Avukat Nizamettin Sağır; Hukukçu Tehdit etmez gereğini yapar

Rixos Oteller grubu ve birçok alanda faaliyet gösteren firmaların sahibi iş insanı Fettah Tamince'nin hakkında Fetö ile soruşturma açıldı. Takipsizlik kararı verilen dava dosyalarından yeniden hakkında soruşturma başlatılan Tamince gazetelere verdiği beyanatlarında bunun nedeni olarak Sincan eski Hakimi Osman Kaçmaz ile eski siyasetçi Avukat Nizamettin Sağır'ı işaret etti.

Avukat Nizamettin Sağır; Hukukçu Tehdit etmez gereğini yapar
  • 09 Ekim 2019, Çarşamba 15:26

Avukat Sağır ve Kaçmaz Tamince’den ne istiyor

Kendileri hakkında suçlamalarda bulunan Fettah Tamince’nin Duvar Gazetesinden Özlem Akarsu Çelik'le ve RS FM Atilla Güner'le yaptığı röportajında aynen şunları söyledi diyen Avukat Nizamettin Sağır; "Yargıtay'da incelenen Antalya'daki takipsizlik dosyası, kimilerinin FETÖ nefreti yüzünden yargı önüne gelmedi. Alacak verecek meselesini buraya taşıdılar” dedi. Sağır: ‘Tamince Uluslararası Antalya Üniversitesi'nin kuruluşu sırasında 400 milyon doların kaybolduğunu da yalanladı. Ayrıca, ‘Bunların hepsini yargı önünde anlattık. Her türlü belgeyi ortaya koyduk. Eski hakim Osman Bey’in, avukat Nizamettin Sağır Beyle ilişkisi nereden kaynaklanıyor, buna bakmak lazım. Avukat beyin bizle ilgisi nedir? Buna bakmak lazım demişti’ dedi.

Çok zekiyim ama Tamince’nin açıklamasından birşey anlamadım
Fettah Tamince ile ilgili başlattığı hukuk savaşını ve yaşadıklarını ince detaylarına kadar anlatan Avukat Nizamettin Sağır; “Benim 30 yıllık hukuk tecrübem, 40 yıla kadar yakın da siyasetle hayat tecrübem var. Sıfırdan başlayarak çok kısa süre içerisinde ekonomik olarak belli yerlere makamlara gelenlerin zekalarının varlığıyla alakalı zerre kadar  şüphem olmaz. Bu tür insanlar çok zekidir. Ancak bazıları rahmani, bazıları şeytani zekâdır. Ama zeki midir? Evet zekidir. Bundan en küçük bir şüphem dahi yok. Sayın Fettah Tamince'nin zeki olduğu kesin. Sayın Tamince bu güne kadar Türkiye kamuoyunda "Fetö Borsası" diye bir terim varken, o kadar zeki ki, tersinden "Fetö Borsası" diye bir kavramı ortaya attı. Bu zeki adamın, tersinden Fetö Borsası diyerek neyi anlatmaya çalıştığına kafa yordum. Çünkü Fetö Borsası dediğiniz şey şu: Devletin bir kısım yetkilileri, yani iktidar yetkililerinin bir kısmı ile siyasiler ve devlet yetkililerinin bazılarının ellerinde bir kişiyi Fetö ile suçlayabilecek belgeler varken, bu belgelerin gereğini yerine getirmek yerine, yani yargıya işi intikal ettirmek yerine bunu göstererek menfaat temin etmesine veya fetö yargılamalarından kurtarması işine"Fetö Borsası" deniliyor. Veya soruşturma açılmaksınız kapatılmasına deniliyor. Yani soruşturma açılmaksınız kapatılmasına yada açılmış olan soruşturmalarda belli güçler kullanılarak Fetö' den aklanmasını sağlamak. Ne yaptı Fettah Temince; "Tersinden Fetö Borsası" dedi. Ben de zeki sayılırım ama ne söylemeye çalıştığını hiç anlamadım. O kadar zeki ki, hiç kimsenin anlamayacağı bir büyük bir kavramı ortaya attı. Düşünüyorum tersinden Fetö Borsası ne olabilir? Mesela hiç Fetö’cü olmayan bir adama (Seni fetöcülükten şikayet ederim) diyerek menfaat elde etmek mi? Yoksa (Hakkında Fetöcülükten soruşturma devam ederken eğer para vermezsen, sana ceza veririm, seni yargılarım, senin hakkında iddianame hazırlarım, fezleke düzenlerim) diyenler mi Fetö borsası? anlayamadım. Bir Fetö Borsası sivil insanlar tarafından yapılamaz. Öyle değil mi? Bunu elinizde bilgi, belge olmaksızın birisini Fetöcü olmakla suçlamak, bunun hakkında soruşturma açabilmek için iktidar gücüne sahip olmak lazım. Biz böyle bir iktidar gücünde olanlardan değiliz. Bunun anlatmaya çalıştığı anlaşılamadı. Bir gazeteci bunu sorarsa Fettah Tamince'ye kamuoyu da aydınlanmış olur.

Türkiye’nin tek başarılı işadamı Fettah Tamince
Evet başka bir cümlesinde "Benimle uğraşanlar var. Ben başarılı işadayım. O yüzden benimle uğraşıyorlar" diyor. Sanki Türkiye'de Fettah Tamince'den başka hiç işadamı yok. Başarılı işadamı yok. Bir tek Fettah Tamince var ve herkes onunla uğraşıyor sanki. Niye? Çok daha değerli, çok daha önemli, çok daha büyük, bir çok ekonomik organizasyonun başında olanlara, işadamlarına olmuyor da, bu kadar tartışma bu kadar şikayet olmuyor da Fettah Tamince için neden oluyor? Türkiye'nin çok daha değerli, çok daha büyük, çok daha saygın iş insanları var. Hüsnü Özyeğin var, Ahmet Nazif Zorlu var. Var oğlu var yani. Anladığımız
kadarıyla bu arkadaş kendisine büyük değerler vermeye başlamış herhalde. Böyle bir şeye inanıyor. (Muhteşemim ben, tekim) gibi psikoloji içine girmiş.

Hukukçu tehdit etmez gereğini yapar

Evet öyle söylüyor. (Antalya'da benimle uğraşanlar var. Ben ekonomik olarak tehdit ediliyorum diyor. Ekonomik olarak nasıl tehdit edilir bir insan. Ben bir şey yaparım, sana zarar veririm, bana bir şey vermezsen benim istediğimi yapmazsan veya aynı sektörde oluruz da rakip oluruz da işini mahvedelim de biz onun ekmeğini yiyelim deriz değil mi? Biz, Osman Kaçmaz ve Nizamettin Sağır olarak geçimleri hukukçuluk mesleğinden temin ediyoruz. Beyefendinin iş hayatındaki rakiplerinden birisi değiliz. İş tehdit etmeye gelince de bir daha söylüyorum. (Bize belli bir menfaati sağlamazsan, şunu yaparız, bunu yaparız dediysek) eğer, Fettah Tamince'nin önce şunu yapması lazım. Avukat Osman Kaçmaz ve Sağır şu tarihte şununla benden şunu istediler diyerek, devletin yetkili kurumlarına bildirmesi lazım. (Evet benden istediler) derse veya öyle bir şey varsa şu soruyu sormak lazım Fettah Tamince'ye. Peki ne için istediler? Şikayet dilekçelerini zaten vermişler bu adamlar. Basın gelmiş sormuş seninle ilgili fikirlerini ifade etmişler. Yani ellerinde ne varsa, bunu yargıyla kamuoyuyla paylaşmışlar. Benim naçizane tavsiyem şudur, Sayın Fettah Tamince Türkiye'de hiçbir saygın işadamının toplamadığı kadar husumet toplamış bir işadamıdır. Diyor ki
ikinci beyanatta bakın çok güzel ifade ediyor. (Fetö nefreti) güzel bir kelime kullanıyor. O zeki beyefendi. Arkadaş böyle bir kavram da çıkarmış. Fetö nefreti kavramını bilmiyorum ama biz hukukçu olarak hiçbir şeyden nefret etmeyiz. Biz hukuka ve insanlığa aykırı uygulamalara karşı hareket ederiz. Biz nefretle değil, akılla, vicdanla hareket ederiz.
 

Tamince’nin beni tanımaması imkansız

Tamince,'nin beni Nİzamettin Sağır'ı tanımaması mümkün değil. Geçmişten de bir hukukumuz var. Lara Kent Parkı' na göz diktiği günden bu yana mücadelemiz var. Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı iken, Fettah Tamince'ye Lara Kent Parkının tahsis edilmesi gündemdeydi. Bizim de muhalefet olarak Lara Kent Parkı' nın tahsis edilmemesi ile ilgili çok mücadele ettiğimizi biliyorsunuz. Antalya kamuoyu çok yakından biliyor. Bu (Çok başarılıyım) diyen işadamının başarısının veya mal varlığının altına neyin olduğuna baktığınızda çok ilginç bir fotoğraf çıkar ortaya. Bu adam devletin arazileri iktidar tarafından kendisine tahsis edilmek suretiyle devletin arazilerinin üzerine oteller yapmak, iktidar yetkilileri ile ilgili sıcak ilişkilerini bahane göstererek veya pazarlayarak uluslararası iş dünyasında aldığı işler. Fettah Tamince'nin başarısının ve sahip olduğu servetinin altındaki resim, Türkiye Cumhuriyetinin birikimleri ile Türkiye'yi idare edenlerin desteklerinin fotoğrafı çıkar.
 

Devletine kaç kuruş vergi ödedi?
Bu adam dünya çapında işadamı. Fettah Tamince, sayısız şirketleri var sayısız otelleri de vardır. Soru soruyorum 20 yıldır Fettah Tamince'nin şirketleri Türkiye Cumhuriyetine kaç kuruş gelir vergisi ödemiştir? Ben çalıştırdığı işçilerin SGK primlerinden bahsetmiyorum. Kesmek zorunda olduğu faturaların KDV'sinden bahsetmiyorum. Gelir vergisinden bahsediyorum. Kaç lira demiyorum, kuruş diyorum, kuruş. Sayın Fettah Tamince bu güne kadar büyük servetlere sahip, mal varlıklarına sahip olmuş. Hangi hayır işlerini yapmıştır. Mesela hangi çeşmeyi akıtmıştır. Veya hangi cami var? Öyle mi? Veya hangi sağlık ocağı,
hastane yaptırmıştır. Kazandığı para hangi hayırı yapmıştır. Fettah Tamince Denizcilik Okulu, bu da birilerinin sıkıştırması sonucunda 2 milyonluk yaptırdığı bir okuldur. Bunlar öyle konuşulacak rakamlar değil.
 

Antalya Fettah’ı da Nizamettin’i de öğrenecek
(Niye benimle uğraşıyorlar?) diyen vatandaş önce bir aynaya bakması lazım. Aynaya baktığında göreceği resim şudur. (Türkiye Cumhuriyeti Devleti bana tahsisler yapmasaydı, ben hanutçuluk yapmaya devam edecektim. Türkiye Cumhuriyeti Bankaları bana kredi vermeseydi, o arazilerin üzerine oteller yapamayacaktım. Allah Türkiye Cumhuriyetinden ve Türk milletinden razı olsun) demesi lazım. Ama bunun yerine (Fettah Tamince, Fettullah Gülen benim idolümdür) dedi. (Recep Tayyip Erdoğan'ı rüyalarımda görüyorum) dedi. (Hükümetin çözüm sürecini destekliyordum, cemaat desteklemiyordu bu nedenle
cemaatle ters düştüm) dedi. Sanki işi buymuş gibi. Sanki birileri Fettah Tamince'ye sormuş (Çözüm süreci yararlı mı?) diye. Hanımını cemaat üyesi yaptı, Kardeşlerini cemaatin derneklerinde üyesi yaptı, kendisi cemaat derneklerinin veya STK'ların kurucusu ve yöneticisi oldu. Sahibi olduğu Rixos Otelleri' nde düzenlediği sofralarda Antalya ve Türkiye siyasetini dizayn etmeye çalıştı. Velhasıl şükretmek yerine kontrol etme hayali ile ömrü geçmiş Fettah Tamince'den bahsediyoruz. (Nizamettin Sağır benimle niye uğraşıyor) diye sorduğunda da Antalya Nizamettin' i de biliyor, Fettah'ı da bilir. Ama kamuoyu bilmiyor. Kamuoyunu da aydınlatırız.
 

Şeytani bir planla Tamince davalardan çıkartıldı

Aslında cevabı şöyle verebilirim ben. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı (Fetöyle mücadele bir milli meseledir. Bununla ilgili bilgisi olan devletle paylaşmayan, mücadele etmeyen haindir) demiştir. İçişleri Bakanı bunu söylemiştir. Adalet Bakanı bunu söylemiştir. Bende "Bir vatandaş olarak bildiklerimi, duyduklarımı toparladıklarımı belgelerimi yargıya intikal ettirdim" diyebilirim. Suç örgütleriyle uğraşmak devletin ve yargının işidir. Vatandaş olarak bize düşen görev ise elimizdeki bilgi ve belgeleri devletin yetkililerine teslim etmektir.
Ben yasadışı dinlemelerin mağduru olarak ifadem alındıktan sonra bunu yapan fetöcülerle hukuki mücadele vermeye başladım. Ancak Fettah Tamince olayında süreç şöyle gelişmiştir.
Ben bana müracaat eden, Tamince tarafından dolandırıldığını iddia eden bir vatandaşın vekili olarak savcılığa dolandırıcılık suçundan dilekçe verdim. Bunu Antalya'da herkes biliyor. Benim dolandırıcılıktan şikâyetçi olduğumu herkes biliyor. Çok ilginç bir şey oldu. Ben bu soruşturmanın sonucunu beklerken, 7-8 aylık süreç içinde hiçbir şey yapılmadığını, benim evrakımın, terörden sorumlu savcılığa devredildiğini gördüm. Ben dilekçimi dolandırıcılıktan verdim. Savcı o dosya içindeki delilleri görünce (Bu dosya dolandırıcılık evrakı değildir. Bu bir fetö soruşturmasıdır) diyor, benim evrakım, dolandırıcılık savcılığından alınıyor, terörden sorumlu Cumhuriyet savcısına. Benim şikâyetim dolandırıcılık olmasına rağmen, teröre
naklettiler ya, orada çok ilginç bir şey daha oluyor. Tamince hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığındaki mevcut Fetö soruşturmalarından ayrılarak onunla bölüm ayrılarak deliller benim dosyamın içine birleştiriliyor. Bu şeytani bir zekadır. Sebebini söyleyeceğim. Antalya Çatı davası nedir? Resanet davasıdır. Resanet davasında dosyasında hakkında soruşturma devam eden Fettah Tamince'nin soruşturma dosyası ayrılıp, onunla ilgili bölümler ayrılarak benim dosyama getiriliyor. Peki bunun faydası nedir? Bunun faydası şu; gerçek Fetö soruşturmasının yapıldığı dosyadaki deliller, benim dosyama gelmiyor. Fettah ordan çıkartılıp, benim dosyama getiriliyor. O dosyada olsa savcının onun hakkında takipsizlik verme şansı yok. Çünkü herkes Fettah'tan bahsediyor. Benim dosyama getiriliyor ki, arkadaş dolandırıcılıkla birlikte Fetö'cülükten de temizleniyor. Bir şeytani hukuki zeka devreye giriyor, vatandaşın dolandırıcılık soruşturma bahane edilerek Fettah Tamince'nin Fetö mevzuları ayıklanmaya kalkılıyor, temizlenmeye çalışılıyor.

Açtığımız davada oyun içinde oyun kurdular

Ben 30 yıllık hukukçuyum. Benim dosyamın içindeki belgelere ve delillere takipsizlik kararı elime geldiğinde vakıf oldum. Çatı davasındaki Fettah Tamince ile ilgili belgeler çıkartılıp, benim dolandırıcılık dosyama konulmuş. Baktım ki bizim dosyamız, böyle kullanılmış. Bunun üzerine hukuk savaşı başladı. Adalet Bakanlığı'nın takipsizliğin kaldırılmasına ilişkin Yargıta 'a müracaat evrakı var ya, o evrakın içinde ismi geçen şüphelilerden 4 tanesi resanet davasında fetöcülükten ceza aldılar. Ya onların Fettah Tamince hakkındaki söyledikleri deliller dosya içindeki deliler nerede idi? Benim hazırladığım dolandırıcılık dosyasının içinde onlar yoktu. Şeytani bir hukuk zekâsı, ceza alacağı dosyadan delilleri çıkartıp, takipsizlik kararı verilen benim dosyama koydular. İnceliği anlayabildiniz mi? Biz, dolandırıcılıktan şikâyetçi ettiğimiz dosyaya topladığım delillerle, olaya, Fetö olaylarına vakıf olduk. Bir polis memuru, (Allah razı olsun o polis memurundan) bir polis memuru Bank Asya 'ya yatan paraların listesini tutmuş. Bunun üstüne biz öğrendik ki, 400 milyona yakın para toplanmış. Yoksa toplanan parayı biz bilmiyoruz, soruşturma dosyası bize gizli. Biz bilmiyorduk. Takipsizlik kararı ile öğrendik toplanan parayı. Bu evraklar elimize gelince, bunun Uluslararası Antalya Üniversitesi için toplanan yüz milyonlarca bağış olduğunu öğrendik. Ve bunun üzerine dilekçemizi bu sefer "Zimmet'ten" suç duyurusunda bulunarak yeniledik. Bunu herkes biliyor.
 

Alacak davasını FETÖ davası gibi yaptılar
Bizim Fettah Tamince'den ne dolandırıcılık dosyasında, ne de sonraki dosyalarda şikayetlerimizde kendisinden bir kuruşluk talebimiz olmamıştır. Ben 30 yıllık hukukçu olarak şunu iyi bilirim. Eğer bir kişinin terör örgütü mensubu olarak birisinden şikayetçi olursanız, ve o ceza alacak olursa, onun mal varlığına el konulacağını ben bilmiyor muyum? Eğer mal varlığına el konulursa benim müvekkilim parasını alacağını nasıl alacak? Atıyorum, ben başka şahistan alacaklıyım Ama borçluya Fetöcüdür diyorum. Ben alacağımı nasıl alacağım? Alamayacağım. Ama önemli olan benim alacağım değil ki bu saatten sonra. Ben onun Fetöcü olduğunu, müvekkilimden aldığı paraları dahi himmet toplanan paraların hesabını veremediğini, benim dosyamda gördüm. Kendisi söylüyor, Fettah Tamince Cumhuriyet
Savcısına (2016 yılı Nisan toplanan paraların nereye harcandığını bilmiyorum, yanlış harcandıysa bunun hesabını da devlete vermeye hazırım) diyor.

FETÖ’nün imamıydı bedava üniversite sahibi oldu

Antalyalı olarak biz şunu biliyoruz. Adı Uluslararası Antalya Üniversitesi olarak biliyorduk. Bizim soruşturma dosyasında ne çıktı. Milletten toplanan paralar ile üniversite kurulduğu. Şimdi ne çıktı ortaya birincisi Tamince'nin cebinden üniversite için cebinden 5 kuruş vermemiş. Kuruş para çıkmamıştır. İkincisi bu üniversiteyi kendisine cemaatin kurdurduğunu söylüyor zaten. Çürük mü diye sordunuz. Temeli çürük. (Fetönün imamı geldi) bu diyor (Tamince'yi kastediyor) (kurulmasını istedi. Kurduk.) Kendisi diyor. Üniversiteyi kurmamı istedi diye. Bu üniversiteyi kuruluş mütevellisindeki bir çoğu Fetöden soruşturma geçirdi mi? Geçirdi. Bu üniversitenin personeli Fetöden soruştuma geçirdi mi, geçirdi. Ceza aldı mı, aldı.
Bu üniversite Fetö ile iltisaklı diye cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kapatıldı mı? Kapatıldı. Gerçekler bu soruşturmalar ile ortaya çıktı ki Fettah Tamince, üniversite için bir kuruş bile para vermemiş. Hatta daha ilerisi var. Soruşturmalar devam ediyor. Bakın bu soruşturmalardan bazı arkadaşlar soruyor. (Bu soruşturmalardan sonuç alabileceğinizi düşünüyor musunuz?) diye. Allah var, ümit ediyorum, düşünmüyorum. Ümidim var, temennim o yönde. Sonuç alabilir miyim ? Çok umudum yok. Ancak gün olur devran döner. Dün Ergenekon'dan generalleri içeri atanlar, nasıl kendileri içeri girdiyse, bu dosyalar da yeniden açılır. Bu dosyalar yeniden açıldığı zaman tarihe not düşmek adına için mücadelemizi veriyoruz.

Üniversite ayağına Saadet Zinciri kurdular

Ve verdiğimiz mücadele şu. Arazi, devlet tarafından tahsis edildi. Üniversite kuracağız diye milletten de para topladılar. Topladığı paranın 3'te birini veya 4 birini buraya harcadı. Gerisi kayıp. Yetmedi. Yetmedi. Antalya gibi bir yerde birde "Şu üniversiteye turizm bölümü açacağız) deyip, buna birde (Uygulama oteli lazım) deyip, Çolak'lı da 400 dönüm bir araziyi tahsis aldık mı? Devletten onu da aldık. Devletten arazi, milletten para kesmedi. Peki oranın üzerinde ne var şimdi? Jakaranda otel var. Üniversite mütevelli heyetinde olan Ömer Gür'ün işlettiği bildiğimiz 5 yıldızlı bir otel var. Peki ne yapmış Jakaranda otel. Verildikten sonra devletin arazisini teminat gösterip, ipotek koydurup 120 milyon dolarda ordan kredi çekmişler. Ya hu bunun anlatılabilir, anlaşılabilir, hizmetle, vatandaşlıkla Allah rızasıyla, eğitimle hiç alakası yok. Birisi bana anlatsın, Çolaklı'daki 5 yıldızlı jakaranda otelin arazisinin verilmesini. Millet menfaati olarak anlatsın. Siz üniversite deyip geçiyorsunuz. Oysa Uluslar arası Antalya Üniversitesinin 5 yıldızlı oteli var. Bir üniversite var, birde onun 400 dönüm arazi içinde 5 yıldızlı oteli var ya. Buradan kaç lira kira alınıyor? Kimler geliyor, kimler ağırlanıyor? Bu arazinin üzerine konulan ipotekli kredi ödeniyor mu, ödenmiyor mu? Bunun adı saadet zinciridir. Biz Antalya'da yaşayanlar bu saadet zincirini bildiği için, bir daha
söylüyorum dolandırıcılık dosyasından öğrendiğimiz belgelerle yeniden şikâyet ettik. Özeti bu. Benim müvekkilim Gökhan Çelikel diye inşaatçı birisidir. Ege Vural isimli şirketi var. Fettah Tamince'ye ait Sembol İnşaatın yapımını üstlendiği Soçi Olimpiyatlarında taşeron olarak iş yapmış parasını alamamıştır. Alacağı 20 milyon dolar civarında. Olaylar bununla başladı.
 

Çatı Davasına ihbarda bulundu

Osman Kaçmaz benim staj arkadaşımdır. Bunu Antalya'da herkes bilir. Ülküdaşımdır. Dava
arkadaşımdır. Onun Sincan Ağır Ceza Reisi olduğu dönemde ve Zonguldak hâkimi iken verdiği hukuk mücadelesi sırasında üzerindeki baskılar zamanında arkadaşımın yanındaydım. Fetö'den neler çektiğini biliyorum ben. Ankara'daki Fetö çatı dava dosyanın müştekisiydi. Kendisinin ifadesinin alınması istendiğinde buraya 4. ağır ceza mahkemesine talimat yazıldığında ifade vermeye gitmeden önce benim yanıma geldi ve benimle avukatım olarak yanımda gelir misin? dedi. Bende sizin bu çatı davanın şeyi nedir, içeriği nedir? Sen beni o davada temsil eder misin? dedi. Bende ederim dedim. Osman bana vekalet verdi, bende onun avukatı sıfatıyla adliye gitmeden önce burada sohbet ederken, "Dedim ya, bizim dolandırıcılık
dosyasında başımıza böyle bir hadise başımıza geldi. bu dosyada bir sürü fetö ilgili belgeler var, bunlar yok farz edilmiş" dedim. Osman, "Vay" dedi, "Ver şu evrakları bir bakayım" dedi. Burada benim büromda okudu. Belgeleri, bilgileri görünce "Ben bunları ihbar edeceğim çatı davaya" dedi. Tuttu burada hazırladığı dilekçe ile bende gördüğü belgeleri alıp, Ankara'da görülen çatı davasına ihbarda bulundu.

Osman Kaçmaz gerçekten mağdur edildi

Osman kaçmazın bu ihbarı Ankara 4. ağır ceza mahkemesi. Yani çatı davaya bakan mahkeme, Osman'ın bu ihbarını savcıya gönderdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına, Ankara'da Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Osman Kaçmaz bu dosyaya müdahil oldu. Sonra ne oldu dersiniz? Osman'ın şikâyetini de benim zimmet suçlamasıyla ettiğim şikâyet dosyam ile birleştirdiler. Onunla bunu birleştirdiler. Osman oldu bizim dosyanın içinde müşteki. Osman Kaçmaz'ın mücadelesi de Fetö'nün gerçek manada mağdurlarından
birisidir. Fetö ile ilgili düşüncesini kamuoyu bilir. Bu davaya müdahil olmak istedi. Ben bu soruşturmalarda iki kişinin avukatıyım Gökhan Çelikel ve Osman Kaçmaz
 

Tamince kimlere aracılık yaptı

Fettah Tamince (Yav ne güzel bu ülkenin savcıları, 17-25 Aralıktan sonra Zaman Gazetesinin almamı ciddiye almamışlardı. Pensilvenya'ya gitmemi, Fetö örgütlerini, derneklerini kurmamı da, Bank Asya'ya para yatırmamı da ciddiye almamışlardı. Ya bunlar benimle uğraşıyorlar. Onların yapacağı işleri, bunlar yapıyor. Bunlar nerden çıktı diyor) röportajındaki sözlerin özü bu. Valla Devletin yetkilileri çıksaydı keşke. Bizde bildiklerimizi onlara anlatsaydık. Soru basit, ben İstanbul'daki Zaman Gazetesinin satın alınmasıyla ilgili, Fettah Tamince soruşturma dosyasında, o takipsizlik veren savcının da parasal ilişkiler sebebiyle açığa alındığı takipsizlik dosyasına da itiraz ettim. Henüz ona da cevap gelmedi. O'na da itirazım bekliyor. Demek ki biz itiraz etmesek dosyalar kapanıp gidecek. Özet olarak Fettah Tamince'den şunu istiyorum. Fettah Tamince söylediklerinde samimiyse, gerçekten Fetö'nün terör örgütü olduğunu fark ettiyse, bu terör örgütüne karşı geldiyse, yani söylediklerinde samimiyse, bu işin siyasi ayağında kimlerin olduğuna dair devlete hangi bilgileri vermiştir? Kimlerin adını verdi. Kendisini Pensilvanya'ya ilk götüren zatın ismini hatırlıyor, soy ismini hatırlamıyor. Fettah Tamince ifadelerinde böyle söylüyor. Fettah Tamince bu güne kadar devletin bildiği isimlerin haricinde hiçbir Fetö'cünün ismini de devlet yetkililerine bildirmedi. Bir bildiklerini anlatsın bakalım. Kurulan fetö sofalarında imamın masasında topladığı siyasetçilerden kimleri, nasıl ve niye topladığını bir anlatsın kamuoyuna. Ve desin ki, (Ben diğer kandırılan insanlar gibi kandırıldım ve pişmanım. Kanunun benimle ilgili verdiği haktan yararlanmak istiyorum) desin. Nedir o kanun? Etkin pişmanlık! (Ben etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum) desin. Bu gün yargılanan Fetö davalarındaki insanların fiileri 17-25 den önce. Bu arkadaşın bu cemaatle ilişkileri hiç bitmedi. Ne zamana kadar? 2016'ya kadar. Tarihi biraz daha ileri aldım. 17-25 ne zaman oldu? 2013'te. Ben 2016'dan bahsediyorum. Fettah Tamince Türk milletinin, devletinin canına kast etmiş örgütle ilgili bütün bildiklerini devlete aktarması lazım. Fettah Tamince'den ne istiyorum? İşte bunu istiyorum. Gelelim devlete Adaleti düzgün uyulasın. Çifte standarttan vazgeçsin. Adaleti herkese eşit dağıtsınlar. Adalet Fettaha göre başka, Fatihe göre başka olmaz. Adaletin gözü kimi yargıladığına bakmaz. Adalet herkese eşit uygulansın. Fettah Tamince'yi beraat ettiriyorsanız, diğerlerini de beraat ettirin. Diğerlerine
ceza veriyorsanız, Fettah'a da verin. Çünkü benim istediğim bu terör örgütüne buna meyil edecek, buna benzer örgütler kurmak isteyenlere bir ders verilmesi lazım. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devletine paralel yapılar oluşturulmayacağına, oluşturulursa ceza alacağına bu milletin kanaat getirmesi lazım. Şu anda ben buna kanaat getirmiyorum.

Haddini bildirmeye çalışıyorum
Ben bir Türk milletçisi olarak Fettah Tamince'nin sözlerini duyunca dehşete düştüm. Diyor ki, 23 Temmuz 2016 yılındaki savcılık ifadesinde "Pensilvanya'ya gittim. Fettullah Gülen ile görüştüm. O'na endişelerimi anlattım" Fettah Tamince kimdir ki devlet ile terörist başı arasında arabuluculuk ediyor. Bu devlet o kadar mı küçüldü. Bu devletin istihbaratı, bakanları yok mu? Fettah Tamince'ye mi kalmış bu işler? Eski hanutçu olarak turist ile kuyumcu arasında arabuluculuk yap. Turizmciye mi kalmış Fetö terör örgütü ile devletin
arasında arabuluculuk yapmak. . Herkes haddini bilecek. Ben niye uğraşıyorum. Haddini bilsin diye  uğraşıyorum. Adamın bütün soruşturmaları kapatıldı. Eğer ben itiraz yapmasaydım. Adalet Bakanlığı kapatmıştı. Ben itiraz yapmamış olsaydım. Adalet bakanlığının kararı yoktu. Bu nedenle açıldı. Doğal olarak, adam çıkıyor "Yav sen nerden çıktın. Sen deşmeseydin bu dosyaları kapanmıştı ne güzel fıstık gibi" diyor. Tamince benden rahatsız olmasın da kimden olsun. Meselenin iç yüzü budur.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

sanalbasin.com üyesidir

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık
UA-9420185-1 google-site-verification: google03750594e72e0af5.html