• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

3 mesaja 3 cevap.. İster gülün ister ağlayın..

BUDAK-APA VE “ZİHNİYET”

CHP’li “akademisyen” Antalya milletvekili Mustafa Akaydın’ın Büyükşehir Başkanı iken “kendine siper ettiği” bürokratlarından biri olan Ömer Apa, Çetin Osman Budak’a CHP MYK’da verilen görev için “hayırlı olsun sevgili dostum” şeklindeki mesajımı çok yadırgamış olmalı ki..

Facebook hesabına mesajımın resmini koymuş, yazar, araştırmacı ve televizyon programcısı Erol Mütercimler’e “beni” sormuş..

Demiş ki:

“Pek sayın Erol Mütercimler, AKP’li yerel kalem Ali Tongülüs bak bizim vekile ne demiş.. Bu, bizim vekili AKP’li mi yapar, yoksa Ali beyi paralel mi yapar?”

Hepsi değil elbet, ama CHP’lilerin çok büyük bir kısmının kafası “ancak bu kadar çalışıyor” işte..

Hayata bakışları, kişilere bakışları, olaylara bakışları da hep “artniyetli”..

Çetin Osman Budak, benim 15-20 yıllık arkadaşım, dostum..

Çok şey paylaştık..

Birçok konuda da fikirlerimiz uyuşur..

Ben, arkadaşlarım “önemli görevlere” geldiğinde, onların siyasi, dini, iktisadi durumlarına asla bakmam, kutlarım, “hayırlı olsun” derim, kolaylıklar dilerim..

 Yaptıkları görevleriyle ilgili konularda da ((babam bile olsa) açıklamalarına ve icraatlarına bakar, eleştirecek bir şey bulursam, eleştiririm..

Benim işim bu..

Çetin Osman Budak’ı da yeri geldi, eleştirdim..

Ama..

Ömer Apa gibi CHP’liler “eleştiri” nedir bilmediği için, eleştiriyi “kötüleme” olarak algılıyor ve ona göre de yorum yapıp paylaşıyor, kendileri gibi düşünmeyenleri de “karşı cephe” olarak görüyorlar..

Dedim ya..

Kafaları ve ufukları bu kadar işte..

Benim, Çetin Osman Budak’a “hayırlı olsun” dememi bile garip karşılıyorlar..

Yazık..

ÜMİT UYSAL’A ÖNEMLİ BİR SORU

Cuma ve pazartesi günkü yazılarımda Muratpaşa Belediyesi’ndeki “işten çıkarma ya da az maaşa razı olma” dayatmalarını yazdım..

Muratpaşa Belediyesi’nin eski Başkan yardımcılarından Cemal Altan, yazıma bir yorum yapmış..

Bunu hem kamuoyuna, hem de Başkan Ümit Uysal’ın dikkatine sunacağım..

Çünkü, “çok vahim ve çok iddialı” laf etmiş..

Şöyle diyor:

“Sayın Tongülüs,

Muratpaşa Belediye Başkanı sayın Ümit Uysal bir türlü, başkan olduğu zaman Muratpaşa Belediyesi’nin kasasını kaç para ile devraldığını ve ne kadar borç ve alacağı olduğunu, belediyede kadrolu kaç işçi ve memur çalıştığını, taşaron işçi sayısını bugüne kadar açıklamadı..

Sizden ricam, Başkan’a halkımız adına bu soruyu ve Muratpaşa Belediyesi’nin şu anki durumunu bir sorarsanız biz de gerçekleri anlamış olacağız..

Ama size söylüyorum, A-ÇIK-LA-YA-MAZ..”

Evet, halk adına bu soruyu Ümit Uysal’a soruyorum..

Cevap verirse, buradan “aynen” yayınlayacağım..

Cevap vermezse, Cemal Altan iddiasında haklı demektir..

Bu da Muratpaşa’da bir şeylerin halktan gizlendiğini açık seçik ortaya koymuş olur..

Benden söylemesi..

AH O “KLAVYE KAHRAMANLARI”

Şimdi de bir “kadın ve anne” eşim Birsel tarafından paylaşılan bir yazı aktaracağım sizlere..

Buna ister bir “feryat” deyin, ister bir “uyarı”..

Ama, (en azından geleceğiniz ve çocuklarınız için) iyice okuyun ve çok iyi de düşünün..

Bakın ne diyor bu “anne”:

“TV deki dizilere bakıyorum, maşallah terbiye sınırlarını çok aşmışız..

Anneye-babaya el kaldırmalar, hakaret etmeler..

18 yaş altı kızların cinselliklerini kullanmaları, vesaire..

Peki ..

Sosyal medyada, “çocuk evlenmelerine, çocukların cinsel obje gibi kullanılmalarına karşıyız” diye bir yerlerini yırtanlar, nerdesiniz?

Hadi, şu TV’lerde gösterilenlere de bir çıkış yapsanız ya?

İnsanlarda artık utanma-arlanma kalmamış..

Anne tanıyorum, 18 yaş altı kızı sevgili buldu diye oynayacak neredeyse..

Genç erkeklerin kendilerinden büyük kadınlarla ilişkiye girmeleri ise apayrı bir konu..

Evli ya da bekar fark etmiyor..

Hepimizin kızı-oğlu var..

Nedir bu rahatlık, anlayamıyorum..

Garip bir girdabın içindeyiz..”

Bir ülkenin, bir milletin uğradığı “kültür ve ahlak erozyonu” kısaca ancak bu kadar anlatılabilir..

Peki sizler, bu anlatılanlardan kendinize bir “hisse” çıkaracak mısınız?

Biliyorum..

Biraz laf ettiniz mi, hemen entel-dantel tayfa “özelime dokunma” diye feryat-figan ediyor..

Ve 3 bin yıllık devlet geleneğine sahip ülkemizde toplumsal, ahlaki ve kültürel değerler işte böyle tatlı tatlı yok ediliyor..

Yalan mı?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık