Ritm bozulursa taraftar susar

Antalyaspor’un tribünde ki en büyük gücü, sesi ve destekçisi 07 Gençlik tribünlerinin ‘Davul Sesi’ eller, büyük bir uyum ve ahenk içinde her maç bulundukları tribünlerde tutulan temponun ritmine düzen veriyorlar. Onlar mahşer yerinin üç çılgın gönüllüsü

Ritm bozulursa  taraftar susar
Röportaj: Okan DİLEK

Her hafta forma renginin damarlarımızı saran sıcaklığını duyumsamak için koşuyoruz dizi dizi insan topluluklarının biriktiği yere. Mevsim yaz kış da olabilir ne gam…
Bu krizde kriz mıriz dinlemeksizin  bütün büyük paralar aklımızı donduracak paralar onlara, futbolculara veriliyor. Yakıcı güneş ya da kar yağmur altında başka ya da daha doğru bir deyişte /Yağmurlardaaaa/Çamurlardaaaa” Savaş zamanları korunan kalelerden alıyor miladını çim sahadaki kaleler. Ama artık top tüfek mancınık yağ kazanlarına ihtiyaç yok. Onun yerine dizginlenemez ilahi arzularımızın karşılığı ince öbstrükyonlar, hafif yollu itmeler, topu iğne deliğinden geçiren incelikleri var futbolcuların.

Bu savaşı ince bir oyun bir gösteri ve tüm orada olanların katıldığı bir ritüele dönüşmesini sağlayan bu ince işçiler topluluğuna tapıyoruz biat ediyoruz, bazılarına neredeyse daha da fazla biat ediyoruz daha fazla tapıyoruz. Bizim deliliklerimizin ve en akıl almaz yanlarımızın sahadaki temsilcileri onlar.  Tünelin önünde göründüklerinde başlıyoruz onların aldığı trilyonları helal ettirmeye. “Aleminnn kralııııı geliyorrrrr, geliyorrrrr”

  Atatürk Stadyumunun tribünleri her hafta büyük bir koroyu bir araya getiriyor. Bu koronun emsalsiz ve kusursuz senfonicileri kıskandıran ritimcileri ve ustalara taş çıkartacak gönüllüleri bulunmakta.  Binlerce insanın stadyum içinde o toplulukların bir arada bulundukları bir anda aynı şarkıyı dillendirmesi insanlığın zaferidir.  Yeryüzünde hiçbir dönemde insan seslerinin fırtınasıyla göklerin savrulduğu böyle bir şölen , bir bayram olmadı olamaz. Mevsim yaz, kış da olabilir ne gam… Biz ahde vefa tadında aşkların geri alınmış ve bir daha verilmeyecek kalelerin savunucusuyuz. Beklide hep savunmadayız bu hayatta. Trilyonları götürenlerle aramızdaki uzaklık giderek açılsa da ne gam… Biz bu fedakârlığı ortadan kaldıracak büyük ve çok fazla an üretiyoruz o “+” doksan dakikalarda. Süper ligimiz devam ediyor. Üstüne hafif bir şeyler al da gel Antalya’da ılık bir kış mevsimi…. Berabeeerrr Yürüüüdüükk Bizz Bu Yollardaaaaa…..

Yaşları henüz 20’leri geçmeyen üç delikanlı. 07 Gençlik tribünleriyle tanışmışlar yıllar önce. Önce tribünde yükselen alkışlar, ardından gırtlakların yırtılırcasına geçen maçlar, şimdi de tribünün en önünde en önemli işi yapan isimler olmuşlar.  İçlerinden birisi var ki bu ahenk konusuna acayip uyum sağlanması konusunda kararlılığını ortaya koymuş bir kırmızı-beyazlı sevdalı. Ceyhun Çenber henüz 20 yaşında. Almış davulu eline geçmiş tribün reislerinin tam karşısına başlamış ritim tutmaya. Yıllardır alkışların ve tempoların ahengini sağlamak için çaba gösteriyor. Öyle ki kendisi aslında Perküsyon olarak gecelere akan bir isim. Yani statta ki esas iş bittikten sonra ona çocuk oyuncağı gelecek bir renkler dünyasına atıveriyor kendini. Ceyhun müzisyen aileden gelen bir yetenek. Vurmalı çalgıları kusursuz denilecek şekilde konuşturuyor. Tribünlerde ki ahengin sağlanması konusunda yıllar önce ilk o atlamış ön saflara. Anlatıyor Ceyhun;
-Kaç yaşından beri müzisyenlik yapıyorsun?
-8 yaşından beridir darbuka çalarım. Sonra da bütün vurmalı çalgıların hepsini konuşturmaya başladım.

Şimdi de tribünlerdesin ?
—Evet. Tribün işi başka. Bu mesaide ne para önemlidir, ne de harcadığınız zaman. Varsa yoksa kırmızı beyaz Antalyaspor dur.

Peki nedir bu kadar çok seni tribünlere bağlayan?
—Arkadaşlık ağabeycim, arkadaşlık. Tribün arkadaşlığı peygamber ocağında ki gibi derler büyüklerimiz. Hani sanatçı insan sahne tozunu yutunca bırakmaz ya o işleri. Bizimkiside ona benzer. Çıktık bir kere insanları önüne yuttuk bu tozu bırakamıyoruz işte.

Gece maç sonra iş için başka bir formattasın. Yorulmuyor musun peki?
—Gece özel programlara gidiyorum. Para kazanmak zorundayım evet. Ancak inanın o davulun tokmağı ve stresi yaşamak kadar zor bir şey yok. Gece gittiğimiz özel programları çocuk oyuncağı gibi bitiriyoruz. Tribünde stres var. Bağırmak zorunda herkes. Ritmi yakalamak zorundalar. Ritmi bir kaçırttın mı alimallah tribünde alkış da susar, tempo da.

Peki maçları izlemez misin hiç ?
-Ne maçı ağabeyciğim. Benim işim var. Sen bakla sırtımız sahaya dönük. Bizim işimiz sahaya bakanlarla değil bizim davulun sesine kulak vermelerini sağlamakta iş. İşte üç arkadaş bütün gücümüzle bu sese kulak verilmesi bu ritmin yakalanmasını sağlamak içindir çabamız. Bizim öyle maç izleme gibi bir lüksümüz yok. Maç biter, herkes evine gider bizlerde televizyonlardan maç analizlerini izlerken ne olmuş ne bitmiş görme fırsatı buluruz.

Peki saatlerce davula vurmak ve onun başında vücudunun neredeyse tamamına yakını ile hükmetmeye çalışma sonucunda nasıl bir rahatsızlıkla karşılaşıyorsun?
—Öncelikle futbolcular kadar yoruluyoruz. Dedim ya bu ritim hiç susmamalı. Alkış susar, ses kesilir ama bu davulun sesi asla susmamalı. Susarsak o zaman tribünde bitmiş demektir. Tıpkı Osmanlı İmparatorluğunda olduğu gibi. Nasıl ki davullarla savaşa gidilmiş cenk tutulmuş bizlerde Osmanlı torunları olarak bu cengi işte tribünlerde aynı ses tonunda sürdürüyoruz. Ölmedik ayaktayız. Daha da çok yıllarca bu tribünde bulunacağız. Düşmanlar varsın zaman zaman bizler için ileri geri laf etsinler. Elimizden bu davul bu tokmak düşmedikçe, reislerimiz ve ağabeylerimiz bu sevgiyi bize aşılayanlar başımızdan gitmediği sürece biz her zaman tribünlerde olacağız. Her maç sonrası ellerim su topluyor, zaman zaman nasırlaşıyor. Eğer ki galip gelmişsek puan almışsak ne acı, ne sızı hiçbir şey etkilemiyor. Hep kazanmayı istiyoruz, iyi futbol ile üç puanlar toplamak tek düşüncemiz. Biz görevimizi yapıyoruz, futbolcularımızın da teknik yönetimin ve yönetim kurulunun da tam olarak görevini yerine getirmesi tek isteğimiz.

Ligin başından bu güne unutamadığın maç hangisi?
—Son dönemde yapılan Fenerbahçe ile oynadığımız maç. Gerçekten güzel bir futbol oynadı takımımız. Ama üç puanı kaybettik. Bu maçı unutamıyorum. Eğer ki bilet konusunda biraz daha esnek olunmuş olsaydı tribünlerimiz daha çok dolacaktı ve belki de bu maçı biz alacaktık.

Sizin kadar böylesine uyum ve ahenk içinde olan bir tribün gönüllüsü var mı ?
—Bizim işimizi yaptığını söyleyen üç büyüklerin davulcusu gelsin onunla yarışırız. Gerçekten büyük bir özveri ve fedakârlık göstererek tribünde ritim tutuyoruz. Bu konuda gerçekten iddialıyız. Davul sayımızı arttırmayı düşünüyoruz. Yarın bugün bizler askere gittiğimizde yerimizi alacak başka arkadaşların da yetiştiriyoruz. Çünkü bu ritim tribünde ahengini bozmadan devam etmeli. Bu konuda bizlerin öncüsü tribün gönüllüsü ve davul konusunda gerçekten önemli isim abimiz askerden geliyor. Onun gelişiyle daha da güçleneceğiz. Tribünlerimize bayan taraftarlarımız, arkadaşlarımız ve bizim tribünü tercih eden bayan tribün gönüllüleri de var. Onlarda bizlerin yaptığı işi yapmak için sıraya girdiler. Onlara da davul ritim dersleri veriyoruz. Yakında tribünde bayan davulcuları görürseniz şaşırmayın

Peki maç önceleri hazırlığınız oluyor mu ?
—Evet bir araya gelip maçlarda çalacağımız ritimleri birlikte tekrarlıyoruz ve yeni ritimler buluyoruz. Taraftarımızın da beğendiği ritimleri repertuarımıza alıyoruz.

Vatani görevlerini yapmaya sayılı günler kalan 07 Gençlik’in zıpkın gibi delikanlıları Askerlikte de merasim bölüğünde yer almak için çaba göstereceklerini belirtiyorlar. Askerde de de tribünde ki performanslarını hiç kaybetmeyeceklerini belirten tribün gönüllülerinden 18 yaşında ki Mert Büyükabacı en büyük hayalinin de bu olduğunu söylüyor

Vatani görevin için henüz daha 2 yılın var senden önce yaşı gelen arkadaşların gidip gelecek ve sen tribünlere veda edeceksin. Neler söyleyeceksin?
—En büyük hayalim askerde merasim bölüğünde yer almak. Çünkü askerlik sonrası yine kaldığım yerden performansımı kaybetmemiş şekilde tribünlerde olmak istiyorum. Bu böyle bir sevgi ve sevda. Sadece Antalyaspor. Bunu herkes keşke bizim gibi algılasa. Bu şehirde yiyeceksin, bu şehirde doyacaksın ama Antalyaspor’u tutmayacaksın. İnanın her geçen gün yaşanan yozlaşmaya karşı bizler inadına bu duyguyu tribünlerden Antalya’nın sokaklarına taşımaktayız. Ailelerimizde bizlerle birlikte Antalyasporlu oldu. Evlerimizde başka takım tutan yoktur. Böyle de bir çaba içerisindeyiz.


Maç sırasında neler hissediyorsun?
—Her bir yeni maça giriş yeniden doğuş, yeniden bir başka heyecanı yaşamak gibi bir duygu. Her yeni bir maça girişte neyle karşılaşacağını bilmemekte insan. Nasıl bir atmosfer bizi bekliyor bilemiyoruz. O yüzden şöyle diyemiyoruz, “Bu maçta geçen hafta ki gibi olacak”.. Her maç başka bir heyecan, yeni bir atmosfer. Maçın sonunda eğer galibiyetle tamamlanması halinde kimsenin bizleri övünçlü sözler söylemesine gerek yok. Bu maçın bir kahramanı da bizler olduğumuzu biliyoruz. Ellerim su topluyor, ağrıyor, sızlıyor yara bantları çoğu zaman çare etmiyor. Ama biliyorum ki o ses hiçbir zaman kesilmeyecek. O yüzden yaptığımız işin zor ve meşakkatli olduğunu lütfen herkes bilsin.

Aslında bu çocukların ağabeyi, adresi gösteren, sorumluluklarını anlatan hatırlatarak asker yolunu tutan Azmi Yakar. Mahşer Yerinin bu üç ismi ritim ustası gençler asker yolu gözler ve Azmi Yakar’ın yeniden tribünlere geleceği günü bekler. Şimdilerde sadece üç davul sesi çıkıyor 07 Gençlik tribünlerinde Azmi Yakar’ın da tribünlere gelişinde yeni bir versiyon ve format tribüne gelmesinin kaçınılmaz olacağını söylüyor gençler.  Onlardan birisi de Çağrı Türa 20 yaşında. O da askerliği için gün sayanlardan. Bir takım için alt yapı önemlidir. Alt yapıdan yetişip de takımda yer alan futbolcular misali işte o isimlerden biri tribünlerde yetişip önemli bir görevin başında bulunan Çağrı Türa’da Müzisyen bir kulağa sahip. Zaten bu üç acar isim bu ahengi bulmak için hiç te zorlanmamışlar. Onlara aynı yaş kuşağında yer alan arkadaşları Ahmet Melih Alıcı da eşlik etmekte.

Tribünlerde her bir güm güm sesi sana neler hatırlatıyor, neler hissettiriyor?
-Tribünler bizim ritmimizi hissediyor. Onların davranışı bizim davula vurduğumuz ritmin bir ahengini ortaya koyuyor. Ritim bozukluğu tribünleri de etkiliyor. İşimizin zor ve çok ustalık isteyen bir gayret olduğunu biliyoruz. Bu sorumlulukla tüm stada bir davranış gösteriyoruz aslında. Tribünümüz bize güveniyor bizlerde bu güvene layık oluyoruz.

Geçtiğimiz aylarda Kurtlar Vadisi televizyon dizisinin usta ismi Mustafa Üstündağ (Mıro) gelmişti neler hissettin
-İnanılmaz bir duygu. Derneğimizin değerli üyelerine yönetim kurulumuza, dernek başkanımız Gülhan Güneyliye emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz. Mıro ile birlikte davul çalmak o ritmi atmak inanılmaz bir duyguydu. Türk Sinemasının çok değerli ismi gelmiş 07 Gençlik Tribünlerine üçlü çektiriyor ve bende o seslenişte ritim tutuyorum. Bu Dünyanın en ünlü sanatçısının arkasında vokalist olmak gibi bir duygu.

Peki yeni sanatçılar gelecek mi 07 Gençlik tribünlerine?
—Valla dernek başkanımız zaman zaman ser veriyor sır vermiyor ama bunun peşi gelmeli. O zaman bak sen bizde ki sese. Kimse böyle bir ritim ve performans göremez. Sanatçılarımızın tribünümüzde görmek bizlere güç ve moral olmakta. Umarım yakın zamanda sanatçılarımızı tribüne getirme geleneği devam eder.

Antalyaspor maçlarını izleye menlerdensin. Neler söyleyeceksin takım ile ilgili ?
—Küme düşme gibi bir sorunu ortadan kalkmasını istiyoruz. Kaliteli transferler kaçınılmazdır. Var olan bütçe ile bu kadar yapılıyor ancak yeterli değil. Süper ligde olacaksan transfer yapacaksın. Diğer rakipler transfer yaparken onların haberlerinin verildiği sayfaları okumak istemiyoruz. Ligde kalacağız, bu da 07 gençlik tribünlerinin büyük katkısı olacaktır. Bizim ritim grubunun katkısı olacaktır. Çünkü biz son maça kadar asla susmayacağız
 

Tribünlerin en yorgunu, en duyarlısı, en büyük görev adamı gençler tribünlerin moral kaynağı aynı zamanda. Takımın gol yediği anda bile susmayan ritimleri ölü toprağı serpilmiş gibi olan tribünlere canlılık veren o muhteşem insan topluluğunun bireyleridir taraftar. Onlar tribünlerdeyken bir evin babası, bir ailenin reisi gibi bakmakta olaya. Maç seyredemeyen bu çılgın performans 90 dakika bitmez tükenmek bilmeyen bir enerji ile tümden kendilerini olaya kaptırmakta. Onların bu heyecanı ve vücudu ile olaya tamamen konsantre oluşu tribünleri de etkilemektedir. Ne zaman ki bu ritim bozulup, tribünlerde ki ahengin dağılmasına zemin hazırlarsa demek ki o tribün ölmüş ve bitmiş anlamına gelmektedir. Her ne olursa olsun takımlarının gol yediği zamanda bile hiçbir zaman tükenmişlik görüntüsü vermeyen binlerce tribün gönüllüsü arasında yer alanlar içinde işte bu gençler bulunmaktadır. Onların heyecanı anlaşılıyor ki babadan oğla geçen bir tribün gönüllülüğü anlayışı ile yıllarca devam edeceğe benzer.

Taraftar taraf olmaktır. 07 Gençlik Tribünlerini dolduran 7’den 70’e herkes Kırmızı-Beyazlı takımın tarafındadır. Bunun başka bir düşüncesi ve izahı da yoktur. Sevmek fedakarlıktır. İşte fedakarlığın sadece tek bir fotoğrafını çekebiliyoruz bu yazımızda. Şimdi üçlü çekme vaktidir ritm ustalarının vuruşlarında yükselen sesle. Birrr, ikiiii, üçççç….

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

sanalbasin.com üyesidir

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık