Türel: “Bu reformları yapmazsak dünya ile yarışamayız”

Manavgatlılara referandumu anlatan Başkan Menderes Türel, “Biz bu referandumları halkımız için yapıyoruz. Tek adamlık, Cumhuriyet elden gidiyor safsataları, bu yalan atölyesinin içinde çalışanların ürettiği fakir, kısır yalanlardan başka hiçbir şey değil. Biz bu reformları yapamazsak, dünya ile yarışamayız” dedi.

Türel: “Bu reformları yapmazsak dünya ile yarışamayız”
  • 12 Nisan 2017, Çarşamba 16:33

Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Manavgat’ta sivil toplum kuruluşları temsilcileri, basın mensupları, muhtarlar ve mahalle başkanları ile bir araya geldi. Referandum süreci ile ilgili görüş alışverişinde bulunan Türel, “Türkiye önemli bir süreçten geçiyor. Yüz yıllardır bu imtihanlar bitmemiş. Bugün de birçok sınavın eşiğindeyiz. Geçmişte de birçok sınavı milletçe birlik beraberliğimiz sayesinde, aziz milletin feraseti, sağduyusu ile hep başarıyla vermişiz. İnşallah bu milletin birliğine halel getirmek isteyenler, başarılı olmazlar, inşallah bu millet bugüne kadar olduğu gibi bu devleti dimdik ayakta tutmaya devam eder, çünkü hepimiz aynı kayığın içindeyiz. Devrildiğimde hepimiz denize düşeceğiz. Ama selametle hızlı bir şekilde hedefe doğru ilerledikçe çok daha mutlu olacağız” diye konuştu.

YALAN ATÖLYESİ GİBİLER

Referandum sürecinin siyasi bir süreç ve siyasi bir tercih olmadığının altını çizen Başkan Türel, şunları söyledi: “Ülke yönetiminde çok daha hızlı ve rahat bir kalkınma imkanı bulur muyuz, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi dediğimiz bir sistemle bunu yapalım ya da yapmayalım kararı vermek için sandık başına giriyoruz. Biz Türkiye’de ne zaman iyi bir şeyler yapmaya kalksak, ne zaman bir reform paketiyle halkımızın huzuruna gelsek, ne zaman kalkınma hızımızı artıracak, kurumlarımızı güçlendirecek bir değişime gitsek inanın hep aynı iftiralara maruz kalmaktan sıkıldık artık. Sayın Cumhurbaşkanımız yalan fabrikası şeklinde bir benzetmede bulunuyor. Arkadaşlar fabrika çok üretir, bunlardan ancak yalan atölyesi olur. Çünkü yalanları hep aynı. Cumhuriyet, laiklik elden gidiyor, yalanları.”

HEP AYNI YALANLAR

Kendisinin bunu bizzat Ankara’da Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı görevindeyken Büyükşehir Yasası reformunda yaşadığının altını çizen Türel şunları anlattı: “Yerel yönetimlerimizi güçlendirecek ve il sınırlarımızı genişleterek, en ücra köşede hizmet gitmeyen ilçelerimize, köylerimize hizmet götürmek için hazırladığımız bir reform paketiydi. Böyle olduğu da işte bugün uygulamada görünüyor. Ama o gün de bize aynı yalanları attılar. 30 büyükşehir için çıkarmak istediğimiz Büyükşehir Yasası için bu ülkeyi 30 eyalete bölme yasası dediler. Bu, Türkiye’nin bölünme, parçalanma operasyonudur dediler. Cumhuriyeti elden götürecek eyalet sistemine geçilecek bir sistemdir dediler. Paketin içini okuduğunuzda bunlarla ilgili bir tane harf yok. Bunlarla ilgili en ufak düzenleme yok. Bir yerel yönetim paketi sadece. Belediyelerimizin hizmet imkanlarını düzenleyen bir paket. Ne devletin yönetim biçimiyle ilgili bir husus var, ne rejimle ilgili bir şey. Ama hep aynı yalanlar.”

MANAVGAT KOKUYORDU

Başkan Türel şöyle devam etti: “İşte bugün övünerek, gururla Manavgat Belediyesi’nin en az on misline yakın bir yatırım bütçesini Büyükşehir olarak burada harcayabiliyorsak, bu uyguladığımız Büyükşehir Yasası sayesinde. Yoksa bunlar olamayacaktı. Ne oldu? Büyükşehir Yasası ile bölündük, parçalandık mı, eyalet sistemi mi geldi? Aksine şöyle bir göreve geldiğimizde düşünün, arkadaşlar Manavgat kokuyordu. Arıtma tesisleri kapasitesini doldurmuş, arıtma sorunu hat safhadaydı, Manavgat’ın içinde lağım kokularından geçilmiyordu. Bunları siz yaşıyordunuz. İki dev arıtma tesisini; birisi 40 milyon diğeri 30 milyon, toplam 70 milyon liralık dev arıtma tesisini bir buçuk senede hizmete soktuk. Ve denizimizi kurtardık. Turizmimizin en büyük sermayesi denimizi gözümüz gibi korumamız lazımken; maalesef Manavgat arıtma kapasitesini doldurduğu için taşıyor, güzelim Manavgat Çayı ve denizimiz pislikten geçilmiyordu, o yüzden Manavgat kokuyordu. Biz bu Büyükşehir Yasası ile bu imkanları bulmasaydık, bu hizmetlerin çoğu olamayacaktı. Çünkü ilçe belediyelerinin imkanlarıyla ya da İl Genel Meclisi’nin gücüyle bu yapılabilseydi, zaten yapılırdı. Yapılamadığı için biz bu reform paketlerini getiriyoruz.”

ÖNEMLİ OLAN SİSTEMİ GÜÇLENDİRMEK

Türkiye’nin güçlü liderler döneminde hep kalkındığına dikkat çeken Türel, “Ama güçlü liderleri her zaman bulabiliyor muyuz? Şöyle aklınızdan sayın desem bir elin 5 parmağını geçmez. Güçlü liderliği bulmak önemli; ama mesele sistemi güçlendirmek. Siz sistemi güçlendirirseniz, sonrasında kurumsal yapı güçlenirse, bu iş ilelebet devam eder. Kim gelirse gelsin” dedi.

BÜYÜK HEDEFLERE KOŞMALIYIZ

“AK Parti niye böyle bir anayasa değişikliğine ihtiyaç duydu diye” zaman zaman eleştirildiğine dikkat çeken Başkan Türel, “Aslında bir nevi böyle eleştiriler doğru. Hamdolsun 15 senedir halkın desteğini almış güçlü bir hükümet, dünyaca teyit edilmiş, kabul edilmiş güçlü bir liderimizle birçok sorunu aşıyoruz ve Türkiye çok önemli gelişme kaydetmiş. Rakamlar yalan söylemez, 3 bin dolarken 2003’deki kişi başına düşen milli gelir, 11 bin doları geçmiş. Bu büyük bir başarı öyküsü; ama eğer ki Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi 2002’den itibaren olsaydı, samimiyetle söylüyorum kişi başına düşen gelirimiz 22 bin dolarlarda olurdu. Azı bulduk diye azla yetinemeyiz. Mutlaka daha büyük hedeflere koşmalıyız” diye konuştu.

BU REFORMLARI YAPMAZSAK DÜNYA İLE YARIŞAMAYIZ

Türel konuşmasını şöyle sürdürdü: “Cumhuriyet elden gidiyor diyorlar. Bizim hedeflerimiz büyük. Cumhuriyet gidiyor gidiyor doğru da Cumhuriyet 100. yılında 2023’te dünyanın 10. büyük, Avrupa’nın 3. büyük devleti olmaya doğru gidiyor. Biz bu reform paketlerini yapamazsak, dünya ile yarışamayız. Bu mesele zaten teknik ve hukuken her noktası sonuna kadar anlatılabilecek kolay bir mesele olduğu için hayır’ı destekleyenler konuyu siyasallaştırmak, iftiralarla sulandırmak üzere bir hazırlık içindeler. Bu siyasi bir mesele değil ki. Burada çok farklı partilere gönül vermiş, oy vermiş arkadaşlarımız var. Demokrasinin gereğidir. Demokrasi çok sesliliktir olacak ama bu bir siyasi mesele değildir, bir memleket meselesidir.”

BUNLARA PABUÇ BIRAKMAMAMIZ LAZIM

Türkiye’nin üzerinde kurulan tuzaklara dikkat çeken Başkan Menderes Türel, “Biz bu yüce milletin birlik ve beraberliği sayesinde aştık bu tuzakları. Ve en son destanımız 15 Temmuz’daydı. Ondan önce Çanakkale Destanı’nı, Kurtuluş Savaşı Destanı’nı tarihe gidin, ta Malazgirt Savaşı’na kadar olan destanı, bütün destanları bu yüce milletin birliği beraberliği yazmıştır. Ama bu millet, bu destanları yazıyorken milletin kalkınmasını istemeyenler hep olmuş.  Bunlara pabuç bırakmamamız lazım.  Aslına bakarsanız bugün hayır kampanyaları yapan çevrelerin bazılarına, hepsine demiyorum, baktığınızda; neden hayır kampanyası yaptıklarını anladığımızda teşhisi doğru koymuş oluruz, ondan sonra tedavi kolay. Almanya’nın devlet kanalında her gün hayır kampanyası yapılıyor. İsviçre’de Hollanda’da artık gazeteler Türkçe başlıklarla çıkıyor. Hayır oyu verin diye. Onlara ne ya. Onlar bizim hakikaten çok güçlü olmamızı istediği için mi hayır kampanyası yapıyor. Aman Türkler de çok zenginleşsin kalkınsın diye mi hayır kampanyası yapıyor. Bunun muhasebesini iyi yapmamız lazım” ifadesini kullandı.

O ATMOSFERİ GÖRSENİZ FARKLI DÜŞÜNÜRDÜNÜZ

Geçen hafta Çarşamba günü Strasburg’da Avrupa Konseyi toplantısına katıldığını belirten Başkan Türel, orada yaşadıklarını Manavgatlılara şöyle anlattı: “Tutuklanan HDP’li belediye başkanlarının raporu görüşülüyor. Milli heyet başkanıyım orada. Oradaki manzarayı bir görseniz. Oradaki atmosferi bir görseniz, çok farklı düşünürdünüz. Orada cirit atan teröristlere inat, yapılacak şeyin ne olduğunu bilir ve evet oyun verirsiniz. Benim dibime girmişler. Yani belediyenin resmi araçlarıyla canlı bomba eylemi yaptıran belediye başkanlarını, belediyenin resmi iş makinaları ile hendek kazıp çukur kazarak oralara asker polis giremesin diye teröre destek veren belediye başkanlarını utanmasalar kahraman ilan edecekler. Bizim bizden başka dostumuz olmamış. Bir sürü haksız itham. Biz orada yalnız kaldık. Sadece Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan filan. Ve o kadar haksız eleştiri ile ilgili tabi benim de iki dakikalık bir sürem var. Oradaki teröristleri kahraman ilan etmeye çalışan ülkenin temsilcilerine iki dakikaya ne sığabiliyorsa her şeyi söylemeye çalıştım. Verdiğimiz bütün değişiklik önergeleri büyük bir ittifakla ret edildi. Arka sıramda üç beş kişi resmen laf atıyorlar. Yalan diyor, kahkahalar atıyorlar. Ben de meclisten tecrübeliyim o konularda, bildiğimizi söyledik. Sonra kim bunlar diye bir baktım. İşaret fişeği boyunlarında poşulular var. Anlaşılıyor ki ya terör örgütünün yandaşı, ya sempatizanı ya da teröristin ta kendisi. Az ileride de Ertuğrul Kürkçü oturuyor bir organize çalışma olduğu belli. Bizim bakanlarımızı Avrupa’ya sokmayanlar, Avrupa Konseyi’nde, demokrasinin beşiği olan genel kurul salonunda terör yandaşları cirit atıyor. Dibimize girmişler. Baktım ki bana laf atanların ne oldukları anlaşılıyor. Çıkıyorken bana yine laf attılar. Dediler ki, bugün Avrupa Konseyi hayır dedi, sizi üzdük. 16 Nisan’da Türkiye hayır dediğinde sizi bir daha üzeceğiz dediler. Terbiyesize bak. Biz Allahtan başka kimseden korkmayız. Döndüm dedim ki siz hiç dert etmeyin kendinize, bu büyük millet Çanakkale Destanı’nı, Kurtuluş Savaşı Destanı’nı, 15 Temmuz Destanı’nı yazmış, tankların önüne yatmış, kurşunlara göğsünü siper etmiş millettir.16 Nisan’da evet çıkarak Türk Milleti sevinecek dedim. Şimdi oradaki terör yandaşlarından da anlaşılıyor ki bu terör yandaşları ve sempatizanları hayır çıktığında çok sevinecek.”

Türel, şöyle devam etti: “Her hayırcı kesinlikle teröristtir diyemeyiz. Demokrasiye gönülden inanmış bir insanım. Seçim kaybettiğimde dahi, sandıktan çıkan karar karşısında boynumuz kıldan incedir demiş bir insanım. Karar ne çıkarsa çıksın saygı duymalıyız. Teröristlerin hepsinin hayırcı olduğunu, hayır vereceklerini iyi idrak etmemiz lazım. Onlar, bu ülkenin 40 senedir nasıl canına kastediyor ve neden şimdi hayır diye uğraşıyor, yırtınıyor bunun bir muhasebesini yapın. Onun dışında paketle ilgili her şeyi konuşuruz.”

TARTIŞACAK BİR ŞEY BULAMAYINCA İŞİ SULANDIRIYORLAR

Meseleyi teknik ve hukuki olarak tartışamayanların, gerçek dışı iftiralarla işi sulandırdığını kaydeden Başkan Menderes Türel, dün akşam Antalya Yüksek İstişare Kurulu (AYİK) toplantısında yaşadıklarını şöyle anlattı: “Antalya’da bir Yüksek İstişare Kurulumuz var. Oraya bir hayırı savunan akademisyen, bir de eveti savunan akademisyen geldi. Bir Prof. hocamız Sibel Hanım, her cümlesine itiraz edilecek, gerçek dışı sözlerle referandumu anlattı.  Zor tuttum kendimi. Konuşması bitti. Dedim ki ‘Bu sistem, hocam, yargıyı ve yasamayı Cumhurbaşkanlığı’na bağlıyor’ dediniz. Size şunu sormak istiyorum. Bana izah eder misiniz? Çünkü bunu siz söylediniz. Kararnameleri eleştirdiniz ama ‘yasa kararnamenin üstündedir’ dediniz. Dolayısıyla ‘yasa ile kararname sürekli çatışacak dediniz’ ama ‘yasa Cumhurbaşkanın çıkartacağı kararnameyi etkisiz hale getirecek’ dediniz. Peki, meclis sadece artık yasa çıkaracaksa ki böyle, artık biliyorsunuz. Bizim şu andaki sistemimizde kanunlaşan bütün yasalar, yüzde 98 hükümet tasarısıdır. Hükümet yasa önerisini verir, meclis kabul eder. Ama şimdi artık hükümet yasa önerisi veremeyecek. Hükümet ve yürütme ayrılıyor. Ve Cumhurbaşkanı bir kararname çıkarırsa meclis aksi bir yasa çıkarır, yasayı etkisiz hale getirir. Toplantıya katılan CHP’li bir belediye başkanımız dedi ki  ‘İşte Cumhurbaşkanı yurt dışına gitti, yerine atanmış bir Cumhurbaşkanı yardımcısı var’. Evet var. Doğru. Çünkü niye?  Yürütmenin başındaki meclis başkanını vekil tayin edemeyecek. Çünkü yasama ile yürütmeyi ayıracağımız için vekil tayin edemez. E seçilmemiş biri başkan yardımcılığı yapacak. ‘Şimdi bütün sorumluluk Cumhurbaşkanı 4 gün için dışarıya gittiğinde seçilmemiş başkan yardımcısında’ Ne yapacağını düşünmeye kaldıysan, zaten bu pakette tartışılacak başka bir şey yok demektir. Tabi buradan hareketle bana dedi ki CHP’li belediye başkanımız  ‘Cumhurbaşkanı dışarı gitti. Atanmış Cumhurbaşkanı Yardımcısı bir kararname çıkarttı, yetkisi var’. Doğru var.  ‘Cumhurbaşkanı yurt dışındayken Türkiye’ye girişi yasaklanmıştır’ dedi ve bir darbe yaptı. Darbeyi yapamaz da ama girişini yasaklayabilir. Ya dedim, bunu yaparsa meclis orada duruyor.  Meclis de yasayı çıkartır. Cumhurbaşkanı yarın Türkiye’ye girsin diye kanun çıkartır. O kararname düşer. Dedim ya artık bu kadar uçuk şeylerle olayı sulandırmaya çalışıyorlar. Yine içinden bir şey çıkmıyor. Çünkü niye Rahmetli Özal söylemiş ‘Kontrol ve denge bu sistemin içinde her yerde var.”

CUMHURİYETLE İLGİLİ DÜZENLEME YOK

Başkan Türel, yasamanın yürütmeye bağlanacağı yorumlarına da net yanıt verdi. Türel, “Yok öyle bir şey. Yasa yürütmenin çıkartacağı kararnamenin üstünde artık. Yasayı hükümet vermeyecek, milletvekili verecek. Bakan yasa veremeyecek. Meclis güçleniyor. Ama bunu tabi fikir sahibi olanlar bilgi sahibi olmadan farklı değerlendirebiliyor. 18 maddeyi bir okusanız Cumhuriyetle ilgili bir düzenleme olmadığını, Türkiye’nin sosyal laik bir Cumhuriyet’e bağlı bir hukuk devleti olduğunu, bununla ilgili de başka bir düzenleme olmadığını görürsünüz” ifadesini kullandı.

HSYK YALANLARINI ÇÜRÜTTÜ

“Cumhurbaşkanı yargıyı ele geçirecek” söylemlerine tepki gösteren Türel, şunları dile getirdi: “AYİK’teki o hayırcı hoca, 13’te 6’sını Cumhurbaşkanı atayacak HSYK’nın dedi,  Cumhurbaşkanının yargıyı ele geçireceğiyle ilgili yalanlar söyledi. Özel hukuk profesörü ama doğru söylemiyor. Söz aldım, 13’te 6 tanesini Cumhurbaşkanı atıyor doğru dedim, 7’sini meclis atayacak dediniz geçtiniz dedim. Onu neden açmadınız, meclisin nasıl atadığını neden söylemediniz? Ben yanlışsam beni düzeltim dedim. Çünkü 13’te 7’yi meclis, 3’te 2 çoğunlukla atıyor bunu söylemediniz. 3’te 2 çoğunluk siyasi partiler uzlaşın gelin, bu 7 üyeyi birlikte seçin demek. Bugün 3’te 2 çoğunluk yok. Ak Parti dahil herhangi bir parti de var mı? Yok. Peki, Cumhuriyet tarihinde 3’te 2 çoğunluğu yakalayan olmuş mu? Ben 40, 50 seneyi biliyorum, yok. Bir karar da 3’te 2 çoğunluk istiyorsanız bu gidin bütün partiler uzlaşın gelin demek. Bugün RTÜK böyle seçiliyor. Ben meclisteydim, gazeteci de olduğum için bu seçimler bana düşerdi biraz. 3’te 2 çoğunluk olmadığı için olmadığı için gidiyorduk, CHP ile MHP ile grup başkan vekilleri oturuyorduk. 5 kişilik RTÜK üyesi seçeceksek, anlaşıyorduk, hep birlikte, oy birliği ile RTÜK’e eleman gönderiyorduk. Şimdi HSYK’da da 13’te 7’yi yani salt çoğunluğu bütün partiler uzlaşarak seçecek. Uzlaşamazsa yine Cumhurbaşkanı seçmiyor, kurayla seçiliyor. Şimdi hocam sana soruyorum salt çoğunluğu bütün partilerin uzlaşarak seçtiği bir HSYK’yı Cumhurbaşkanı ele geçirebilir mi geçiremez mi dedim. Bana bunun bir cevabını ver. Kem küm… Bu nasıl yargıyı ele geçirmektir. Efendim Cumhurbaşkanı Anayasa Mahkemesi’ni atıyormuş dolayısıyla yargılanması da Anayasa Mahkemesi’nde Yüce Divan’da olacağı için hiçbir Cumhurbaşkanına bundan sonra kendi atayacağı Anayasa Mahkemesi ceza kesmezmiş. Döndüm sordum. Hocam Cumhurbaşkanlarımız en çok kaç sene görev yapabiliyor? Cumhurbaşkanı 2 dönem seçiliyor, en fazla 10 yıl görev yapacak değil mi? Evet. 12 tane Anayasa Mahkemesi üyesi var değil mi? Evet. Peki, bir Cumhurbaşkanı 10 senede kaç tane anayasa mahkemesi üyesi atayabiliyor? Kaçını değiştirebiliyor 3 veya 4. Şimdi Cumhurbaşkanı 10 senede 3 tane 4 tane kendisinin atayacağı anayasa mahkemesine nasıl sözünü geçirebilir. Bugünkü Anayasa Mahkemesi’nde Ahmet Necdet Sezer’in atadığı üyeler hala görev yapıyor. Ahmet Necdet Sezer de sağ olsun bekliyordu, birisi 40 yaşından gün alsın atayım ki 25 sene orada kalsın diye. 65 yaştan emekli oluncaya kadar atadığı adam 25 sene orada.”

PARTİLİ OLMAK TARAFLI OLMAYI ZORUNLU KILMAZ

Partili Cumhurbaşkanlığı’nın  bir nevi şu anki belediye başkanlığı sistemine benzediğini belirten Başkan Menderes Türel, şunları aktardı: “Çünkü sandığa gittiğinizde meclise ayrı oy veriyorsunuz, muhtara ayrı oy veriyorsunuz, başkana ayrı oy veriyorsunuz. Bunda da aynısı olacak. Meclise ayrı, başkana ayrı oy vereceğiz. Diyorsunuz ki partili Cumhurbaşkanı olmaz.  Bakın ben partili belediye başkanıyım; ama tarafsız belediye başkanıyım. Partili olmak taraflı olmayı zorunlu kılmaz. Bu sistemde uzlaşma, mutabakat, toplumsal uzlaşma mecburi, şart. Bugüne kadar yüzde 50’nin üstünde oy alan siyasi parti, Demokrat Parti olmuş, bir ya da iki seçim.  Dolayısıyla öteki partilere oy verenler de Cumhurbaşkanına oy verirlerse 50’nin üstünde oy alacak. Ak Parti’nin oyları yüzde 47’ydi, Tayyip Erdoğan yüzde 52 ile Cumhurbaşkanı seçildiğinde. Demek ki Ak Parti dışındaki partilerden de oy almış. O yüzden artık tarafsız olmak zorunda partili de olsa Cumhurbaşkanı. En güzel örneği benimdir. En az oy aldığım Konyaaltı İlçesi’ne en önemli projeleri yapıyorum. İlçe belediyesi benim partime mensup belediye başkanı olmayan Manavgat’ta açın rakamları bakın, en çok yatırım yaptığımız ilçelerden bir tanesi Manavgat. Biz bize oy veren vermeyen herkese hizmet vermek zorundayız. 330 milyon TL, Karayollarının yaptığı 4 tane kavşakla beraber Manavgat’a yaptığımız yatırım. Helali hoş olsun. Daha da çoğunu yapacağız, işte Türkbeleni de geliyor. Zannediyorum o da bir takım teşvik artışlarıyla 40-50 milyonu bulacak. İyi ki yapıyoruz. Ben bugün söylemedim, söylemek istemedim. Yanlış anlaşılmasın; çünkü başkan da hakikaten büyük nezaket gösterdi. Her zaman olduğu gibi geldi bizim orada programımıza katıldı. Manavgat Belediyesi’nin 2015 senesi toplam yatırım bütçesi 7.5 milyon TL. Manavgat Belediyesi’nin toplam yaptığı gerçekleşen bütçesindeki yatırım 7.5 milyon TL. Biz 330 milyon yapmışız Karayolları’nın kavşakları ile beraber. Sadece arıtmalara 70 milyon, on mislini yapmışız. Şimdi bu bütçelerle bu büyük hizmetler yapılamayacağı için bu Büyükşehir Yasası’nı getirdik. 1 senede toplam 7.5 milyon TL yatırım yapmış Manavgat Belediyesi, hiçbir şey yapamamış. Bu kadar net. Gazeteci arkadaşlarımız burada. İller Bankası kredileriyle yapılan projelerin dışında bir tane bir hizmetini, projesini gösterin. Bilmiyorsam da özür dilerim, öğrenmiş olurum. Çok da mutlu olurum. 7.5 milyon ile 70 milyonluk iş yapmış aferin derim. 7.5 milyon tartışılmaz ortada, rakamlar yalan söylemiyor çünkü. Dolayısıyla bir Belediye Başkanı partili ama tarafsız kalabiliyorsa, Cumhurbaşkanı da onu yapmak zorunda. Yapmadı. Güle güle. Seçilmez. 50’nin üstüne nasıl çıkacak? Arkasından bugünkü sistemde Cumhurbaşkanı tarafsız demez mi bir de Sayın Hocam. Çok mutlu oldum. Ahmet Necdet Sezer tarafsız mıydı ya? E kişileri konuşmayalım dedi. Kişileri değil sistemi konuşalım da işte bak. Sistemi kişilerle beraber konuşacağız. Ve yargıyı ele geçirecek, anayasa mahkemesini ele geçirecek diyorlar. Ya külliyen yalan. Bir Cumhurbaşkanı 12 tane üyenin 3, 4 tanesini ancak değiştirebiliyorsa bu sistem içerisinde, 10 senede, nasıl 12 tane üyeyi kendisinin lehinde bir karar alma konusunda ikna edebilir?” 

 

Bugünkü sistemde Cumhurbaşkanlarının yargılanmasının mümkün olmadığını ifade eden Türel, “Siz bakmayın 4’te 3 bugünkü sistemde evet derse mecliste Cumhurbaşkanları yüce divanda yargılanabilir dediğine. Yazıyor sonra da diyor ki sadece vatan hainliği suçundan öyle bir suç yok.  Vatan hainliği diye bir suç yok. Hırsız var, katil var. Açıklaması vatan hainliği olan bir suç ceza kanunlarımızda olmadığı için, tanımı olmayan bir suçtan kimse yargılanamıyor. Kenan Evren bu anayasayı yazıyorken bunu yazmış ama 1920’li senelerden beri olan vatanı hiyanet yasasını kaldırmış. Göstermelik koymuş oraya cumhurbaşkanları yargılanıyormuş gibi halkı kandırmak için bir madde ama uygulamada yok. Bugünkü sistemde cumhurbaşkanları yargılanamaz. Yargılanmıyor da zaten Şimdi ne oluyor. Meclisin yüzde 75 değil yani 4 te 3 çoğunluğu değil, yüzde 66’ yani 3’te 2 çoğunlukla yargılanabiliyor. Peki hangi suçtan, yine olmayan bir suçtan mı? Her suçtan kişisel suçlardan bile yargılanabiliyor. Eleştirilecekse bir Cumhurbaşkanını kişisel suçlardan yargılanması doğru mudur, eleştirilebilir, tartışılabilir. Bu şu demek kırmızı ışıkta Cumhurbaşkanı geçti mi meclisin 3’te 2’si tamam dediği anda doğru yüce divanda. Şimdi artık Cumhurbaşkanları bir suç işlerse yargılanabilir hale geliyor” diye konuştu

KÜLAHIMA ANLATSINLAR

Tek adamlık ve diktatörlük söylemlerine tepki gösteren Türel, “Güya bu sistemin adı diktatörlükmüş. Diktatör olmak isteyen, tek adam olmak isteyen birisi acaba gelin beni yargılayın diye bir şey ister mi ya? Adı diktatörlükmüş bu sistemin külahıma anlatsınlar. Hangi diktatör gelin beni yargılayın diye bir sistem getirmeye çalışır? Diktatör silah zoru ile gelir, zorbadır, zalimdir, vatandaşa zulüm eder, çöker devletin başına o koltuktan düşeceğinde başına neler geleceğini bildiği için de ölünceye kadar orada zulüm ile diktatörlüğünü sürdürmeye çalışır. Daha eli kanlı bir diktatör gelirse onu indirir ya da Saddam gibi Kaddafi gibi lağım çukurunda hakkın huzuruna hesap vermeye gider. Bu kadar basit. Ama biz hem daha kolay yargılansın diye bir sistem hem de 2 defa seçeceksiniz öyle ölünceye kadar falan değil. 2 defa seçeceksiniz üçüncüyü seçemezsiniz diyoruz” dedi.

SİSTEM UZLAŞMAYI ZORLUYOR

Sistemin uzlaşmayı zorunlu kıldığını Korkuteli örneği ile veren Başkan Türel, “Bu maddenin içerisinde her şey uzlaşmayı HSYK'nın seçimlerinde olduğu gibi zorluyor. Belediyelerde başkanlık sistemi vardır. Kılıçdaroğlu çok da güzel bir orta yaptı keşke okusaydı 18 maddeyi söylemezdi. İşte okumadığı oradan anlaşılıyor. Dedi ki meclisin çoğunluğu x partiden Cumhurbaşkanı y partiden olursa bu kriz nasıl aşılacak dedi. Sistem bunu zaten çözüyor okumadığı oradan anlaşılıyor. Korkuteli’de bunun en güzel örneği var. Keşke bir görseydi ya da biri çıkıp Korkuteli’de neler oluyor bir anla deseydi. Yerel yönetim seçimlerinde başkana ayrı oy veriyorsunuz meclisine ayrı oy veriyorsunuz. Korkuteli’nde meclis çoğunluğu AK Partili çıktı belediye başkanı MHP’li çıktı. Korkuteli’de üç senedir gül gibi geçinip gidiyorlar. Çünkü sistem gereği uzlaşmak zorundalar. İsteseler AK Parti meclis üyeleri meclis başkanı düşürür, beni de meclis üyelerim yarın düşürebilir. Bütçeyi reddettin mi hadi güle güle başkan gitti. Ama başkan giderse meclis de gider. Bütçeyi reddettin mi başkan küt gitti. Başkan gitti mi mecliste gidiyor beraber. Ben gitmeyeyim diye kimse birbirini düşürmüyor. Sistem bu. Sistem bunu zorluyor sistem uzlaşmayı zorluyor. Çaresiz kalınırsa bu sistemde de Cumhurbaşkanı seçime götürebilir seçim dediğinde kendisi meclisle birlikte seçime gidecek. Meclis seçim dediğinde mecliste seçime gidecek cumhurbaşkanı da” diye konuştu.

SÜREKLİLİK BAŞARININ VAZGEÇİLMEZİ

Tek başına iktidar dönemlerinde koalisyonlara göre Türkiye’nin iki misli büyüdüğüne dikkat çeken Türel, “Menderes, Demirel, Özal'ın tek başına iktidarları, 2002’den sonra AK Parti’nin tek başına iktidar olduğu dönemde biz 2 misli daha fazla büyümüşüz koalisyonlara göre. Demek ki bu koalisyon bize yaramıyor. Artık koalisyon ama uzlaşma var toplumsal uzlaşma zorunlu. Ama artık 50'nin üstünde toplumsal uzlaşma ile seçilen Cumhurbaşkanı gelecek hükümetini bakanlık pazarlığı yapmadan geçmişteki gibi Güneş Otel faciaları yaşamadan kuracak ve yoluna devam edecek. Böyle bir şey olabilir mi 93 senede 65 hükümet kurmuşuz. Bir hükümet 15 ay kalabiliyor. Biz burada Türkbeleni’nin temelini yeni attık 3 senede temelini atabilir hale ancak getirebildik. Eskiden 30 senede bu hale geliyorduk. Biz şimdi bunu 3 sene bitirdik. En hızlısı bu. 15 ayda ne yaparsın. İstikrardır, yönetimde sürekliliktir başarının vazgeçilmezi” diye konuştu.

MANAVGAT’IN HALİNE ÇOK ÜZÜLDÜM

Türkbeleni Projesi sırasında yaşanılan sıkıntıları paylaşan Başkan Türel, şunları dile getirdi:  “Önce bölge B tipi mesire alanıydı, sonra baktık ki bizim projede bazı şeyleri koyamıyoruz hadi C tipine çevirelim dedik.  B’den C’ye ya da C’ den B’ye D’ye döndürdük. A b c d alfabeyi çözdük ormancılar sağ olsun. Ondan sonra tahsis aldık, ondan sonra proje, ondan sonra ihale. Bir de itiraz bir de bilmem ne işte 3 sene geçti daha temeli yeni attık. İşte şu yollarla ilgili ne çektiğimizi Manavgatlılar bilir bir de ben bilirim. Ben Manavgatlılardan daha çok çektim. Çünkü Manavgatlılar tabi ki yaşıyorken üzüntüsü bana kat ve kat daha çok oldu. Nedeni müteahhidin her kuruşunu ödüyorsun sonra müteahhitliği çıkmayınca bu ihale sisteminde adam seni süründürüyor. Geldik özür diledik Manavgatlılardan. Elimde olan bir şey olsa mevzuat işlerine takılmasam, ihale mevzuatlarına takılmasam bu sıkıntılar yaşanmaz. Bu yükleri üzerimizden atalım daha hızlı kalkınalım diye uğraşıyoruz işte. Manavgat’ın haline ben hepinizden daha çok üzüldüm. Geldim Türkbeleni temel atmasında da elimizde olmayan sebeplerden dolayı geciktik özür dilerim dedim. Özür dilemek bir erdemdir fazilettir. Müteahhit ekonomik güçlüğe düşmüş. Benden bir kuruş alacağı var mı, yok. Ama müteahhidin kendi sıkıntısı Manavgatlı’ya çile oldu. Bunlar çok küçük örnekler. İşte biz bu yükleri üzerimizden atmayı başarırsak daha hızlı yapacağız hizmetlerimizi mesele bu.”

BU YASA HERKES İÇİN

Manavgat'ta cadde düzenlemeleri için 30 milyon liranın üzerinde para harcadıklarını söyleyen Türel, şunları dedi: “Açık konuşayım paramızla pulumuzla rezil olduk. Günahı bende mi hayır değil. Şimdi şükürler olsun toparlandı, toparlanıyor. O caddelerde bütün arabaların yağmur suyu altında kaldığı fotoğraflar benim arşivimde. Şimdi ayağınız ıslanmadan yürüyorsunuz o caddelerde geçen yağmur yağdı geçti. Manavgat'a o yağmur sularının altı kalan araba görüntüleri yakışıyor muydu? Vermişiz bütün apartman ruhsatlarını o cadde üzerinde ama alt yapı sıfır. Esas bu niye yapılmadı diye sormak lazım. Orada o kadar apartmandan ruhsat parası alıp bunların iznini veriyorken oraya alt yapı götürmemenin nedenini esas sormamız lazım. Ama bizde çözüm var biz mazeretin arkasına sığınamayız. Suç bizde diyoruz. Bir baktık ki kazmaya başladık aman yarabbi Manavgatlılar asbestli borulardan su içiyor. Manavgat bugüne kadar bunları niye yapmadı? Yapalım diye Büyükşehir Yasası dedik. Ne bölücülüğümüz kaldı ne Cumhuriyet düşmanlığımız kaldı. Ne oldu bölündük parçalandık mı Cumhuriyet elden mi gitti? 3 senedir bu hizmetleri şimdi çok daha iyi yapabiliyoruz. Biz bu referandumları halkımız için yapıyoruz. Tek adamlık, Cumhuriyet elden gidiyor safsataları bu yalan atölyesinin içinde çalışanların ürettiği fakir kısır yalanlardan başka hiçbir şey değil. Dediğim gibi bu hepimize lazım. Bu yasadan hayır diyenler de istifade edecek. Kavşakları yapıyorum Antalya'da ilk ona da hayır, 3. Köprüyü yapıyoruz ona da hayır havaalanına, Marmaray’a hayır, denizin altından tünele hayır, her şeye hayır dediler ya. Bir tek nikah masasında evet demeyi başarmış bu hayatları hayırla geçenlerin. Valla evde kalırlarmış onda da hayır deselermiş. 5 tane kavşak yapıyorum hayır. Niye? Trafiği sıkıştırırmış. Sen üstten geç dedim. Geçen gün birisi aradı ya o gündür bugündür 10 sene geçti hala üstten geçiyorum dedi biliyor musun dedi. Ya oğlum enayi misin alttan geç artık dedim. Her şey memleketimiz için arkadaşlar.”

9 MİLYON TURİST BEKLİYORUZ

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Başkan Türel, turizm ile ilgili umut verici konuştu. Geçen seneye oranla artı 3 milyon civarında Rus turistin gelmesini beklediklerini söyleyen Türel, Avrupa pazarında da çok fazla bir gerileme olacağını düşünmediğini kaydetti. Başkan Türel, nedenini ise şöyle açıkladı “Rakiplerimiz İspanya ve Yunanistan hemen hemen rezervasyonlarını kapattı. Bizim rekabet edilemez yönümüz, ürün kalitemiz ve fiyat dengemiz. Bizim fiyatlarımızda kaliteli hizmeti alabilmeleri diğer ülkelerde mümkün değil. Oralara hem daha fazla para verip hem yer bulmakta zorlananlar inanıyorum ki son dakikalarda Türkiye’ye bir eğilimde bulunacak. Siyasi gelişmeler turizm hareketini etkiliyor doğru ama bir süre etkiliyor. TÜİK’in bir yetkilisi ile görüşüyorduk kendisi şunu söyledi, “Çipras’ın Yunanistan Euro’dan çıkacak açıklamasından sonra bir tane oda satamamışlar. Ama daha sonra gerginlikler unutulunca gelişmeler unutulunca Yunanistan’ın rekorunu kırdık. Yunanlılar bir tane satamazken Kasım -Aralık’ta Yunanistan rekorunu kırdık” dedi. Başkan Türel, Alman ve Hollandalı turistlerde de kayıp olmayacağını belirterek, “Geçen sene 2 milyon Alman gelmişse bu sezon 1 buçuk, 2 milyon arası, belki daha üstü Alman tahminlerime göre gelebilir.  Veya geçen sene 350 bin Hollandalı turist gelmişse yine 250 bin 300 bin belki üstü olabilir. Geçen sen 6 milyonun üzerinde bir rakamla sezonu kapatmışsak bu sene çok olumsuz bir şey olmazsa 9 milyonun üzerinde olur. Geçen seneden daha iyi bir sezon geçireceğimizi gösteriyor.”

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

sanalbasin.com üyesidir

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık