetecilik mesleğini yerle bir eden böyle bir lafa da söyleyene de kızmamak mümkün değil..

Ancaaaakk..

Benim meslektaşlarım buna kızmayacaklar..

Ben Antalya’ya geldiğim 1995 yılından bu yana 20 yıldır, siyasilerden ve işadamlarından, hatta STK temsilcilerinden, “hemen hemen aynı lafları” çok duydum..

En azından Mustafa Gül bunu, “gazetecilerin duyabileceği” ya da “haber yapabileceği” bir yerde açık açık söylemiş..

Üstelik, bu laf yüzünden çoğu gazetecinin kendisini yerden yere vuracağını bile bile söylemiş..

Bir siyasetçi için, büyük bir cesaret bu..

Gazeteciler için çok söylenen bir laf daha var..

“Basın toplantıları kahvaltılı-yemekli olmazsa pek gelen olmuyor, biz de çok kişi gelsin diye böyle yapıyoruz” diyorlar..

Bana göre, en az Mustafa Gül’ün söylediği söz kadar ağır..

Üstelik, her iki laf da “yalan” değil..

CEMİYET’E DÜŞEN GÖREV

Bir de kendimize bakalım..

Biraz da kendimizi sorgulayalım..

Baştan söyleyeyim, lafım bütün gazeteci arkadaşlarım için değil..

Her meslekte olduğu gibi, bizim içimizde de meslek adına utanılacak işler yapan çürük elmalar var..

Bizim işimiz, onları bu camianın içinde tutmamak..

Bir çeşit “oto kontrol” yani..

Meslek etiğine aykırı hareketi kim yaparsa yapsın, “bağışlamamak” ilk işimiz olmalı..

Bu tür gazeteci(!)leri, hemen meslek kuruluşumuza şikayet etmeli ve meslek kuruluşumuz da, “bu kişinin bir daha gazetecilik yapamaması” için gereğini yapmalı..

1- Üye ise önce üyelikten çıkarmalı..

2- Ardından çalıştığı kurumla iletişime geçerek, bu kişinin ya “aklına başına toplaması” ya da bu mesleği bırakması sağlanmalı..

Üye değil ise, ikinci şık uygulanmalı..

Bunlara rağmen o gazeteci hakkında meslek kuruluşu ya da işvereni gereğini yapmıyorsa..

O zaman bu arkadaşlarımın yaptıkları “haber”le kamuoyuna duyurulmalı..

En azından millet, kimin ne olduğunu bilir de ona göre davranır..

Eğer böyle yapmaz isek..

Hiçbir gazeteci arkadaşım, Mustafa Gül’ün söylediği sözlerin kendisini ezmesinden ve lekelemesinden kurtulamaz..

Zaten Gül, “gazetecilerin hepsi” için yapmıyor bu aşağılamayı..

Kurunun arasında yaş da yanmamalı..

Pisliklerden arınmazsak, o pisliğin bizim üzerimize bulaşmasını da engelleyemeyiz..

BUNU BİR “ELEŞTİRİ” SAYIN

Mustafa Gül’e kızmayın, söylediklerini  bir “eleştiri” olarak algılayın bence..

Eleştiriyorsak, (ağır da olsa) eleştirilmeyi de göze almalıyız..

Gül bir gerçeği dile getirmiş..

Aslında gazetecileri sever ve saygı duyar..

Demek ki, gırtlağına kadar dolmuş o “pislik” diye nitelediği kişiler yüzünden..

Yoksa, adım gibi biliyorum “böyle laflar” etmeyeceğini..

Bence..

Bunu bir “milat” kabul edip, bugünden itibaren bu tür kişileri aramızda barındırmayalım..

Ve gereğini yapalım..

Tabii, “saygın bir mesleğin mensubu” olmak istiyorsak.. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık