Babadan oğula siyaset…

Antalya siyasetinde ekol olmuş bir ismin, DYP eski İl Başkanı rahmetli İsmet GÖKŞEN’in oğlu, Demokrat Parti İl Başkan Yardımcısı Mehmet GÖKŞEN ile siyasete dair çok özel bir röporaj. Mehmet Gökşen, “Siyaset bize baba emanetidir” dedi.

Babadan oğula siyaset…

Röportaj: Okan Dilek

Biz Mehmet Gökşen’i gazeteci olarak tanıdık. Siyasete girme fikri nasıl gelişti?
Ben çocukluğumdan itibaren siyasetin içerisindeydim diyebilirim. Uzun yıllar gençlik kollarında aktif olarak siyaset de yaptım. Köşe yazarlığı ile birlikte parti rozetini bir kenara bırakmam gerekiyordu. Yıllarca senin de bildiğin gibi pek çok yerel ve ulusal yayında siyaset üzerine her gün yazılar yazdım. Geçmişte de pek çok kez yazdığım gibi, DP bir süre için çizgisinden sapmıştı. Bugün ise teşkilatlarımız misyonuna yeniden sahip çıkmıştır. Bu bütünleşme ve toparlanma hareketine destek vermek benim boynumun borcudur. Bu parti bize baba emanetidir.

İsmet Gökşen gibi efsane olmuş bir ismin oğlu olarak siyaset yapmak nasıl bir şey? Avantajları veya dezavantajları var mı?
Elbette her açıdan zor. Bir kere ön yargı var. Bazıları için olumlu bazıları için olumsuz bir önyargıdan söz ediyorum. Rahmetlinin seveni de vardır sevmeyeni de. Sevmeyenleri için belki ben potansiyel bir tehlike, bir düşmanım. Ama sevenleri için babamın onlara emanetiyim. Hatta kimileri için ise emanetten öte yadigârım! Bu, ağır bir sorumluluk. Ona layık bir evlat olmak ağır sorumluluk. Bize bugün sahip çıkanlara layık olmak da ağır bir sorumluluktur. Bizim parti tabanımızın kökü çok eskiye dayanır. Onlar rahmetli babamla siyaset yaptılar. Partinin tabanı rahmetliyi hala anar. Ben kendimi onlara emanet ettim. Onlar bana sahip çıktıkça, bana karada ölüm yok.

Olumsuz tavırlarla da karşılaştığınız oluyor mu?
Hayır, şu ana kadar karşılaşmadım. Ama mutlaka olacaktır. Bu da nereden çıktı diyenler olacaktır. Tavrımızı ve tarzımızı beğenmeyip, siyaset öyle yapılmaz böyle yapılır diyenler olacaktır. Önemli olan kimin ne dediği değil, sizin neyi hedeflediğiniz. Hedefiniz hizmetse, hiçbir olumsuzluk sizi yolunuzdan alıkoyamaz!

Ailenizde aktif siyasetçiler var. Ağabeyleriniz siyasetin içinde. Zaman zaman onlarla istişare ediyor musunuz? Siyasete girme kararınızı onlar nasıl karşıladılar?
Söylediğim gibi ben zaten her daim siyasetin içerisinde idim. Tek değişiklik uzun bir aradan sonra teşkilatta yeniden aktif olarak görev almış olmamdır. Ethem Gökşen ve İrfan Gökşen benim bu kararımda arkamda olmuşlardır. Onların tecrübelerinden her zaman faydalanırım. Zaman zaman da akıl danışırım. Onlar aktif siyaset yapmıyorlar. Ama siyaseti iyi bilen iki ağabeye sahip olmak benim için büyük şanstır. Ben siyasete dair kararlarımı daha çok ekip olduğum arkadaşlarımla alırım. Geçmişten bugüne birlikte siyaset yaptığım pek çok arkadaşım var. Ankara’da, Tekirdağ’da, İstanbul’da, Eskişehir’de, Konya’da, Karaman’da, İzmir’de, Balıkesir’de arkadaşlarım var. Onlarla sıkça konuşarak yolumu çiziyorum. Özellikle Eskişehir’den Ersin Ersöz ve Ankara’dan Erkut Kötülek siyaseten alacağım her kararımı danıştığım arkadaşlarımdır.

Peki, siyasette hedefiniz neler? On yıl sonra kendinizi nerede görmek istiyorsunuz?
En önemli hedefim Büyük Türk Milleti’ne hizmet etmektir. Biz böyle yetiştirildik. Teşkilatçılık son derece zor ve önemlidir. On yıl sonra da yirmi yıl sonra da teşkilatta görev yapmayı istiyorum. Memlekete hizmet edeceğine inandığım insanların seçilmeleri için katkı yapmaktan öte bir isteğim olamaz. Ben particiyim. Ve hep öyle kalacağım…

Milletvekilliği, belediye başkanlığı da hizmet makamı değil midir? Neden kendinize böyle bir sınır koydunuz?
Böyle bir sınırım yok. Ancak görüyorum ki siyaseti bir yerlere aday olma, bir makama veya mevkie gelme aracı olarak görenler bugün çoğunlukta. Siyaseti güç için yapanlar da var. Ben bunları doğru bulmuyorum. Böyleleri sebebi ile bir arpa boyu yol almakta zorlanıyoruz. Pek çoğu için memleketin menfaatleri önemli değil. Önemli olan şahsi menfaatleri. Benim siyaset anlayışım dik olmayı, düz olmayı gerektiriyor. Memlekete hizmeti tek amaç olarak görmeyi gerektiriyor. Benden daha ehil son kişi kalana kadar aday olmam. Had bilmek, adam olmanın en önemli vasıflarından birisidir. Ben haddimi bilirim. Son günlerde herkes komutan olma peşinde. Bu memleketin askere de ihtiyacı var. Ben komutan değil askerim.

Anladığım kadarı ile Antalya teşkilatı hummalı bir çalışmaya başladı bile. Neler yapacaksınız?
DP Antalya teşkilatı tecrübeli ağabeylerimizden oluşuyor. İl Başkanımız İbrahim Özcan bu davaya ömrünü vermiş bir isimdir. Onlar vaktinde bu şehri DP’nin kalesi yapmışlardı. Bugün de bunu yapacak bilgi ve tecrübe onlarda mevcuttur. Bizim gibi daha genç ve daha az tecrübeli arkadaşlar ise onların kılavuzluğu ile doğru yolu bulacak ve kıratın şahlanması için üzerine düşen vazifeleri yerine getirecektir. Biz İl kurulumuzda oturup projeler üretiyoruz. Eksiklerimizi ve hatalarımızı tespit ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde tüm ilçelerimizi tek tek ziyaret ettik. Teşkilatımızın sorunlarını dinledik. Partililerimizin isteklerini detaylı olarak not ettik. Gördük ki biz Antalya’da küçük bir kıvılcımla ateş alacak kadar hazır bir teşkilata sahibiz. Biz kökü 1946’ya dayanan çok eski ve güçlü bir misyonuz. Açık söyleyeyim ki sistemli bir çalışma ile tek başına iktidar bizim için asla hayal değildir.

Bugün iktidara alternatif DP’dir diyebilir miyiz?
Elbette. Hatta belki de tek alternatif Demokrat Partidir. Bakın, aziz milletimiz en büyük hizmeti bizim iktidarlarımızda görmüştür. Türkiye’nin kalkınmasını konu edecek bir yazı hazırlasanız, rahmetli Celal Bayar’dan, rahmetli Adnan Menderes’ten ve Süleyman Demirel’den çokça söz edeceksiniz. Türkiye’de atılmış hemen her temelde bizim partimiz vardır. Rahmetli Turgut Özal vardır. Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller vardır. Millet onları unutmamıştır. Gittiğimiz köylerde ve kasabalarda liderlerimiz anılmaktadır. Hizmetlerimiz hatırlanmaktadır. Ama maalesef bu iktidar bizim yaptıklarımızı özelleştirme diyerek yok pahasına satmıştır. Yani biz yaptık, onlar sattılar. Şimdi tekrar geleceğiz ve milletimizle birlikte yeniden yapacağız…

Biraz da güncel politikaya değinelim. Size göre DYP – ANAVATAN birleşmesi amacına ulaştı mı?
Birleşme kesinlikle başarı ile gerçekleştirilmiştir. Genel Başkanımız Sayın Hüsamettin Cindoruk zoru başarmıştır. Taşın altına elini koymuş, yapılamayanı yapmış ve önceleri hayal sayılan Anavatan – DYP birleşmesini gerçekleştirmiştir. Bizler Sayın Hüsamettin Cindoruk’a, Sayın Mesut Yılmaz’a, Sayın Salih Uzun’a ve Genel Merkez yöneticilerimize şükran borçluyuz. Demokrat Parti misyonu dimdik ayaktadır. Ve yakın gelecekte Türkiye’yi yönetmeye taliptir. Bence önemli olan da budur. Elbette tavanda oluşan bu birleşmenin teşkilatlara yansıması zaman alacak. Biz Antalya’da bu birleşmeyi sancısız başarmak için çalışıyoruz. Antalya’da bu birleşmenin mimarları İbrahim Özcan ve Servet Ünal’dır. Onları takdir etmemek mümkün değil.

Kimileri bu birleşme ile Anavatan’ın eritildiğini söylüyor bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Bu kötü niyetli bir söylem bana göre. Anavatan veya DYP yok artık. Yeşeren Adalet Partisi ruhudur. AP döneminde bu insanlar zaten bir aradaydı. Yapılan tekrar bir araya gelmektir. Burada kimileri çıkar, Anavatan kökenli partililerimizi dışlamaya kalkarsa bu iş olmaz. Onlarla birlikte, yeniden tek vücut olmak bizim görevimiz. Bunun aksini düşünmek misyona ihanettir!

İl Başkanı İbrahim Özcan ile İl Başkan Vekili Servet Ünal arasında yaşanan gerginliğe ne diyeceksiniz? Anavatanlıların üye kayıtları yapılmadığı doğru ise delege seçimlerinde nasıl etkin olacaklar?
Her ailede tartışma olur. Siyasette barışmayı bilmiyorsan kavga etmeyeceksin. Küçük gerginlikler olmuştur. Ama çoktan unutuldu. Bizim için Servet Ünal ve Anavatan kökenli arkadaşlarımız son derece önemliler. Biz bir bütünüz, ekibiz. Ayrı gayrı olmamız da mümkün değildir. Anavatan kökenli herkes kayıt olmakta özgürdür. Delege olacaklardır. Herkes kadar onların da kurullara aday olmaları doğaldır ve gereklidir. Şahsen Anavatanlıları dışlayan bir tavrın yanında asla olmadım ve olmam. Onlara yapılacak en ufak bir haksızlığı kendime yapılmış sayarım. Bunun aksini düşünmek mümkün değil. Aksi halde bu bütünleşme hedefine ulaşamaz.

Muratpaşa İlçe Başkanı Tahir Erdem ile ilgili rahatsızlıklar yüksek sesle dile getirilmeye başlandı. Pek çok il ve ilçe yöneticisi Tahir Erdem’in partiye zarar verdiği düşüncesini açıkça dile getiriyorlar. Tahir Erdem’in adaylığına karşı çıkan muhaliflerin sizin adaylığınızı destekledikleri herkes tarafından biliniyor. Kongre’de Tahir Erdem’in karşısında aday olacak mısınız?
Partide Tahir Erdem ile ilgili rahatsızlıkların olduğunu ve bana birkaç kez aday olmam için teklif getirildiğini inkâr edemem. Bu konuda Tahir Erdem’le de oturup uzun uzun konuştuk. Tahir Erdem rahmetli Sadık Erdem’in oğludur. Geçmişte Erdem ve Gökşen soy isimleri asla karşı karşıya gelmemişlerdir. Bundan sonra da gelmemelidir. Babalarımızın kemiklerini sızlatmanın alemi yok. Aynı samimiyetle yaklaştığını düşündüğüm sürece sorunumuz olmaz.

Yani bu aday olabileceğiniz anlamına mı geliyor?
Hayır, bir kez daha ve açıkça söylüyorum ki bunun kararını ben değil, sandıktan çıkacak delege verecek. Gönlümden böyle bir adaylık geçmiyor, ama delege aday ol diyorsa aday olmama şansım olamaz. Önce delege seçimleri bir yapılsın. Delege hepimiz adına en doğru kararı verir.

Ama Muratpaşa İlçe Başkanı Tahir Erdem’in İl Başkanı İbrahim Özcan’ın da bilgisi dâhilinde masa başında delege yazdığı iddiaları sıkça dile getiriliyor. Bu konuda ne söyleyeceksiniz?
Masa başında delege yazma işi geçmişte yaşanmış olabilir. Ama bugün yaşanması mümkün değildir. Bugün burada sıradan bir partili olarak değil, DP İl Kurulu Üyesi ve İl Başkan Yardımcısı olarak söylüyorum ki bunlar ancak dedikodudur. İl Başkanımız böyle bir işe ortak olmaz. Hiçbir ilçe başkanımız da böyle bir hileye başvuramaz. İlçe başkanlarımızın buna tevessül etmesini hiç kimse beklememelidir. Velev ki bu yapıldı. Siz il kurulumuzu ve başkanlık divanı üyelerimizi süs biberi mi zannediyorsunuz? Biz buna izin verir miyiz? Böylece yazılmış delegeleri İl teşkilatı olarak onaylar mıyız? Biz onaylasak, Genel Merkezimiz buna müsaade eder mi? Bunlar boş laftan başka bir şey değildir. Buna tenezzür eden ilçe başkanımız olursa gereğini yaparız. Delege listesini iptal ederiz ve seçimi yenileriz. Burası bilmem ne sevenler derneği değil, 1946 yılından bu yana Türk siyasetine damgasını vurmuş Demokrat Parti’dir. Burada yanlış hesap yapanın oyunu çabuk bozulur. Kepez’de de, Döşemealtı’da da, Aksu’da da, mahallelere sandık konulacaktır. Herkesin içi rahat olsun. Muratpaşa’da da 56 mahallenin tamamına sandık konulacaktır. Aksi halde söyleyecek çok sözümüz olur. Sana burada bir teklifte bulunuyorum. 56 mahallede yapılacak seçimi sen ve ben birlikte izleyip video kayıtlarını alalım. Kimin zerre kadar şüphesi varsa gelsin sandığa sahip çıksın. Gel bunu biz birlikte yapalım.

O zaman şimdiden anlaştık…

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


sedat temel sedat temel 04.04.2017

Okan ustam güzel bir söyleşi olmuş. kalemine sağlık. Mehmet Başkanımız da yazarlığı bilir. siyasetten önce meslektaş olarak kendisini kutlarım. babadan oğula siyaet akademisinde olduğu için şanslı ve dersini de ezberlemiş. siyasi ve particilik açısından düşüncesi çizgisi doğru. başarılar dilerim. Önemlisi de yakından tanıma şansızm olmasa da merhum İsmet Amcayı bir kez daha Rahmetle anıyorum.

yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

sanalbasin.com üyesidir

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık