Selami Şahin ile Kent söyleşileri 1. Bölüm ( Muhittin Böcek )

Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek’le sıra dışı bir söyleşi yaptık. Zevkle okuyacaksınız.

Selami Şahin ile Kent söyleşileri 1. Bölüm ( Muhittin Böcek )
  • 07 Aralık 2009, Pazartesi 0:00

S. Ş 3. Dönem seçim kazanmak kişisel olarak sizde nasıl bir duygu oluşturdu?
M.B; üçüncü dönem belediye başkanlığını kazanmak bende bir rahatlama duygusu oluşturdu. Onca yorgunluğun bir anda bittiğini hissettim. Seçim boyunca gece gündüz çalışmıştım ama seçim biter bitmez bu çalışmamın esasında beni hiç yormadığını anladım. Çünkü ben halka ve hakka dayanmayan hiç bir projenin yanında yer almadım. Emeğimin karşılığını aldım duygusu öne çıktı.


Bölgede bir aile olduk…

SŞ Kendinizi yalnız hissettiğiniz zamanlar oluyor mu?
MB; 16 yıllık aktif siyasetin içinde bulunuyorum. Aslında kendimi yalnız hissettiğim zamanlar olmuyor diyebilirim. Cidden şimdi biraz düşündüm de pek yalnızda kalmıyorum. Neden biliyor musun? Belli bir zamandan sonra seçmen, partililer, sokaktaki vatandaş ile aile gibi oluyorsun, belki de bu yüzden yalnız hissetmiyorum.


SŞ;  Muhittin Böcek’in korkuları var mı? Korkuları nelerdir?
MB; En büyük korkum sevdiklerimi kaybetme korkusudur. Elbette herkes sevdiğini kaybetmekten korkar, ancak benim fobi noktasında başka bir korkumun olduğunu söyleyemem.

Sanayide parçacı dükkânım var dedim.

SŞ; Boş vakitlerinizde ne yapmaktan keyif alırsınız?
MB; Araba kullanmaktan keyif alırım.

SŞ; Süratli araba kullanır mısınız?
MB; İtiraf etmek gerekirse evet kullanırım.

SŞ; Süratli araç kullanırken radara yakalandığınız oldu mu?
MB; Evet Ankaraya giderken oldu. Polis durdurdu, bana 165’le gidiyorsunuz dedi. Sonra ne iş yaptığımı sorduğunda bende sanayide parçacı dükkânım var dedim. O sırada bizim çocuk arka koltuktan başını uzattı, yok yok polis amca benim babam belediye başkanı demez mi? 

SŞ; Cezayı yediniz yani!
MB; Evet cezayı yedim. Ama boş vaktim olursa atlarım özel aracıma bölgemi dolaşırım. Bu dolaşmak siyaset için değil, keyif aldığım içindir.

SŞ; Okumaya vakit bulabiliyor musunuz?
MB; Doğrusunu söylemek gerekirse kitap okumaya vakit bulmak epey zor. Bunun yanı sıra günlük gazeteleri takip etmeye dikkat ediyorum. Özellikle Antalya basınını takip ediyorum. Fırsat bulduğum zaman ulusal basını takip ederim.

Ben Ferdici, Orhancıydım. Kemal Sunal’ın çok ekmeğini yedim

SŞ; Sinemaya gider misiniz? En son gittiğiniz sinema filmi hangisidir?
MB; Sinemaya özel bir ilgim vardır: en son Nefes filmine gittim.

SŞ; Beğendiniz mi?
MB; Çok beğendim, etkilenmemek mümkün değil, keşke herkes izleyebilse

SŞ; Siz gençliğinizde sinema işletmeciliği de yapmışsınız, onlarca filmin izleyici ile buluşmasını sağladınız, peki en beğendiğiniz sinema sanatçıları kim dersem hangilerini sayabilirsiniz?
MB; O dönemde Arabesk furyası vardı. Ferdi Tayfur, Orhan Gencebay filmleri iş yapardı bende beğenirdim. Deli Yusuf filmi ile Cüneyt Arkını sevdim. Kapıcılar Kralı filmi Kemal Sunal’ın bana çok ekmek kazandırdığı filmdir. Bunları aynı zamanda beğenirdim. Örneğin Ferdi Tayfur’un Çeşme filmi ve onun o filmdeki rolü beni etkilemiştir.


Hepsi bir yana Türkan Şoray bir yana

SŞ; Kadınlardan beğendikleriniz yok muydu?
MB;  Fatma Girik, Müjde Ar, Gülşen Bubikoğlu ama favorim Türkan Şoraydı.

SŞ; O arabesk furyasında arabesk bir yaşamınız oldu mu? Aynı zamanda dinler miydiniz?
MB; dinlemez miyim, bir Hacımuratım otomobilim vardı. O dönemin kasetlerini herkes hatırlayamaz, kalın kasetlerdi. Orhan Gencebay’ın “ Batsın Bu Dünya” şarkısını çok dinlerdim.

ŞS; Bu aralar beğenerek dinlediğiniz ses sanatçıları kimler desem?
MB; Musa Eroğlu, Kıraç, Sezen Aksu, ( bu arada Ferhat Göçer’in adını anımsayamayan Başkan Böcek, Songül’den yardım istedi. Kimdi bu doktor sanatçı, hani konsere çağırmıştık)

Benim dinlediğimi de vatandaş mı dinliyor. Vatandaşın dinlediğini ben mi bilmiyorum.


SŞ; Başkanım anlaşılan sevmediğiniz sanatçıları konsere çağırmıyorsunuz?
MB; yo yo halkın sevdiğini çağırıyoruz.

SŞ; sanırım arabeskten Türkü ve popa bir geçiş var.
MB; Biraz öyle ama hala eski şarkıları dinlediğimde etkilenirim.


Elime bir simit alıp kapalı yolda yürüyebilmek

SŞ; İçinizden geldiği halde belediye başkanlığı makamı yüzünden yapamadığınız davranışlar var mı?
MB; İçimizden geldiği gibi davranıyoruz elbette, ancak kapalı yolda elime bir simit alarak yürümek isteğim hep vardır. Genelde içimde çok bir uhde kalmamıştır. Başkan olduğumuz için biraz sivil hayatımız azalıyor. Bir caddede yürümeyi bile özlüyor olabilirsiniz. ( Başkan bu soruda karşı tarafta oturan Fatih Gürbüz’e laf atıyor. Bak Fatih Gürbüz’de benim gibi içinden geldiği gibi yaşadığı için saçları döküyor. Ah ah kardeşim saçlar gidiyor)
Denize bile giremedim


SŞ; Spor yapıyor musunuz?
MB; Yürüyüş bandında yürümeyi spor kabul ederseniz yapıyorum. Burnumuzun dibindeki denize girmedim desem yalan olmaz.


SŞ; Çocuğunuzun hangi mesleği seçmesini istersiniz
MB; Çocuğumun siyasal okumasını arzu ediyorum. Siyaset havasını soluduğunu biliyoruz. Şu anda 17 yaşında kendiside bunu istiyor. Benden de çok şeyler öğrendiğini düşünüyorum. Bu anlamda okulunu okuyarak siyaset yapmasını istiyorum.

SŞ; Sonuna kadar siyaset diyenlerden misiniz?
MB; Yok öyle demiyorum. Bunun zamanını konjektürel olarak gelişir.

SŞ; Çocukluk arkadaşlarınla yeniden bir araya gelsen ne yapmak isterdiniz?
MB; Geliyoruz zaten, tabi benim çocukluk arkadaşlarımın da her biri bir yerde, Minibüsçüler oda başkanı Mustafa Gönenç benim çocukluk arkadaşım mesela sık sık bir araya geliriz. Ayhan Abay, Mustafa Savurgan, Birlikte inek güttüğümüz Fikret Demirciler. Bu arkadaşlarımızla mevlitte, düğünde, başka vesileler ile bir araya geliyoruz.


Hatice Teyzeden korkumdan iki gün dışarı çıkamadım

SŞ; Bir araya geldiğinizde birbirinize resmi mi davranıyorsunuz?
MB; Yok yok ben onlara isimle hitap ederim. Onlarda bana Muhittin derler, şaka gırgır, eski günleri yad ederiz. Eğlenceli olur bir araya gelmemiz. Mesela Fikret’le çocuklukta güreş yapalım dedik, Fikret baktım pehlivanlar gibi hareketler yaparak geliyor. Aman Allahım dedim. Ben bunu tutar tutmaz yıkamazsam bu beni haşat eder, gelir gelmez Fikret’i tutuğum gibi yere attım, Fikretin böbreğimi, dalağımı keskin bir kayaya gelmesin mi? Annesi Hacer Teyze’den de çok korkarım. Fikret evde yatıyor. Ben iki gün dışarı çıkamadım.

Yarın Kent Söyleşileri 2. Bölümünde.

Hangi ülkeyi beğeniyor?

Hangi ili gittiğinde duygulanıyor?

Aşıcı Muhittin kimdi?

En sevdiği yemek nedir?

Oğlunun hangi mesleği seçmesini istiyor?

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

sanalbasin.com üyesidir

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık