Saddam’ın parmağının üzerindeki yaşam…

Kerkük Elsetra Kulübünde başlayan sporculuk yaşantısı, Türkiye’de tanınmış bir marka isme dönüştü.

Saddam’ın parmağının üzerindeki yaşam…
Röportaj: Okan DİLEK   Kürşat Çavuşoğlu, Dünya’yı dolaştı, Antalya’yı gördü ve burada kaldı. O Kerküklü bir Türkmen hekim. Saddam’ın baskı rejiminden kurtulan ülkemizde ki binlerce Türkmen’den sadece birisi

Irak’ta Saddam Hüseyin’in diktatör yönetimi birçok Iraklının yaşamını yitirmesine, dikta yönetim dolayısıyla baskılarla sıkıntılarla geçen döneme damga vurmuştur. İşte bu dönemde Elsatra Kulübünde futbolla başlayıp sonra masa tenisinde marka olan Kürşat Çavuşoğlu, sporda başarılı olabilmek ve üniversiteyi başarıyla tamamlamaktan başka çaresi olmadığını görerek dört elle sarıldığı öğrencilik ve spor yaşantısında ünlü isimler arasında yer almayı başardı. O Türkiye’nin en çok tanıdığı milli sporcu, masa tenisinin 1 numaralı ismi, fedakar cefakar bir spor adamı. Son yıllarda adını Antalyaspor masa tenisi kaptanlığında duymaya başladığımız Kürşat Çavuşoğlu, masa tenisinde ki başarısı dolayı ile bir çok ülke’nin takımlarında forma giymiş o ülkeyi temsil etmiş ancak ‘Vatandaşlık’ tekliflerine de hiç mi hiç sıcak bakmamış memleket sevdalısı Kerküklü Türkmen bir hekim.

Saddamın şerri’nden kaçmasaydık ne olacaktık ?
-Asker olacaktık. Yani kızlarda, erkeklerde Irakta okumak zorundaydı. Yani üniversiteyi kazanamayan erkekler askere, kızlar ise çok başka alanlarda ya da baskıcı zulüm görecek denge ve değerlerde bakılacaktı.

Üniversite’ye tek bir kez mi girme hakkınız vardı?
-Evet sadece tek bir sınav vardı. Yani girdin kazandın kazandın. Kazanamadın eğer erkeksen hemen askere alınıyordunuz. Şimdilerde bu uygulama nasıl tam olarak bilemiyorum. Ancak Kerkük’te hala daha ailem yaşıyor. Onların yaşamlarından zaman zaman endişe etmekteyiz.

Peki Türkiye’ye geliş ve Antalya’da yerleşme nasıl oldu ?
-1957 doğumluyum.Ailemde babam sporla uğraştığı için bende spora yöneldim. Babam benim sporla uğraşmama öncü oldu. Kardeşlerim Kerkük Karmasında yıllarca forma giydi. Karma’da yer alabilmek oldukça zor ve ağır antrenmanlar sonrası elde edilmiş bir başarıdır. Daha sonra ben Teyzem’in oğlu ile birlikte Irak’ın en ünlü kulübü olan Elsetra kulübünde spora başladım. Teyze oğlu jimnastik seçti ben futbol oynuyordum. Ancak ben aynı zamanda Masa Tenisi’ne de ilgi duyuyordum. Futbolun dışında Masa Tenisinde daha çok başarılı olduğumu gördüm ve masa tenisine yöneldim. 1.5 yıl sonra Irak Milli Takım’ı için bir Çinli Antrenör kurs açtı. Bu fırsatı iyi değerlendirdim ve Masa Tenisinde Kerkük’te 1 numara oldum. 1977 yılında yani iki yıl sonra da Irak Milli Takımına seçildim. Bahreyn’de şampiyonluk maçlarına çıktım. Çiftlerde Irak Milli Takım ve Milli Eğitimde Irak 1.si oldum. Bütün bunlar orta okulda okurken olmuş olan gelişmelerdir.

Peki lise yılları ?
-1978’de liseyi bitirdim. Üniversite sınavlarına girdim kazandım. Ancak ben Türkiye’de okumak istiyordum. Ankara Dişhekimliğine puanım yetiyordu ve oraya başladım. Ardından hemen Diş hekimleri Masa Tenisi Takımını oluşturduk ve Ankara Üniversitesi olarak Türkiye birincisi olduk. Burada 1 yıl oynadıktan sonra İstanbul Üniversitesi Diş Hekimleri Fakültesine geçiş yaptım ve burada ki masa tenisi takımını da Türkiye 1.Liginde mücadele verdim. Daha sonra TED Spor Kulübünde masa tenisinde çalışmalarımıza başladık. Terfi liginde 3.lige şampiyon olarak yükseldik. 1 yıl sonra 198-83 yılında 2.ligde 1.olduk.  1.Lig’de Türkiye 2.’ncisi olduk ve Süper lige yükseldik. 1986 yılından bu yana TED Kulübü Masa Tenisi takımı Türkiye Süper Liginde mücadelesini sürdürmektedir. TED takımında tam 4 yıl oynadım. Daha sonra yurt dışına ihtisas yapmak üzere Danimarka’ya gittim. 1 yıl kaldım ve master yaptım. Danimarka da yüksek lisansımı tamamlarken ora da süper ligde mücadele verdim.

Avrupa’da masa tenisine büyük ilgi var. Ve sizi bırakmıyorlar ?
-Evet çok meraklılar ve istekliler. Ardından İsveç’e geçtim ve eğitimimi mastırımı burada sürdürdüm. İsveç’te hem ferdi hemde bölge bazında başarılar elde ettim. 6 yıl İsveç’te kaldım. Hem meslek hem sporcu olarak burada yaşamımı sürdürdüm. 1995 yılında Kana’da ya gönderildim. 2 yıl  kaldıktan sonra Anavatan Türkiye’ye dönüş yaptım.

Antalya’da karar kılışınız nasıl oldu ?
-Bu kadar yurt dışı tecrübesi yaşamış hem sporcu hem diş hekimi olarak Antalya’ya gelip de aşık olmayan bu güzelliklere hayran kalmayan kimse yoktur. Bende birkaç günlüğüne Antalya’ya gelmiştim. Karaalioğlu Parkı’ndan Antalya’yı seyrettim ve evet dedim ben artık bir yerde durmalıyım. Burası da Antalyalı olmalı dedim ve yine Karaalioğlu parkında verdiğim bu kararı yine Karaalioğlu parkı içinde yer alan düğün salonunda evlendim.

Antalya Masa Tenisi ile tanışmanız nasıl oldu ?
-Karaalioğlu parkındayım ve masa tenisine gönül vermiş olan Yahya Gürcüm ile tanıştım. Takım var mı diye sordum. Hayır cevabını alınca çok şaşırdım. Nasıl olur da böylesine güzel bir şehirde bu eksik olur dedim. 2000 yılında Terfi liglerine katıldık ama olmadı. 2001 de yine denedik yine olmadı. 2002 yılında 2.Lig’e çıkıldı. Türkiye üçüncüsü olduk. 2003 yılında İzmirin ardından 2. olarak İstanbul Finallerine gidildi ve o yıl 1.Lig’e çıkıldı. 2004 yılında Antalya’dan ayrılan masa tenisçilerimizden ve İzmirin takımında forma giyen Oğuz Akıncılar yeniden kadromuza dahil ettik. O yıl 1.lig’de 2. olduk. 2004 yılında ise Süper lige çıktık.

Amatör bir heyecan ama profesyonelce yapılan bir gayretin eseri diyebilir miyiz ?
-Evet gerçekten de öyle. Türkiye Masa Tenisi Süper Ligi’ne bugün Türk sporculardan daha çok yabancı sporcular kulüplerde yer alıyor. Yani Çin ligi bile diyebiliriz. Çünkü Çinli masa tenisçiler Türk Masa Tenisi liglerini sarmış durumda. Bunlar önünde Antalya masa tenisi amatör ruhla ama bulunduğu profesyonel kategoride başarıyla mücadelesini vermiştir, vermeyi de sürdürmektedir. Transfer olmadan bu ligde tutunmak çok zor. Zaten 2005 yılında 1.Lig’e yeniden düşüldü. 2 yıl aralıksız Süper Lige çıkmak için mücadele veren masa tenisi takımımız 2007’de Süper Lig’e çıktı.  Yine transfer yapamadığımız için aynı kadro ile verdiğimiz mücadele sonucunda tekrar 1.Lig’e düştük.

Sanırım yine ilgisizlik masa tenisi takımının hak ettiği yerde kalmasına izin vermedi
-Evet Antalyaspor masa tenisi olarak bizler büyük bir fedakarlık örneği ortaya koyduk. Teknik kadro ve sporcular olarak her türlü çabayı gösterdik fakat 2008 yılında son maçımızı İstanbul Veteranlar ile oynadık ve 4-2 kaybettiğimiz maç sonrası Süper Lig’e bir kez daha veda etmiş olduk. Ancak sezonu 4. bitirdik. Federasyon aldığı bir karar ile ligi 16 takımlı yaptı ve bizde otomatik olarak yeniden süper lige dahil edildik. 2009’da yine fedakarlık gösteren ve bir çok zorluklara karşı maddi manevi göğüs geren Antalya Masa Tenisi takımı bir kez daha 1.Lig’e geri dönüş yaptı.

Türkiye’ye yerleşmeniz karşısında ardınızda bıraktıklarınız. Yani Kerkük’teki ailenizle ilgili neler söyleyeceksiniz ?
-Onları çok özlüyorum. Saddamın baskıcı rejimi nedeniyle Irak’a gidemedim. Yurt ve vatan hasreti çeken bir çok arkadaşım sınırdan girer girmez tutuklandı. Tam 20 yıl sonra Kerkük’e gidebildim. Tutuklanma korkusu nedeniyle doğduğum topraklara gidememiştim. Ancak Saddam’ın kent meydanında ki heykeli’nin yıkıldığı tarihlerde oradaydım ve bu tarihi anı bende yaşadım. Saddamın parmağının üzerindeydim. İnanılmaz bir durumdu. Şimdilerde ise Kerkük’te başka oyunlar oynanmak isteniyor. Türkmenler Türk’tür soydaştır. İnanıyorum ki ben ve benim gibi bir çok Türkmen olan Türkiye’deki dostlarım büyük Türkiye’nin bu konudaki hassas yaklaşımını yakından takip ediyor.

Farklılaştırılma politikası mı yaşanıyor Kerkük’te ?
-Her ne olursa olsun Kerkük’ün hafızası hiçbir savaş silememiştir. Bu zor günlerde yine sağ duyu ile aşılacaktır. Türkiye’de kalmaya ve Antalya’yı tercih etme kararımdan hiçbir zamanda pişmanlık duymadım.

Masa Tenisi’ndeki başarı mesleki başarınızla aynı şekilde devam ediyor. Ancak masa tenisi bir yaşam biçiminiz olmuş
-Evet gerçekten öyle. 2003 yılında oğlum erken doğumla dünyaya geldi. Bu nedenle hastane kapılarındayız. Ancak lisanslı olarak mücadele verdiğim kulübümün de İzmir’de önemli bir maçı var ve ben orada bulunmak zorundaydım. Oğlumun hastanede yatışını hiç düşünmeden İzmir’e o maça gittim. Masa Tenisi branşı bende böylesine tutkuya dönüşmüş durumda. Antalya ya ve Antalyalılara hizmet etmekten ve onların sağlığına kavuşmasını sağlamaktan dolayı büyük mutluluk duymaktayım. Allah herkesin kısmetini verir.

Bir teşekkür de sizinle birlikte bu heyecanı yaşayanlara gönderelim
-Evet özellikle Yahya Gürcüm’e, Kürşat Çavuşoğlu, Kader Dönmez, Akif Özsarı ve Oğuz Akıncılar’a. Güngör Ay ve Sacit Togay’a desteklerinden ve mücadelelerinden dolayı kendilerini bir kez daha kutlar ve yaşam boyu hep kazanmalarını temenni ederim

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

sanalbasin.com üyesidir

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık