Ak Parti İl Başkanı Hüseyin Samani Kent Söyleşilerinin konuğu…

Samani, son günlerde eski belediye başkanlarından Subaşı’nın Ak Parti’ye geçmesi başta olmak üzere, Selami Şahin’in sorularını yanıtladı.

Ak Parti İl Başkanı Hüseyin Samani Kent Söyleşilerinin konuğu…
  • 25 Ocak 2010, Pazartesi 0:00
S.Ş; Sayın Samani isterseniz röportajımıza güncel bir gelişmeden bahsedelim. Hasan Subaşı’nın Ak Parti’ye geçmesi çok konuşuluyor. Bu konuda Antalya’da en yetkili kişi olarak neler söyleyeceksiniz?

H:S; Evet Antalya’da bu son zamanlarda konuşulan bir hadise oldu. Benim şahsi kanaatim odur ki kente damgasını vurmuş, emeği geçmiş, hakkında şaibesi olmayan herkes ama herkesi Ak Parti kucaklayacaktır.

Gelmesinden onur duyarım.

S.Ş; Ancak ben özelde Hasan Subaşı’nı soruyorum.

H:S; Evet Hasan Subaşı’nın partimize gelmesi bize mutluluk verir. Gelmesinden onur duyarım.

S.Ş; Subaşı sanırım sade bir parti üyesi olarak gelmeyecektir. Örneğin milletvekili olasılığı konuşuluyor.

H:S; Evet biliyorum, ancak bu türden bir söz verme veya etki etme benim görev tanımımım ve yetkilerimin dışında bir şey, anlayacağınız bu konu bizi aşar.

S.Ş; Siz bir süre önce Antalya’da yani yerelde iktidarın il başkanıydınız. Şimdi ise bir nevi muhalefetin il başkanı oldunuz. Arada nasıl farklar var? 

H:S; Evet çok fark var. En azından çalışma temposu olarak çok fark bulunuyor. İktidarda iken bizatihi işin başındaydık, gündemi takip ettiğimiz gibi hizmetleri de takip ediyorduk. Bir an önce vatandaşın derdinin bitmesi için elimizden gelen gayreti sarf ediyorduk. Mesai mefhumu yoktu, gecemizi gündüzümüzü unutmuştuk. Şimdi biraz daha olayları takip eden noktadayız. Şehrin gelişmesi adına neler yapılıyor? Bunlara bakıyoruz. Gördüğümüz yanlışlıkları uyarıyoruz. Muhalefet etme görevini bir vizyon koyarak yapmanın gayretindeyiz.

Muhalefet olsun diye muhalefet olmuyoruz.

S.Ş; Nedir vizyon koyarak muhalefet etmek?

H:S; Daha önce bize yapılan muhalefet tarzı sadece ve sadece yaptırmamaya meyilli altyapısında çözüm olmayan bir muhalefet tarzıydı. Biz beraberinde çözüm önerileri de sunuyoruz. Çünkü geçen beş yıl bir kentin geleceğini belirleyecektir. Biz kentimizin geleceğini karartmak için değil aydınlatmak için buradayız. Onca yatırımları yaparken her seferinde engellemeler ile karşılaştık. Bugün ise hiçbir yatırım yapılmıyor. Yapılma gayreti olsa destek vereceğiz.

2010 Dünya basketbol şampiyonasını kaçırmak beni çok üzdü.

S.Ş; Nasıl engeller ile karşılaştınız?

H:S; Bakın 2010 dünya basketbol şampiyonası Antalya’da yapılacaktı. 10. 000 kişilik spor salonunun tamamlanmaması üzerine şampiyona Kayseri’ye kaydırıldı. CHP’lilerin yapılacak yatırımlara muhalefet duygusu o kadar gelişmiş ki iptal ettirmeyi, yaptırmamayı zanaat sanıyorlar. Benim en çok üzüldüğüm hadiselerden bir tanesi budur. 2010 Dünya şampiyonu çok önemliydi. Bu şehrin sivil toplum örgütleri bu konuyu sadece bir siyasi çekişme olarak yorumladılar. Oysa bu konu kesinlikle siyasi bir çekişme olarak görülmeyecek hafife alınmayacak hadisedir. Sporseverler her zaman CHP’yi 2010 Dünya basketbol şampiyonasını iptal ettiren parti olarak anacaktır.

Mahşerin dört atlısı var. Onlar Sivil toplum örgütü değiller.

S.Ş; Neden sivil toplum örgütlerini bu konuda yetersiz gördünüz?

H:S; Hepsini söyleyemem ama mahşerin dört atlısı var. Bunlara dikkat etmek gerekir. İstedikleri zaman içini doldurdukları süslü kelimeler ile cevval bir şekilde sivil olabiliyorlar. İstemedikleri zaman yani mensubu bulundukları partinin emrine karşı gelemiyorlar. Böyle olunca sivil olmuyor. Sivilizasyon böyle bir şey değildir.

S.Ş; Kimleri kast ediyorsunuz?

H:S; Makine mühendisleri oda başkanı, elektrikçiler oda başkanı, ziraat odası başkanı, mimarlar odası başkanı, yani bunlar apaçık CHP’nin ürettiği politikalara göre şekillenmiş bir tavır takınıyorlar. Kimi CHP’de meclis üyesi, kimisi milletvekili adayı, kimi üye, kimide her an CHP’de kişisel politik atağa geçmek için aportta bekliyor. Düşünsenize siyaset yaptığınız bir siyasi partinin politikalarına aykırı bir davranışta bulunamayacaksanız ve kendinize sivil toplum örgütü   diyeceksiniz. Olsa olsa siyasi toplum örgütü diyebiliriz.  Tabi CHP’liler de buna alışık siyasi orjini var. Vali’lerin CHP il başkanı olduğu dönemleri yaşayan bu ülkede bunların davranışlarını çok görmüyorlar. İçten içe seviniyorlar. Antalya’mızın geleceğimi onların siyasi kariyerimi? Bunun cevabını millet verecektir.

Bizim birliğimizi kimse bozamaz…

S.Ş; Birazda kendi içinize dönersek, Samaniciler, Tütüncülür, Türelciler gibi bölünmelerin veya ayrı grupların olduğunu işitiyoruz. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

H:S; Böyle bir şeyin olduğunu söylemek kendi görevini inkâr etmek olur. Ak Parti’nin etkisinin azaltmak adına parti dışından birilerinin çıkardığı dedikodu diyebilirim. Biz her zaman bir aradayız. Grup toplantıları olsun çok kez bir araya geliyoruz. Böyle bir ayrıştırmanın olması mümkün değildir.

S.Ş; Erdal Öner partiden ihraç edildikten sonra hiçbir siyasi partiye gitmedi. Yeniden Ak Parti’ye dönebilir mi?

H:S; Böyle bir şey bizim gündemimizde yok, ayrıca Erdal Öner’i gündemimizden çıkardık.

Antalya’da seçimi kazanan CHP hizmet üretmeyerek Antalya’yı cezalandırıyor.

S.Ş; Seçimi kaybettiğiniz için Antalya’ya cezalandırıyor musunuz?

H:S; Bu cümle iş yapmakta zorluk çeken veya yapma becerisini gösteremeyen CHP’lilerin söylediği bu cümledir. Bunu söylerken eğer altını doldurabilselerdi kesinlikle inandırıcı olurdu. Ancak altını dolduramazlar. Çünkü cezalandırma demek yapılan bütün yatırımların iptal edilmesi demektir. Oysa bugün Antalya-Tekirova duble yol tünelleri ile birlikte bitme aşamasına gelmiştir. Korkuteli yolu bu yaza bitme aşamasına gelmiştir. Havaalanında ek bina bitmiş ve artık buradan hizmet vermeye devam edilmektedir. Bugüne kadar yapılan okullar kesintisiz sürmektedir. Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda yaptığımız bütün hizmetleri Antalyalı hemşerilerim zamanla çok daha iyi anlayacaktır. Bırakınız cezalandırmayı bilakis biz daha fazla neler yapabiliriz onun peşindeyiz.

S.Ş; Erken genel seçim var mı?
H:S; Böyle bir şey kesinlikle yok, bakın bunu samimiyetimle söylüyorum. Çünkü her 5 yılda bir seçim yapılırken partim bunu her dört yılda bire indirmiştir. Şimdi bunu daha da erkene almak çok zor, o yüzden bir seçim bezirgânlığı almış başını gidiyor.

Partimize gelmek isteyenin şaibesi olmayacaktır.

S.Ş; Partinize diğer siyasi partilerin belediye başkanları katılıyor. Bu katılımları doğru buluyor musunuz? Yani siz iktidar olduğunuz biraz menfaat ilişkisi olabilir mi?

H:S; Biz herhangi belediye başkanının partimize katılmasına bazı ölçütler ile yaklaşıyoruz. Eğer geçmişinde şaibesi yoksa ve hizmet etmeyi yaşam biçimi haline getirmişse bizim için en temel kıstas budur. Bizim iktidar partisi olmamızın eğer hizmete katkısı olacaksa zaten bu olağan bir durumdur. Kaldı ki Ak Parti çıkardığı yasalar ile bütün belediyeleri hizmet yapabilir noktaya taşımıştır. Ancak belediyecilik bizim işimizdir. Belediyecilik çok önemlidir. İdeolojik olarak değerlendirmeyecek kadar önem arz eder.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ömer faruk özbilgin ömer faruk özbilgin 04.04.2017

sayın samaniye sormak gerekir, partiye katılmak isteyenlerde şaibe olmamalı derken, bunun ölçütü, kriterleri nedir? bu söyleşi sadece yapmış olmak için yapılmış bir söyleşi gibi olmuş. sayın selami şahin, bir iktidar partisinin il başkanı ile söyleşi yapma olanağı bulmuşken sadece bunlar mı aklına gelmiş? kent durmuş, ilerlemiyor, sorunlar belli, ÇÖZÜM ne? antalyayı cezalandırmak ne demek, antalya kim? gözünüzde bir il mi, bu ilde yaşayan bir halkın tamamı mı? elbette iktidarın bir tepkisi olacaktır, sorsana bu daha ne kadar sürecek? yerel seçim zaferine kadar mı? kentte herşey durdu, ilerlemediği gibi geriliyor, şimdiki yönetim tam bir beceriksizlikler ordusu. sadece kaçan şampiyonaya mı üzülmüş sayın samani? onun haricinde herşey çok mu güzel gidiyormuş? belediyeyi neden kaybettikleri ile ilgili iç çalışma yapmışlar mı? kendi içlerinde bulunan truva atının içerisinde yer alan insanları ne kadar tespit edebilmişler, gereğini yapmışlar ki burada antalya nezninde halk cezalandırılıyor. lütfen, bir söyleşi yapılırken, hele hele iktidarın il başkanı ise konuk, daha profesyonel ve tecrübeli arkadaşlar görev alsınlar. antalya bu kadar basit ve küçük bir şehir değil. sayın samaniye özel bir not: bu kente çok güzel hizmetleriniz oldu, devam edin lütfen.. halkımız çalışanı çalışmayanı gördü, sizi mutlaka ödüllendirecektir.

yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

sanalbasin.com üyesidir

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık