Bronz tellerle dikilmiş "kurşun zarf" heyecanlandırdı

Antalya'da kazı çalışmaları devam eden Myra Antik Kenti ve limanı Andriake'de Roma dönemine ait olduğu düşünülen bronz telle dikilmiş kurşun zarf bulundu Kazı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Çevik: "Kurşundan bir zarf, sanki bir büyü gibi, dışarıya çıkmasın diye kurşunla sarmışlar, bronz telle bağlamışlar. İçini açmayacağız, kurşun dağılır ve bir daha toplayamayız, tahrip edebiliriz" "Örneği olmayan, emsalsiz, içeriğini asla tahmin edemediğimiz eserler bizi çok daha heyecanlandırıyor. Bizim için yeni çıkan her şey önemlidir"

Bronz tellerle dikilmiş
  • 16 Ağustos 2019, Cuma 11:30

ANTALYA (AA) HATİCE ÖZDEMİR TOSUN Antalya'nın Demre ilçesinde, Likya'nın en büyük metropollerinden, Klasik Çağ'ın, Roma ve Bizans dönemlerinin önemli kentlerinden Myra Antik Kenti'nde yürütülen kazı çalışmalarında bulunan bronz telle dikilmiş yaklaşık 6 santimetre çapındaki kurşun zarf kazı ekibini heyecanlandırdı.

Myra Antik Kenti'nde 2009'dan beri kazı çalışmalarını yürüten Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Müzeoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Çevik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Myra Antik Kenti ve limanı Andriake'deki kazılarda 10 yılda tarihe ışık tutan çok önemli kalıntıları gün yüzüne çıkardıklarını söyledi.

Daha önce üzeri otlarla kaplı alandan Roma dönemine ait bilgiler sunan 11 bin kişilik tiyatroyu, kültür turizmine dahil ettiklerini anlatan Çevik, tiyatronun tek başına Myra'nın ekonomisi, ticari hayatı ve siyasetiyle ilgili bilgi verdiğini bildirdi.

Kazılarda ölen kişiyi ve yakınlarını betimleyen kabartma figürler ve yazıtlarının yer aldığı Klasik Çağ'dan kalma 110 kaya mezarının da ortaya çıktığını aktaran Çevik, 10 yıl içinde çok büyük bir ekiple çalıştıklarını, yerli ve yabancı insan ve akıl gücüyle kazıları gerçekleştirdiklerini dile getirdi.

Büyük finans, geniş katılımlı ekip ve uzun zamanlı çalışmanın neticesinde geçmişe dair çok önemli bilgilere ulaştıklarını vurgulayan Çevik, "Kazı başkanı olarak yaklaşık yedi yılda planladığım hedefin en az iki kat ilerisinde bir programı gerçekleştirmenin huzurunu yaşıyorum. Kaya mezarları ve tiyatroyu aynı karede görüyorsunuz. Bir tarafta Klasik Çağ'dan kaya mezarları, hemen yanında Roma'dan kalma tiyatro. Bunların arasında 400 yıl var ama bugün aynı fotoğrafta duruyorlar." diye konuştu.

Bu yıl özellikle Andriake'daki kazılara yoğunlaştıklarına dikkati çeken Çevik, bölgede müze bulunduğunu ve müzenin güzergahında kazılmamış, temizlenmemiş, çevre düzeni yapılmamış bir alan bırakmak istemediklerini söyledi.

Ayrıca bu yıl kazısı devam eden batı hamamı çalışmalarına devam edeceklerine değinen Çevik, Akdeniz Üniversitesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığının işbirliğinde çalışmaları gerçekleştirdiklerini aktardı.

"Hiç dokunmadan onu anlamamız gerekiyor"

Çevik, bu yılki kazılarda döneme ilişkin sikkeler, seramikler, metal buluntular çıktığını dile getirerek şöyle devam etti:

"Bu yılki çalışmalarda en heyecanlandığımız şey hiçbir anlam veremediğimiz bir nesne oldu. 56 santimetre çapında bir kurşun, içinde bir kurşun obje daha var, sarılmış şekilde. Onun da içinde bir obje var ve bronz telle de dikilerek bağlanmış, hiçbir zaman açılmamak üzere. Kurşun olduğu için içini açamıyoruz, yandan kırık bir yeri var, oradan içini görüyoruz. İçinde kurşundan bir zarf yapmışlar, sanki bir büyü gibi, dışarıya çıkmasın diye kurşunla sarmışlar, bronz telle bağlamışlar. İçini açmayacağız, kurşun dağılır ve bir daha toplayamayız, tahrip edebiliriz. Bu yüzden hiç dokunmadan onu anlamamız gerekiyor. Tabii ne olduğunu öğreneceğiz. Örneği olmayan, emsalsiz, içeriğini asla tahmin edemediğimiz eserler bizi çok daha heyecanlandırıyor. Bizim için yeni çıkan her şey önemlidir."

Parçanın bulunduğu alan dolayısıyla Roma dönemine ait olduğunu düşündüklerini ifade eden Çevik, parçanın bir mezarlığa yakın yerde bulunduğunu, bu açıdan ölüyle de alakalı olabileceğini söyledi.

Klasik Çağ'dan bu yana var olan Myra Antik Kenti'nin bulunduğu Demre'nin Antalya'da en fazla turist çeken bölge olduğunu kaydeden Çevik, "Myra, St. Nikolaos Kilisesi ve Kekova üçlüsü akıl almaz bir doğa, kültür ve tarih sarmalı oluşturuyor. Müthiş bir cazibe merkezi. Bu da turizme hem sayısal hem de parasal açıdan önemli katkıda bulunuyor. Burası en fazla Ortodoks hac merkezi olduğu için Rusya'dan turist çekiyor." diye konuştu.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

sanalbasin.com üyesidir

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık
UA-9420185-1 google-site-verification: google03750594e72e0af5.html